F-35 Ortak Program Ofisi Yöneticisi Teğmen General Michael Masiello, ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesinde yaptığı konuşmada, F-35 savaş uçaklarını ABD ve müttefiklerinin askeri gücünün "temel taşlarından biri" olarak nitelendirdi. Masiello, F-35'lerin dünya genelinde 42 üs ve 23 uçak gemisinde konuşlu olduğunu belirtti. Bunların 10'unun ABD'ye, 13'ünün diğer ülkelere ait olduğunu dile getirdi.
F-35'lerin Operasyonel Başarısı
Masiello, F-35'lerin ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırılarda da görev aldığını hatırlattı. "Bu uçak, vurulması mümkün olmayan bazı hedefleri vurabilen ve her şeyi görebilen tek uçaktır" dedi. Bu ifade, F-35'in gelişmiş yeteneklerine vurgu yapıyor.
Bakım ve Lojistik Zorlukları
Masiello, "Görevim açık, yüksek operasyon temposunu sürdürebilecek güvenilir ve uygun maliyetli bir sistem sağlamak ve en geç 2030'a kadar yüzde 80 görev hazırlık oranına ulaşacak yolu oluşturmak" ifadesini kullandı. Küresel F-35 filosunun büyüklüğü ile onu destekleyen lojistik sistem arasında giderek artan bir uyumsuzluk bulunduğuna dikkat çekti. Mevcut bakım ve destek sisteminin başlangıçta 700 ila 800 uçaklık bir filo için tasarlandığını, bugüne kadar dünya genelinde 1300'den fazla F-35'in teslim alındığını anlattı.
Müttefik Ülkelerde Yaygınlaşma
Programın müttefik ülkeler açısından da giderek daha önemli hale geldiğine işaret eden Masiello, birkaç yıl içinde Avrupa'da farklı ülkeler arasında dağıtılmış yaklaşık 800 F-35'in bulunacağını kaydetti. Bu, programın küresel ölçekte genişlediğini gösteriyor.
Tam Görev Kapasitesi Sorunu
ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından yayımlanan bir raporda, geçen yıl ABD'ye ait F-35'lerin yalnızca yaklaşık yüzde 25'inin tam görev kapasitesine sahip olduğu belirtilmişti. Bu durum, bakım ve lojistik alanındaki zorlukların operasyonel hazırlık üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.



