Guardian: Trump'ın İran Saldırısı Kararında Kushner ve Witkoff Belirleyici Rol Oynayacak
Guardian gazetesinin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik olası bir hava saldırısı kararı, büyük ölçüde Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve danışman Jared Kushner'ın değerlendirmelerine bağlı olacak. Konuya yakın kaynaklar, Trump'ın saldırı emri verip vermeme kararının, bu iki ismin Tahran'ın nükleer silah üretiminden vazgeçmeye yönelik bir anlaşmada oyalama yapıp yapmadığına dair analizlerine dayanacağını belirtiyor.
Müzakereler ve Olası Senaryolar
ABD Başkanı henüz nihai bir karar vermemiş olsa da, yönetim İran'ın bu hafta sunması beklenen yeni teklifini değerlendiriyor. Perşembe günü Cenevre'de planlanan ve yetkililerin "son şans" olarak nitelediği müzakere turuna Witkoff ve Kushner liderlik edecek. Guardian muhabiri Hugo Lowell'ın aktardığına göre, bu görüşmelerde varılacak anlaşma ihtimaline dair yapılacak değerlendirme, Trump'ın hesabında belirleyici olacak.
Eğer anlaşma sağlanamazsa, Trump'ın danışmanlarına İran üzerinde baskı kurmak amacıyla sınırlı saldırıları değerlendirdiği; bunun sonuç vermemesi halinde ise rejim değişikliğini zorlamak için çok daha kapsamlı bir operasyon seçeneğini düşündüğü ifade ediliyor. Bir ABD'li yetkili, Witkoff'un İran konusunda ilerleme stratejisine ilişkin Trump'a danışmanlık yapan ekipte yer aldığını ve tüm toplantılara katıldığını vurguladı.
Askeri Brifingler ve Endişeler
Kaynaklara göre Trump, en son çarşamba günü Beyaz Saray'da askeri seçeneklere dair kapsamlı brifingler aldı. Bu brifinglere katılan isimler arasında şunlar yer alıyor:
- Başkan Yardımcısı JD Vance
- Dışişleri Bakanı Marco Rubio
- CIA Direktörü John Ratcliffe
- Savunma Bakanı Pete Hegseth
- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine
- Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles
- Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard
Vance'in hava saldırılarının artılarını ve eksilerini Trump'a aktardığı, ancak özellikle saldırının başarı ihtimali konusunda Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanması operasyonuna kıyasla daha az emin olduğu için olası riskler hakkında Caine'e baskı yaptığı belirtiliyor.
Füze Savunma Stoklarındaki Endişeler
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'in en büyük endişesi, ABD'nin füze savunma sistemleri stokunun düşük seviyede olması. Trump geçen yıl İran'ın nükleer zenginleştirme tesislerini bombaladığında, ABD İran'ın karşı saldırılarını engellemek için 30 adet Patriot füzesi kullanmıştı. Bu, ABD tarihindeki en büyük tekil Patriot kullanımı olarak kayıtlara geçti.
O dönemki karşı saldırılar sınırlıyken, İran bu kez herhangi bir ABD saldırısına "en sert şekilde" karşılık vereceğini açıkladı. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney geçen hafta bir ABD savaş gemisini batırma kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Konuya yakın bir kaynak, Caine'in Pentagon içindeki değerlendirmelerinde endişelerini daha açık dile getirdiğini, ancak Trump'a brifing verirken belirli bir seçeneği savunuyor görüntüsü vermemek için daha temkinli bir dil kullandığını aktarıyor.
Çatışmadan Kaçınma Arayışları
Yönetim içinde hava saldırılarının İran'ı anlaşmaya zorlamak veya Hamaney ve çevresindeki dini liderleri görevden uzaklaştırmak için yeterli olup olmayacağı konusunda belirsizlik bulunuyor. Bu nedenle yetkililer, askeri çatışmadan kaçınmaya yönelik olası çıkış yollarını da değerlendiriyor. Masadaki fikirlerden biri, İran'ın yalnızca tıbbi araştırma, tedavi veya sivil enerji amaçlarıyla sınırlı ve sıkı denetime tabi bir nükleer zenginleştirme kapasitesini korumasına izin verilmesi.
İki kaynağa göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun 28 Şubat'ta planlanan görüşmelerin sonucuna ilişkin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu bilgilendirmek üzere İsrail'e gitmesi bekleniyor. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly yaptığı açıklamada, Caine'in "Başkomutan'a tarafsız bilgi sunmakla yükümlü, son derece saygın bir profesyonel" olduğunu ve kişisel görüşlerini dile getirmediğini söyledi.



