Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin ABD'nin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına kısa süre içinde dönülmesi konusunda bir sonuca ulaşmayı umduklarını belirterek, müttefikler arasında savunma sanayine ilişkin herhangi bir kısıtlama olmaması gerektiğini ifade etti.
CAATSA ve F-35'te İyimserlik
TRT Haber'e konuşan Fidan, hem Ankara'dan hem de Washington'dan bu konuda siyasi irade olduğunu ve ilgili bakanların sorunu çözmek için çalıştığını söyledi. KAAN motorunun teminiyle ilgili de bir sıkıntı çıkmamasını beklediklerini sözlerine ekledi. Fidan, "CAATSA ve F-35 konusunda sonuca ulaşacağız, bir sıkıntı çıkacağını düşünmüyoruz" dedi.
İsrail Bölge İçin Güvenlik Yükü
2026 NATO Zirvesi'nin ardından "The National" gazetesine de açıklamalarda bulunan Fidan, Avrupalı liderlerin İsrail'in oluşturduğu tehdidi fark etmeye başladığını ancak bu sorunu nasıl ele alacağını henüz bulamadığını belirtti. Fidan, "(Binyamin) Netanyahu hükümetinin politikaları, sadece bizim için bir sorun değil. Politikaları ve hükümeti, İsrail için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için bir yük ve tehdit" dedi.
Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, görüşmenin kendisine "sorunun kökenini daha derinlemesine anlama" olanağı sağladığını dile getirdi. Çözümün bölgedeki gerilimi azaltmak olduğunu vurgulayan Fidan, her iki tarafın da gerçekten ateşkes ve barış anlaşmasıyla ilerlemek istediğini ifade etti. "Yine de her zaman olası bir kaza payı olabilir ve iletişim hataları veya provokasyonlar ve misillemeler nedeniyle çok dikkatli olmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
Netanyahu Politikaları Tehdit Olarak Görülüyor
Son dönemde karşılaşılan söylemlerin Türkiye-İsrail arasında açık bir çatışmaya yol açıp açmayacağına ilişkin soruya Fidan, "Açık bir çatışmaya yol açacak neden yok" yanıtını verdi. Avrupalı liderlerin İsrail'in oluşturduğu tehdidi fark etmeye başladığına ancak bu sorunu nasıl ele alacağını henüz bulamadığına işaret eden Fidan, Suriye'deki ilerlemeyi sekteye uğratacak girişimlerin bu durumu değiştirebileceği uyarısında bulundu.
Dışişleri Bakanı Fidan, "İsrail'in istikrarlı, iyi, güçlü, dönüşen ve gelişmiş bir Suriye görmek istediğinden emin değiliz" dedi. İsrail'in Suriye'deki hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalışıp çalışmadığına ilişkin soruya Bakan Fidan, "İsrail hükümetinin, bölge ülkelerine yönelik geçmişteki ve şu anki davranış kalıplarına baktığınızda, evet" cevabını verdi.
Gazze ve İnsani Yardım
Fidan, Gazze Barış Kurulu'nun "soykırımı durdurmada etkili olduğunu" belirterek, planın kendisi tarafından vadedilen sonuçları görme noktasında özellikle de insani yardımlar konusunda "henüz tam olarak başarıya ulaşmadığını düşünüyorum" ifadesini kullandı. Körfez'deki savaş nedeniyle uluslararası toplumun dikkatinin yön değiştirdiğini belirten Fidan, Filistinlilerin daha fazla insani yardım alabilmesi için uluslararası toplumun İsrail'e daha fazla baskı yapmasını sağlamak gerektiğinin altını çizdi.
Fidan, Türkiye'nin geçmişi sayesinde bölgesel anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmak ve bunları durdurmak için benzersiz konumda olduğuna dikkati çekerek "Herkesi tanıyoruz, her çatışmanın dinamiklerini biliyoruz" dedi. Bölge ülkelerinin bölgedeki sorunlarını omuzlamasının ve bu sorunları sahiplendiğini göstermesinin zamanının geldiğine işaret eden Fidan, eski anlayışıyla devam edilmesinin başarısızlıkla sonuçlanacağı değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Bölgesel Güvenlik Anlayışı
Alternatifin bölgedeki her tarafın güvenliğini, siyasal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alan yeni bir güvenlik düzenlemesi olduğunu belirten Fidan, bu yılın başlarında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'ın bölgede barışa dayalı yeni bir düzen inşa etmek için çalışma grubu oluşturduğunu hatırlattı. Fidan, bu yapının Arap Birliği veya Körfez İşbirliği Konseyi gibi bölgesel örgütlerin yerini almayı amaçlamadığını ve daha hızlı çalışmayı hedeflediğini ifade ederek uluslararası kurumların çok resmi olduğunu ve bu nedenle iyi ya da kalıcı bir karar almada çok zorluk bulunduğunu söyledi.
Hakan Fidan, her ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün tanındığı zamana geri dönülmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "İran, uzun süredir bu (Irak gibi) ülkelerde vekil güçler bulundurarak uyguladığı politikanın, tıpkı İsraillilerin güvenlik amacıyla bölgenin geri kalanını işgal etmesi gibi, önleyici bir güvenlik politikası olduğunu iddia etmektedir. Bölgedeki her tarafın güvenliğini, emniyetini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışı geliştirdiğimiz takdirde bu yeni anlayış, İran'a şunu gösterebilir; 'Bakın, artık kendi köşelerimize çekilebiliriz.'"
İran'ın bu gerçeklikleri anlayacak yeterli olgunlukta olduğuna inandığını dile getiren Fidan, "İnşallah ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına ulaşabilirsek, gerçekten sağlıklı görüşmelere başlayabiliriz" dedi. Hakan Fidan, halihazırda sorunları tanımlarken, bunları aktarırken ve sorunlara çözüm bulurken açık, şeffaf ve samimi olmaları gerektiğinin altını çizdi.



