ABD ile İran arasında varılan mutabakat çerçevesinde Lübnan'da ateşkes ilan edilirken, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana yüksek yoğunlukta sürdürdüğü bombardımanlar önemli ölçüde azaldı. Saldırıların en düşük seviyeye inmesinin ardından, daha önce hedef alınan Lübnan'ın güneyindeki kent ve beldelerden kaçmak zorunda kalan aileler evlerine dönmeye başladı.
BM raporu: 11 bin bina yerle bir oldu
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan rapora göre, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki bölgelere yönelik 2 Mart'tan bu yana düzenlediği bombardımanlarda 11 bin bina tamamen yıkıldı. Raporda, yıkılan yapılar arasında konutların yanı sıra ticari binaların da bulunduğu belirtilirken, ilk aşamada tespit edilen mali zararın 1,38 milyar doları bulduğu ifade edildi.
Sur kentinde büyük yıkım
Lübnan'ın güneyi genellikle dağınık kasaba ve köylerden oluşan kırsal alanlardan meydana geliyor. Ancak İsrail'in özellikle mayıs ayından itibaren bombardımanlarını yoğunlaştırdığı ülkenin güneydoğusundaki Sur kenti, en fazla yıkımın yaşandığı bölge olarak öne çıkıyor. Kente dönen siviller, asgari yaşam koşullarını oluşturabilmek için kendi imkanlarıyla enkaz kaldırma ve onarılabilir yerleri tamir etme çalışmalarına başladı.
Bölge sakinlerinden Ebu Hüseyin adlı Lübnanlı, 1960 yılından beri oturdukları evin yerle bir olduğunu belirterek, “Biz 60 yıldır burada yaşıyorduk. Tüm hayallerimiz, tüm anılarımız buradaydı. Şimdi hiçbiri yok” ifadelerini kullandı.
Çerçeve anlaşması imzalandı ancak İsrail çekilmeyeceğini açıkladı
İsrail ile Lübnan arasında ABD'nin başkenti Washington'da yapılan ve iki gün süren müzakerelerin dünkü 5. turunda çerçeve anlaşması imzalandı. Lübnan, İsrail ordusunun planın öngördüğü takvim çerçevesinde Lübnan'ı terk etmesini ve boşaltılan alanlara Lübnan ordusunun yerleşmesini talep ediyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, “Çerçeve anlaşması, Lübnan'ın egemenliğini yeniden kazanma yolunda ilk adım” dedi.
Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise “En kritik nokta, İsrail'in her şeyden önce Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmaya devam edecek olmasıdır. Bu önemli bir başarıdır. Hizbullah silahsızlandırılmadığı ve İsrail'e tehdit oluşturduğu sürece buradaki varlığımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.



