Trump İran'a Karşı Askeri Operasyon Emri Verdi
Trump İran'a Askeri Operasyon Emri Verdi

Bölgedeki sıcak temasın fitili, Trump'ın İran'ı anlaşma masasında zaman kazanmaya çalışmakla suçlamasıyla ateşlendi. Tahran yönetiminin ABD'yi oyaladığını savunan Trump, İran'ın taleplere boyun eğmesini sağlamak amacıyla askeri operasyon emri verdi. Bu kararın hemen ardından ABD ordusu, İran sınırları içindeki gözetleme sistemlerini, iletişim altyapısını ve hava savunma unsurlarını hedef alan bir dizi saldırı gerçekleştirdi.

Bombalar Devreye Girdi

Saldırıların zamanlaması, Amerikan basınında da geniş yankı buldu. CNN'in konuya ilişkin haberinde, operasyonların tam da diplomatik temasların hız kazandığı bir dönemde yapıldığına dikkat çekildi. Katarlı arabulucuların Tahran'da İranlı yetkililerle masada olduğu saatlerde düğmeye basılması, Trump yönetiminin diplomatik süreçler sonuçlanmadan askeri seçeneğe başvurma alışkanlığının yeni bir örneği olarak kayıtlara geçti. Haberlerde, Trump'ın sabırsız davranarak baskıyı erkenden artırmasının artık Beyaz Saray'ın karakteristik bir dış politika refleksine dönüştüğü ifade edildi.

Washington Taviz Bekliyor, Tahran Direniyor

ABD yönetimi, başlatılan yeni saldırı dalgasıyla İran'ın hareket alanını kısıtlamayı ve özellikle küresel enerji ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı üzerindeki gücünü kırmayı planlıyor. Washington, artan askeri baskının Tahran'ın müzakere pozisyonunu zayıflatarak ABD şartlarını kabul etmeye zorlayacağını hesaplıyor. Ancak CNN'in değerlendirmesinde, son üç aylık süreçte bu stratejinin henüz somut bir başarı getirmediği belirtildi. İran cephesinden yapılan açıklamalar da ABD'nin beklentilerinin aksine bir tablo çiziyor. İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İravani, kalıcı bir anlaşmanın tehdit ve güç kullanımıyla sağlanamayacağının altını çizerek, Tahran'ın baskı altında masaya oturmayacağını duyurdu. İran yönetiminin yoğun askeri baskıyı tavizden ziyade daha sert bir tutuma geçmek için bir gerekçe olarak gördüğü aktarılıyor. Nitekim Hürmüz Boğazı kartını elinde tutan Tahran, bu sayede kendini diplomatik olarak zayıf değil, aksine çok daha güçlü bir konumda görüyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Krizin Bölgesel Bir Savaşa Dönüşme Riski

Operasyonların ardından Washington'da en çok konuşulan konulardan biri de çatışmanın kontrolden çıkma ihtimali oldu. ABD'li yetkililer bu saldırıların kapsamlı bir savaşı yeniden başlatma amacı taşımadığını söylese de, uzmanlar İran'ın Körfez bölgesindeki enerji altyapılarını hedef alacak kapasiteye sahip olduğu uyarısında bulunuyor. Olası bir misillemenin petrol fiyatlarını anında yükseltebileceği ve bölgedeki ABD müttefiklerini sıcak çatışmanın içine çekebileceği belirtiliyor. CNN'in analizine göre, iş dünyasından gelen 'kazanan-kaybeden' denklemini dış politikaya taşıyan Trump, kendi kararlarının neden olduğu bir çıkmazla karşı karşıya. Daha sert saldırıların İran'ı masaya getirmek yerine geniş bir bölgesel savaşı tetikleme riski bulunurken, Washington'un yeniden sahaya sürdüğü 'zorlayıcı güç' kartının önümüzdeki günlerde nasıl bir sonuç vereceği merakla bekleniyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması