Batılı Müttefiklerde ABD'ye Güven Erozyonu: Çin Daha Güvenilir Görülüyor
Batılı Müttefiklerde ABD'ye Güven Erozyonu Yaşanıyor

Batılı Müttefiklerde ABD'ye Karşı Olumsuz Tutumlar Artıyor

Kanada, Almanya, Fransa ve İngiltere'de yapılan yeni bir araştırma, kamuoyunun önemli bir bölümünün ABD'ye karşı giderek daha olumsuz bir tutum içinde olduğunu ortaya koydu. POLITICO Poll tarafından yayınlanan son verilere göre, bu dört ülkedeki katılımcıların önemli bir kısmı, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politika kararlarını bu olumsuzluğun başlıca nedeni olarak görüyor.

Çin Daha Güvenilir Bir Ortak Olarak Algılanıyor

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, katılımcıların Çin'i ABD'ye kıyasla daha güvenilir bir ortak olarak görmeye başlaması oldu. Ankete katılanların önemli bir bölümü, yapay zekâ da dahil olmak üzere ileri teknolojilerde Çin'in liderlik yaptığına inanıyor. Bu algı değişimi, küresel güç dengelerinin Batı aleyhine ciddi biçimde değişebileceğine işaret ediyor.

Bağımlılık Dengesinde Çin Üstünlüğü

Avrupalı ve Kanadalı katılımcılar, ABD'ye bağımlılığı azaltmanın mümkün olduğunu düşünürken, Çin'e bağımlılığı azaltmanın çok daha zor olacağını ifade ediyor. Bu durum, Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki güçlü konumunu net bir şekilde gözler önüne seriyor:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  • Kanada'da katılımcıların %48'i ABD'ye bağımlılığın azaltılmasının mümkün olduğunu belirtiyor
  • İngiltere'de %42'si bu fikrin teoride iyi ancak pratikte zor olabileceğini söylüyor
  • Çin'e bağımlılığın azaltılabileceğine inananların oranı ise çok daha düşük seviyelerde kalıyor

Genç Kuşaklar Çin'e Daha Sıcak Bakıyor

Araştırma, Avrupalı gençlerin ABD'nin kültürel hegemonyasına alternatif olarak Çin'e daha sıcak baktığını da ortaya koydu. 18-24 yaş aralığındaki katılımcılar, Çin'le daha yakın ilişkiler kurulmasını destekleme konusunda daha yaşlı kuşaklara göre belirgin biçimde daha olumlu görüşler dile getirdi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi'nin araştırmasına göre, genç Avrupalıların yaklaşık %70'i Çin'le ilgili bilgiyi sosyal medya ve kısa video platformlarından ediniyor.

Teknoloji Yarışında Çin Önde Görülüyor

Ankete katılanlar arasında Çin'in küresel teknoloji yarışını kazandığı yönünde güçlü bir kanaat bulunuyor. Katılımcıların önemli bir bölümü, ilk "süper zekâ" yapay zekâyı Çin'in geliştireceğine inanıyor. Çin'in elektrikli araç bataryaları, robotik, elektrikli araçlar ve güneş panelleri gibi alanlarda ABD ve diğer Batılı ülkelerin önüne geçtiği görüşü yaygınlık kazanıyor.

Küresel Güç Dengesi Değişiyor

Kanada, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık'taki katılımcıların yaklaşık yarısı, Çin'in hızla daha güçlü bir süper güç haline geldiğini ifade etti. Bu tahmin özellikle ABD'nin dünya için artık olumlu bir güç olmadığına inanan kişiler arasında yaygın. Buna karşılık, ABD'deki katılımcıların %63'ü ülkelerinin önümüzdeki on yıl boyunca küresel üstünlüğünü koruyacağını düşünüyor.

Hükümet Politikalarına Yansımalar

Bu kamuoyu eğilimleri hükümet politikalarına da yansımaya başladı:

  1. Kanada Başbakanı Mark Carney, Ottawa-Washington arasında "kopuş" yaşandığını ilan etti ve Çin ile yeni bir ticaret anlaşması imzaladı
  2. İngiltere, Çin'le milyarlarca dolarlık ihracat anlaşmaları yaptı
  3. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Pekin ziyaretlerinden büyük siparişlerle döndü
  4. Çinli yetkililer, AB ile ilişkileri "rekabet" değil "ortaklık" olarak tanımladı

Trump'ın Çin Ziyareti Ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, İran saldırıları nedeniyle ülkesinde kalması gerektiğini belirterek Çin ziyaretini bir ay süreyle erteleyeceğini açıkladı. Trump, "Çin'le görüşüyoruz. Çok isterdim ama savaş yüzünden burada kalmak istiyorum. Bu yüzden bir ay erteleme talebinde bulunduk" ifadelerini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Donald Trump'ın "Önce Amerika" yaklaşımının, Washington'ın uzun yıllardır savunduğu "kurallara dayalı uluslararası düzeni" sarsan politikalarla sonuçlandığı görülüyor. Bu durum, Batılı müttefikler arasında ABD'ye olan güvenin ciddi şekilde erozyona uğradığını ve küresel güç dengelerinin yeniden şekillenmekte olduğunu gösteriyor.