İran-ABD Müzakerelerinde Çelişkili Açıklamalar Kafa Karıştırıyor
İran-ABD Müzakerelerinde Çelişkili Açıklamalar

Washington ile Tahran arasında varıldığı belirtilen anlaşmanın ardından, Trump yönetiminin İran'ın kritik tavizler verdiği yönündeki açıklamaları ile Tahran'ın peş peşe gelen yalanlamaları arasında derin bir uçurum oluştu. Çelişkili mesajlar, "Kim doğruyu söylüyor?" sorusunu gündemin merkezine taşıdı.

Trump'tan "Sonsuz Denetim" İddiası

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada İran'ın nükleer tesislerinin "sonsuz süreyle" en üst düzey denetime açılmasını kabul ettiğini savundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Trump, "İran, gelecekte sonsuza kadar en üst düzey nükleer denetimleri tamamen kabul etti" ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerini kabul etmesinin "önemli bir dönüm noktası" olduğunu söyledi.

İran: Yeni Bir Taahhüt Yok

Ancak Tahran yönetimi, ABD'nin bu açıklamalarını reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin UAEA ile mevcut prosedürler çerçevesinde iş birliğini sürdüreceğini belirterek, "Herhangi bir yeni taahhütte bulunulmadı" dedi. Bekayi ayrıca İran'ın zarar gören nükleer tesislerini denetime açmayı kabul ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Dondurulmuş Varlıklar Tartışması

Washington'ın bir diğer iddiası ise, olası bir anlaşma kapsamında serbest bırakılacak milyarlarca dolarlık İran varlığının yalnızca Amerikan ürünlerinin satın alınmasında kullanılacağı yönünde. JD Vance, söz konusu fonların ABD ve Katar'ın gözetiminde kullanılacağını ve İran'ın bu parayla Amerikan mısırı, buğdayı ve soya fasulyesi satın alacağını öne sürdü. ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz da İran'ın "Amerikan tarım ürünleri satın alacağını" savundu.

Tahran'dan Sert Yanıt

İran'ın BM Cenevre Ofisi nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ali Bahreini ise bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Bahreyni, "İran'ın varlıklarının nasıl kullanılacağına yalnızca İran karar verir. Başka hiçbir ülkenin bu süreç üzerinde söz sahibi olmasını kabul etmiyoruz" açıklamasında bulundu.

Hürmüz Boğazı'nda Yeni Anlaşmazlık

Taraflar arasındaki bir diğer anlaşmazlık noktası ise Hürmüz Boğazı oldu. Mutabakat metninde, boğazdan geçişlerin yalnızca 60 gün boyunca ücretsiz olacağı belirtilirken Trump, bu uygulamanın kalıcı hale geleceğini savunuyor. Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı tamamen ve kalıcı olarak ücretsiz olacak" ifadelerini kullanmıştı. Ancak İran tarafı, belirli hizmetler için gelecekte ücret alınabileceğinin sinyalini verdi. CNN'e göre bu konu, müzakerelerde hala çözülmemiş önemli başlıklardan biri olarak görülüyor.

"Kime İnanılmalı?" Sorusu

CNN analizinde, İran'ın açıklamalarına temkinli yaklaşılması gerektiği belirtilirken, Trump yönetiminin geçmişteki bazı iddialarının da güvenilirlik sorunlarına yol açtığına dikkat çekildi. Trump daha önce İran'la anlaşmanın "çok yakın" olduğunu ve Tahran'ın "her şeyi kabul ettiğini" söylemiş, ancak süreç beklenen şekilde sonuçlanmamıştı. Yine Trump yönetimi, İran'ın nükleer programının ABD saldırılarıyla tamamen yok edildiğini savunmuş, daha sonra ortaya çıkan istihbarat değerlendirmeleri bu iddiaları desteklememişti. CNN, müzakerelerde ABD tarafından dile getirilen bazı tavizlerin neden mutabakat metninde yer almadığı sorusunun hala yanıt beklediğini belirterek, Trump yönetiminin "Bize güvenin" yaklaşımının hem ABD'de hem de uluslararası kamuoyunda yeterli görülmeyebileceğini vurguladı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması