ABD Adalet Bakanlığı, Epstein Dosyalarındaki İsimlerin Listesini Kongre'ye İletti
ABD Adalet Bakanlığı, milyarder Jeffrey Epstein ile ilgili belgelerde adı geçen kişilerin kapsamlı bir listesini Kongre'ye resmi olarak iletti. Bu gelişme, uzun süredir devam eden soruşturmalar ve kamuoyu baskısı sonucunda gerçekleşti.
Listede Yer Alan Önemli İsimler
Politico muhabiri Josh Gerstein tarafından yayınlanan belgelere göre, 6 sayfalık listede şu önemli figürlerin isimleri bulunuyor:
- ABD Başkanı Donald Trump
- Eski ABD Başkanı Bill Clinton
- Microsoft'un kurucu ortağı ve eski CEO'su Bill Gates
- Meta'nın kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg
- ABD Başkan Yardımcısı JD Vance
- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio
Belgede, bu isimlerin farklı bağlamlarda yer aldığı belirtildi. Bazı kişilerin Epstein veya suç ortağı Ghislaine Maxwell ile doğrudan iletişim kurduğu, bazılarının ise yalnızca medya raporlarında adının geçtiği ifade edildi. Ancak, hangi ismin hangi bağlamda listelendiği konusunda net bir açıklama yapılmadı.
Belgenin İçeriği ve Sansür Gerekçeleri
Adalet Bakanlığı'nın Senato ve Temsilciler Meclisi Adalet Komiteleri başkanlarına gönderdiği belgede, Epstein dosyalarında yapılan düzenlemelerin ve sansürlerin detaylı gerekçeleri açıklandı. Bu belge, dosyaların şeffaflığı ve gizliliği arasındaki dengeyi korumayı amaçlıyor.
Jeffrey Epstein Olayının Arka Planı
Jeffrey Epstein, 2019 yılında reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanırken, New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde ölü bulundu. Ölümü, intihar olarak kayıtlara geçse de, komplo teorilerine yol açtı.
Daha önce açıklanan dava dosyalarında, Prens Andrew, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, aktör Kevin Spacey ve şarkıcı Michael Jackson gibi daha birçok ünlü isim yer almıştı. FBI'ın yaptığı incelemelerde, Epstein'ın bir "müşteri listesi" tuttuğuna dair somut kanıt bulunamadığı açıklandı.
Kongre'ye İletilen Belgenin Önemi
Bu belgenin Kongre'ye iletilmesi, Epstein skandalının siyasi ve hukuki boyutlarını yeniden gündeme getirdi. Adalet Bakanlığı'nın bu adımı, şeffaflık taleplerine yanıt verirken, aynı zamanda dosyalardaki hassas bilgilerin korunmasını da hedefliyor. Kongre üyeleri, listedeki isimlerin bağlamlarını daha detaylı incelemeyi planlıyor.
Bu gelişme, ABD'deki yüksek profilli davaların nasıl işlendiğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor ve kamuoyunun adalet sistemine olan güvenini etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.