Eski Büyükelçi Serdar Kılıç: Obama 15 Temmuz Gecesi Erdoğan'ı Aramalıydı
Eski Büyükelçi Kılıç: Obama 15 Temmuz'da Erdoğan'ı Aramalıydı

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan Serdar Kılıç, dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın tavrını sert sözlerle eleştirdi. Kılıç, 'İki müttefik arasında olması gereken ilişkilere yakışmayan bir tavır gördüm. Obama'nın hemen o gece Sayın Cumhurbaşkanımızı arayıp kendisine desteğini ifade etmesi gerekirdi. Geçmiş olsun demesi gerekirdi. Hayatını kaybeden vatandaşlarımız için başsağlığı dilemiş olması gerekirdi. Ve Amerikan hükümetinin Türkiye'deki demokrasiye çok kuvvetli bir destek açıklaması yapması gerekirdi' ifadelerini kullandı.

Obama'nın Davetindeki Olağan Dışı Program

Kılıç, 15 Temmuz günü Obama'nın diplomatik misyon şeflerine verdiği yıllık davette olağan dışı bir program uygulandığını belirtti. 'Bu davet, mutat uygulama, Beyaz Saray'da geniş bir salonda açık büfe yemek verilir, ardından başka bir salona geçilir. Amerikan Başkanı orada bir konuşma yapar, sonra tek tek misyon şefleriyle fotoğraf çekilir ve dağılınır. 15 Temmuz'da yemek neredeyse boğazımıza dizilecek şekilde bizi hemen konuşma salonuna geçirdiler. Obama kısa, veciz bir konuşma yaptı. Fotoğraf çekimi olmadan program bitti. Bu bana çok değişik gelmişti' dedi.

Büyükelçiliğe döndüğünde olağanüstü bir durum olduğunu hissettiğini aktaran Kılıç, dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile telefonda görüştüğünü, boğaz köprüsünün kapandığı bilgisini aldığını söyledi. NATO görevleri nedeniyle tanıdığı askeri yetkilileri arayarak bir kalkışma olduğunu öğrendi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

ABD'den 4 Gün Sonra Gelen Kınama

Kılıç, ABD Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı'nı arayarak Obama yönetiminden demokrasinin arkasında olduğunu ve saldırıyı kınayan bir açıklama beklediklerini söylediğini belirtti. Ancak kınama ifadesinin ilk kez 4 gün sonra yapılan bir açıklamada yer aldığını hatırlattı. Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin darbe girişiminden hemen sonra yaptığı 'itidal' çağrısına ilişkin 'Bu çok talihsiz bir açıklamaydı. Ama yaptılar bunu ve dört gün beklediler kınama ifadesini kullanmak için' dedi.

Darbe gecesi boyunca ABD'li yetkililerle temaslarını sürdürdüklerini anlatan Kılıç, ABD Dışişleri Bakanlığı Olağanüstü Durum Merkezinden Kıdemli Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın kendisiyle iletişime geçtiğini aktardı. Görüşmede, 'İçişleri Bakanı'nız Amerika'nın bu işe müdahil olduğu yolunda beyanlarda bulunuyor. Türkiye'de bir duygu patlaması yaşanıyor. Amerikan vatandaşlarının can güvenliklerinden endişe ediyoruz' denildiğini belirten Kılıç, 'Ben de ilk defa bir diplomat belki o kadar sinirlenmemeli ama 200'ün üzerinde vatandaşımız ölmüş, sabaha kadar televizyonda yaşananları seyretmişiz. Dedim ki, 'Sizi gerçekten kınıyorum. Ben sizden bu telefonla bağlanırken zannettim ki Türkiye'deki demokrasiye yönelik saldırıyı kınayacaksınız ve canlarını kaybeden vatandaşlarımız için başsağlığı dileyeceksiniz, ama siz bunu söylüyorsunuz. Bunu hiç yakıştıramadım. Teessüf ederim. Bu bir müttefik ülke Kıdemli Dışişleri Bakan Yardımcısı'na yakışan bir tutum değildir' dedim' ifadelerini kullandı.

Obama Durum Odası'ndaydı

Kılıç, darbe girişimi sırasında Obama'nın ABD devlet sisteminde kritik operasyonlarda kullanılan 'Durum Odası'nda olduğunu, bunu ABD'lilerin kendisine söylediğini belirtti. 'Durum Odası, Amerika'nın dışında ya da içinde Amerikan yönetimini ciddi olarak ilgilendiren bir konu varsa, Amerikan başkanının, çevresindeki önde gelen insanların gelişmeleri takip ettikleri bir oda. Ben bunu 'Amerikan Başkanı'nın onayını bekliyoruz açıklama için' dediklerinde duydum, 'Başkan'a ulaşamıyoruz' dediler. Ben de sinirli bir şekilde, 'Peki nerede? Niye ulaşamıyorsunuz?' dedim. 'Başkan Durum Odası'nda' dediler' diye konuştu.

