Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri ile Ürdün, İran'ın saldırıları karşısında bireysel ve ortak meşru müdafaa haklarını kullanacaklarını ve egemenliklerini korumak amacıyla gerekli tüm tedbirleri alacaklarını duyurdu.
Ortak açıklamada saldırılar kınandı
KİK'in internet sitesinde yayımlanan ortak açıklamada, Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün'ün, İran ve desteklediği grupların bu ülkelerin topraklarına yönelik saldırılarını kınadığı belirtildi. Açıklamada, İran'ın Körfez ülkeleri ile Ürdün'ün topraklarını ve sivil altyapısını hedef alan saldırılarının 28 Şubat 2026'dan bu yana sürdüğü, ABD ile İran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan mutabakat zaptına rağmen devam ettiği ifade edildi.
Saldırıların hedefinde enerji tesisleri ve limanlar var
Saldırıların özellikle Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'deki enerji ve deniz suyu arıtma tesisleri ile limanlar, havalimanları ve diğer sivil unsurları hedef aldığı kaydedildi. Açıklamada, İran'ın eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuku ihlal eden açık saldırılar olduğu ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiği savunuldu.
BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa
BM Şartı'nın 51. maddesi uyarınca bireysel veya ortak meşru müdafaa hakkının kullanılacağı ifade edilen açıklamada, ülkelerin egemenliğini, topraklarını, vatandaşlarını, ticari gemilerini ve kritik altyapılarını korumak amacıyla gerekli tüm yasal tedbirlerin alınacağı aktarıldı.
BM Güvenlik Konseyi'ne çağrı
Ortak açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) İran'ın saldırılarının derhal durdurulmasını talep eden acil bir karar alınması ve saldırıya uğrayan ülkelerin meşru müdafaa hakkının tanınması çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, saldırıların sürmesi halinde BMGK'nin ilave tedbirleri değerlendirmesi istenirken, Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarında seyrüsefer serbestisi ve güvenliğine bağlılık vurgulandı.
Suudi Arabistan'a tam dayanışma
Suudi Arabistan'a tam dayanışma mesajı verilen açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ulaşımını yasaklama tehdidinin ardından Riyad'ın egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü korumaya yönelik tedbirlerinin desteklendiği belirtildi.



