Epstein'in New York Apartmanına İsrail'in Güvenlik Sistemi Kurduğu İddiası
ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'in New York'ta yaşadığı apartmanın güvenlik sisteminin İsrail hükümeti tarafından kurulduğu ileri sürüldü. Bu çarpıcı iddia, kar amacı gütmeyen Drop Site News adlı haber sitesi tarafından gündeme getirildi.
E-Posta Yazışmaları İddiayı Destekliyor
Sitenin haberine göre, iddia ABD Adalet Bakanlığı'nın yakın zamanda yayımladığı bir dizi e-postaya dayanıyor. Bu belgeler, Epstein'in New York'a geldiği dönemlerde kaldığı apartmana güvenlik sistemlerinin İsrail hükümeti tarafından yerleştirildiğini gösteriyor. Söz konusu güvenlik ekipmanlarının, 2016'nın başlarında eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın da sık sık kaldığı Manhattan 66. Sokak'taki 301 numaralı binaya kurulmaya başlandığı belirtiliyor.
E-posta yazışmalarında, Epstein'in bizzat ekipmanın kurulumunu onayladığı ve çalışanları ile İsrail güvenlik yetkilileri arasında toplantılar yapılmasına izin verdiği ifade ediliyor. Ayrıca, Barak'ın kaldığı dairedeki güvenlik çalışmalarının en az iki yıl devam ettiği ve İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği yetkililerinin güvenlik konusunda Epstein'in personeliyle düzenli olarak yazıştığı ortaya çıkıyor.
Barak-Epstein Bağlantısı ve Diğer İddialar
Epstein'in 2019'da Manhattan'daki hapishanede intihar ettiği haberlerinin ardından, Barak'ın milyarder iş insanıyla birkaç kez görüştüğü medyaya yansımıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, Epstein'in rakibi olan Barak ile yakın ilişkisinin onun İsrail ile olan bağlarını güçlendirmekten ziyade zayıflattığını öne sürmüştü.
Drop Site News'in haberinde ayrıca, binadaki dairelerin sık sık Epstein'in bağlantıda olduğu kişilere kiralandığı ve reşit olmayan mankenlerin barındırılması için kullanıldığı iddialarına da yer veriliyor. Site, kendisini "tarafsız ve kurulu düzen karşıtı" olarak tanımlıyor.
Bu gelişmeler, Epstein skandalının uluslararası boyutlarına dair yeni soru işaretleri doğuruyor. İsrail hükümetinin söz konusu güvenlik sistemini kurma iddiası, olayın diplomatik ve güvenlik boyutlarını daha da karmaşık hale getiriyor.