Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da düzenlenen COP31 D-8 Uluslararası Bakanlar Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıya Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan, Azerbaycan ve Türkiye'den çevre ve iklimden sorumlu temsilciler katıldı. D-8 kapsamında ilk kez düzenlenen bu toplantıda Bakan Kurum, iklim krizine karşı somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
İklim değişikliği artık küresel bir sorun
Bakan Kurum, konuşmasında iklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin bir risk olmaktan çıktığını belirterek, "Ekonomik kalkınmayı, şehirlerimizi, gıda güvenliğimizi, enerji sistemlerimizi ve toplumlarımızın refahını doğrudan etkileyen küresel bir sorundur" dedi. Ancak verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında ciddi bir mesafe olduğunu da ifade eden Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin çevre, şehir ve iklimi sürdürülebilir kalkınmanın merkezine alan bir yaklaşım benimsediğini söyledi.
2035 hedefleri açıklandı
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı olarak 2035 yılına yönelik ölçülebilir küresel hedefler belirlediklerini duyurdu. Bu hedefler arasında küresel elektrifikasyon oranının yüzde 35'e yükseltilmesi, küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesi, binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması, üretim ve imalat sektöründe küresel döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15'e çıkarılması yer alıyor. Ayrıca tüm çocukların ve gençlerin iklim değişikliği ve iklime dirençli tarım konusunda nitelikli eğitime erişimi ile iklim finansmanının sahaya daha hızlı, etkili ve kapsayıcı biçimde ulaşması da hedefler arasında.
İklim Uygulama Köprüsü girişimi
Bakan Kurum, bu hedeflere ulaşmak için COP31 Eylem Gündemi kapsamında geliştirilen en önemli girişimlerden birinin İklim Uygulama Köprüsü olduğunu belirtti. Gelişmekte olan birçok ülkenin iklim hedeflerini belirlediğini ancak bu hedefleri yatırım yapılabilir projelere dönüştürme ve finansmana erişim konusunda zorluk yaşadığını ifade eden Kurum, "İklim Uygulama Köprüsü, bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlamaktadır" dedi. Girişimle ülkelerin Ulusal Katkı Beyanlarını ve Ulusal Uyum Planlarını uygulanabilir proje portföylerine dönüştürmelerine destek sağlanacağını söyledi.
D-8'in önemi vurgulandı
Bakan Kurum, D-8'in kuruluş ilkelerinin günümüzde hala geçerli olduğunu belirterek, D-8 ülkelerinin bir milyarı aşan nüfusu ve geniş coğrafyasıyla küresel iklim gündeminde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. "D-8 ülkeleri yalnızca iklim değişikliğinin etkilerini yaşayan ülkeler değildir. Aynı zamanda genç nüfusu, büyüyen ekonomileri, zengin doğal kaynakları, artan teknoloji kapasitesi ve şehirleşme deneyimiyle küresel çözümün şekillenmesinde belirleyici aktörlerdir" diye konuştu.
İstanbul Deklarasyonu ve D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformu
Toplantının en önemli çıktılarından birinin İstanbul Deklarasyonu olacağını belirten Bakan Kurum, bu deklarasyonun D-8 ülkelerinin çevre ve iklim alanındaki ortak vizyonunu ortaya koyan güçlü bir siyasi irade beyanı olacağını söyledi. Ayrıca D-8 Çevre ve İklim İş Birliği Platformu'nun kurulması yönünde irade oluştuğunu, bunun da Bakanlar düzeyindeki buluşmayı kalıcı bir teknik ve kurumsal iş birliği mekanizmasına dönüştüreceğini ifade etti. Kurum, "İstanbul'dan Antalya'ya uzanan bu ortak yolculuğun; dayanışmayı büyüten, güveni güçlendiren ve iklim eylemini hızlandıran yeni bir dönemin başlangıcı olmasını temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.



