İlyas Ebu Safiyye: Babam 541 Gündür Esaret Altında
İsrail hapishanelerinde yaklaşık 18 aydır tutulan Gazze'nin tanınmış çocuk doktorlarından Hüsam Ebu Safiyye'nin oğlu İlyas Ebu Safiyye, Babalar Günü'nde babasına duyduğu özlemi dile getirdi. Babasının cezaevinde ağır şartlar altında tutulduğunu ve işkencelere maruz kaldığını belirten İlyas, “Babalar Günü'nde sana sesleniyorum babacım. Kalbim acı ve özlemle dolu. Sensiz geçen 541. gün ve bugün en özel günü sensiz geçiriyoruz” ifadeleriyle duygularını paylaştı.
Aileden 30 Şehit Verildi
Sekiz kişilik bir aile olduklarını söyleyen Ebu Safiyye, şöyle konuştu: “Erkek kardeşim İbrahim dahil ailemizden 30 şehidimiz var. İsrail hapishanelerinde hiçbir suçlama olmaksızın tutulan babamın akıbeti hakkında da doğru düzgün hiçbir şey öğrenemiyoruz. Babamın bütün dosyaları temiz. Avukata dört ayda bir çok kısa süreli görüşüyor, ondan aldığımız bilgiler doğrultusunda bilgi edinebiliyoruz. Şu anda yaklaşık iki metrekarelik bir hücrede tek başına tutuluyor. Hücresinde yatak yok, uygun bir tuvalet yok. Yeterli yiyecek ve içeceğe erişemiyor. Avukat görüşleri ve tedavi imkanları da ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Suçsuz olan babamın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.”
Babası Eve Huzur Taşırdı
Babasının en zor günlerde bile eve huzur getirdiğini anlatan Ebu Safiyye, “Gazze'deki zorlu çalışma koşullarına ve hayatın tüm baskılarına rağmen eve her zaman gülümseyerek dönerdi. En zor günlerde bile evin içine umut ve huzur taşımaya çalışırdı. Savaş sırasında Gazze'de her gece uyumadan önce tek tek çocuklarını kontrol ederdi. Yoğun bombardıman gününde elektrikler kesikti. Babam bizimle oturdu, hikayeler anlattı, bizi güldürmeye çalıştı. Aslında hepimizden çok o bizim için endişeleniyordu. Bugün evimiz onsuz sessiz kaldı, acı içinde babamın geleceği günü özlemle bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Hastanedeki Çocuklara Umut Oldu
Babasının hastanedeki çocuklara umut olduğunu belirten İlyas, “Pek çok kişinin halkına hizmet etmekten geri durduğu bir dönemde o görevini terk etmedi. Babam, Kemal Advan Hastanesi'ndeki çocuklar, hastalar ve yaralılar için bir umut kaynağıydı” dedi.
Gurur Duyuyoruz
“Bu, babam olmadan geçirdiğimiz ikinci Babalar Günü. Herkes babasıyla kutlama yaparken biz sadece babamızın hayatta olup olmadığını, iyi olup olmadığını öğrenmeye çalışıyoruz” diyen Ebu Safiyye, şunları söyledi: “Bu özel günde ona verebileceğim yalnızca dualarım ve özlemim var. Babalar Günü'nde sana sesleniyorum babacım. Kalbim acı ve özlemle dolu. Senin acı çektiğini görmek ve hiçbir şey yapamamak içimde kapanmayan bir yara açtı. Sensiz geçen 541. gün ve bugün en özel günü sensiz geçiriyoruz. Acılara rağmen seninle gurur duyuyoruz. Ne uzaklıklar ne de hapishaneler bizi yıkabildi. Çünkü bize onurun her şeyden daha değerli olduğunu sen öğrettin. Lütfen direnmeye devam et. Seni her zaman tanıdığımız gibi güçlü kal. Yokluğun ne kadar sürerse sürsün, seni beklemeye devam edeceğiz.”
Muhammed Heji: İki Yıl Sonra Yeniden Birlikteyiz
Çocukları ve eşinden iki yıldır ayrı olan Gazzeli akademisyen Muhammed Heji, Babalar Günü'nde ailesiyle yeniden bir araya gelmenin sevincini yaşadığını belirtti. Heji, “Eşim doktor, ben akademisyendim. Gazze'de yaşıyorduk. Eşim, eğitimini tamamlamak için çocuklarımızla birlikte Ürdün'e gitti, ben ise Gazze'de kaldım. Savaş başlayınca Gazze'den çıkamadım” dedi. Bu süreçte babasını kaybettiğini, annesinin ise yaralandığını anlatan Heji, iki yıl boyunca eşi ve çocuklarıyla iletişim kuramadığını söyledi. Heji, “Bu Babalar Günü'nde yeniden birlikteyiz. Gazze'de yüz binlerce çocuk babasını kaybetti, birçok baba da evladını kaybetti. Bizim yaşadıklarımız onların yanında hafif kalıyor. İnşallah Gazze kazananlardan olacak” diye konuştu.
Fehd Beşir el-Galayini: Çocuklarım İçin Umutlarım Var
Gazzeli üç çocuk babası Muhammed Fehd Beşir El-Galayini, savaşta kızı Meryem'i kaybetmenin acısını yaşadığını anlattı. "Bu, hayatım boyunca taşıyacağım derin bir yara olarak kalacak" diyen el-Galayani, "Babalık benim için sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda hayatın anlamı ve gücünün kaynağı. Her şeye rağmen diğer çocuklarıma karşı sorumluluklarımdan güç almaya çalışıyor, onlar ve gelecekleri için yaşamı sürdürmeye devam ediyorum. Evet, hâlâ geleceğe dair hayallerim ve umutlarım var. Kaybettiklerimize rağmen, insanın yeniden ayağa kalkabileceğine ve umudun acıdan daha güçlü olduğuna hâlâ inanıyorum” dedi.