Obama'nın Durum Odası'nda bile olsa NATO'nun bu kadar kuvvetli bir müttefikine ulaşılıp açıklama yapılmasını beklediğini vurgulayan Kılıç, 'Oraya başka bir gerekçeyle de inmiş olsa kendisine 'Türkiye'de bunlar oluyor' diye anlatılmıştır' dedi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

FETÖ Dosyaları Sağır Kulaklara Düştü

Kılıç, Obama döneminde FETÖ yapılanmasının Amerikan sistemine de zarar verdiğini anlatmaya çalıştıklarını ancak çok fazla anlaşılamadığını söyledi. 'Obama döneminde maalesef biz elimizden geldiğince bu FETÖ yapılanmasının ne olduğunu, Amerikan sistemine de Türkiye'ye olduğu kadar zarar vermekte olduğunu detaylı olarak anlattık. Daha doğrusu, anlatmaya çalıştık ama çok fazla anlaşılabildiği kanaatinde değilim' ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün ABD'de çok sayıda okul işlettiğine dikkati çeken Kılıç, bu okullar aracılığıyla Amerikan vergi mükelleflerinin parasının örgüte aktarıldığını delilleriyle birlikte Obama yönetimine sunduklarını belirtti. 'Michelle Obama bir Fethullah Gülen okulunu örnek okul diye gitti, ziyaret etti. Tabii ki, darbeden sonra bu anlaşılır ve kabul edilebilir bir şey değil. Ama dediğim gibi, bu tek taraflı bir süreçti. Biz anlatmaya çalıştık. Anlattıklarımız maalesef sağır kulaklara düştü' dedi.

Kılıç, ABD makamlarına bizzat 140'ın üzerinde dosya teslim ettiğini vurgulayarak, 'Bize dosya verilmedi diyenler bile oldu bu adamla ilgili. Ben kendi ellerimle 140'ın üzerinde dosya teslim ettim. Klasör teslim ettim. Onun için yani biz elimizden gelen her şeyi yaptık. Amerikan makamlarına ben bizzat anlattım. Ulusal Güvenlik Danışmanlarına anlattım. Bütün danışmanlarına anlattım. Bakanlarına anlattım. Yakın dostum olan bakanlar da vardı. Resmi olarak görüştüğüm bakanlar da, makamlar da vardı. Onlara da anlattım ama maalesef dediğim gibi bütün bu çağrılarım sağır kulaklara düştü' dedi.

11 Eylül Sonrası Türkiye'nin Tutumu Hatırlatıldı

Kılıç, 11 Eylül saldırılarının ardından Türkiye'nin hiçbir kayıt ve şart öne sürmeden ABD'nin yanında yer aldığını hatırlatarak, 'Amerika saldırıya uğramıştı. O da fiziki bir saldırıydı. İçeriden ya da dışarıdan fark etmez, bizim müttefikimiz saldırıya uğramıştı ve biz müttefikimizin yanında yer aldık. Türkiye'de de insanların üzerine bombalar atıldı, makineli tüfeklerle ateş açıldı, tanklarla insanlar ezildi. Böyle bir durumda samimiyseniz çıkıp Türkiye'deki demokrasinin korunması gerektiğine ilişkin güçlü bir açıklama yaparsınız. Ben sadece bir hayal kırıklığından bahsediyorum' ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminin ardından 24 Ağustos 2016'da dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Türkiye'yi ziyaret edip dayanışma mesajı paylaştığını hatırlatan Kılıç, Biden'ın bombalanan yerleri gezdiğini ve 'Çok geç kaldık, özür dileriz' dediğini aktardı. Obama'nın darbe girişimi döneminde 'olayların talihsiz tarafında yer aldığını' belirten Kılıç, 'Eğer o dönemde Amerika'da başkan Trump olsaydı çok daha farklı bir tutum sergileyebilirdi. Biden bile olsa çok daha farklı bir tutum içinde olabilirdi' değerlendirmesinde bulundu.

ABD Basınına da Eleştiri

Kılıç, bu süreçte en büyük hayal kırıklığını ABD basınında çıkan haberlerde yaşadığını aktararak, 'Amerika'da özgür basın diyorlar ama yani ne kadar özgür, ne kadar tarafsız, belki de onu çok ciddi düşünmek lazım. 15 Temmuz'dan sonra New York Times'ta 'Türk halkı koyundur, Erdoğan ne isterse onu yapar' şeklinde bir başlık çıktı ve burada kastettikleri Sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşlarına 'sokaklara, meydanlara gelin demokrasinizi koruyun' diye çağrı yapmış olması ve vatandaşımızın da bu çağrıya olumlu cevap vererek sokaklara çıkmış olması' ifadelerini kullandı.

Darbe girişiminin hemen ardından Washington'da yaklaşık 100 gazetecinin katıldığı bir basın toplantısı düzenlediklerini ancak paylaştıkları bilgi ve belgelere rağmen Amerikan basınında bununla ilgili tek satır yer almadığını vurgulayan Kılıç, bu durumu FETÖ'nün ABD'deki lobi faaliyetleriyle ilişkilendirdi.

Kılıç, '15 Temmuz, Türk halkının 7'den 70'e Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale'de bayraklaşan vatanseverlik duygusunun sokaklara döküldüğü ve demokratik liderlerinin korunduğu bir olaydır. Gurur duyulacak bir sayfadır Türkiye'nin tarihinde' diyerek sözlerini tamamladı.