ABD İstihbarat Şefleri Senato'da İran'ı Masaya Yatırdı: Zayıflamış Ancak Ayakta
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI) Tulsi Gabbard, ABD Senatosu İstihbarat Komitesi'nin düzenlediği 'Dünya Genelindeki Tehditler' oturumunda önemli açıklamalarda bulundu. Gabbard, ABD-İsrail saldırılarının ardından İran yönetiminin 'hala ayakta ancak büyük ölçüde zayıflamış' olduğunu savunarak, bölgedeki güncel durumu değerlendirdi.
Demokrat Senatörlerden Gelen Zorlu Sorular
Oturuma, CIA Direktörü John Ratcliffe, FBI Direktörü Kash Patel ve diğer üst düzey istihbarat yetkilileri de katıldı. Gabbard'ın, özellikle bazı Demokrat senatörlerin İran'a yönelik saldırılara ilişkin yoğun sorularına yanıt verirken zaman zaman zorlandığı gözlemlendi. Ana görevlerinin istihbarat toplamak, analiz etmek ve Başkan Donald Trump'a sunmak olduğunu vurgulayan Gabbard, İran konusunda nihai karar vericinin Trump olduğunun altını çizdi.
Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran: En Önemli Düşmanlar
Gabbard, oturumun başında yaptığı açılış konuşmasında, ABD açısından Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran'ın 'en önemli düşmanlar' olduğunu belirtti. İran rejiminin durumu hakkında, 'İran rejimi hala ayakta ancak büyük ölçüde zayıflamış durumda.' değerlendirmesini yaptı. Ayrıca, İran'ın nükleer zenginleştirme programının Haziran 2025'teki saldırılarla 'yok edildiğini' savunarak, İran yönetiminin daha sonra nükleer zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlamadığını ifade etti.
Trump'ın 'Acil Tehdit' İfadesine Yanıt
Trump'ın 'İran, ABD için acil bir tehditti.' ifadesi sorulan Gabbard, şu yanıtı verdi: 'Neyin acil bir tehdit olup olmadığını belirlemek istihbarat topluluğunun sorumluluğu değildir. Bu, Başkan'ın aldığı bilgilere dayanarak vereceği bir karardır.' Gabbard ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılmasına ilişkin değerlendirmeler yaptıklarını aktararak, 'İstihbarat topluluğumuz uzun süredir İran'ın, Hürmüz Boğazı'nı bir koz olarak kullanacağı yönünde bir değerlendirme yapıyordu.' dedi. ABD'li direktör, böyle bir durumda Trump'a ne önerdiklerine ilişkin sorulara ise yanıt vermeyi tercih etmedi.
CIA Direktörü Ratcliffe'ten Kritik İfadeler
Öte yandan CIA Direktörü John Ratcliffe de kendi biriminin İran saldırıları öncesinde Trump'a günlük olarak yoğun brifingler sunduğunu ve bu istihbarat akışının Washington'daki karar verme sürecinde çok önemli olduğunu vurguladı. Ratcliffe, Trump'a haftada yaklaşık 10-15 brifing verdiklerini dile getirirken, İran'la ilgili ne tür değerlendirmeler yaptıklarına ilişkin detaylara girmek istemedi.
İran'ın ABD'ye ve İsrail'e yönelik saldırı hazırlığında olduğunu iddia eden Ratcliffe, şunları söyledi: 'Size şunu söyleyebilirim ki İran, bölgedeki enerji tesislerinde ABD çıkarlarına yönelik somut planlar yapmıştı, bu nedenle Savaş Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı, 'Destansı Öfke Operasyonu' öncesinde kuvvetlerin ve personelin korunması için önlemler aldı.'
Başarılı Operasyonlar ve İran'ın Kapasitesi
CIA'in yakın zamanda önce Venezuela'da şimdi de İran'da 'başarılı operasyonlar' yürüttüğünü belirten Ratcliffe, 'Sahadaki personelimizin başarısı sayesinde CIA görevini yerine getirmiştir. Bu başarıların bazıları kamuoyuna açık bir şekilde duyuruldu. (İran'a yönelik) Gece Yarısı Çekici ve (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik) Mutlak Kararlılık Operasyonu gibi kusursuz askeri operasyonlar, kusursuz bir istihbarat tablosuna bağlıdır.' şeklinde konuştu.
Ratcliffe ayrıca, İran'ın herhangi bir müdahale olmaması halinde 6 ay gibi bir sürede ABD'yi vurabilme kapasitesine ulaşabileceğini savunarak, tehdidin ciddiyetine dikkat çekti. Bu ifadeler, oturumun genelinde İran'ın bölgesel etkisi ve ABD için oluşturduğu riskler üzerine yoğunlaşan tartışmaları daha da derinleştirdi.



