Mescid-i Aksa Hatibi ve Kudüs İslam Yüksek Heyeti Genel Kurulu Başkanı Şeyh İkrime Sabri, İsrail'de ezanın kısıtlanmasını öngören yasa tasarısına sert tepki gösterdi. Sabri, yazılı açıklamasında ezanın bir İslam şiarı ve ibadeti olduğunu vurgulayarak, işgal makamlarının buna müdahale etme hakkının bulunmadığını ifade etti.
Ezanın Engellenmesi Girişimleri Başarısız Oldu
Sabri, daha önce ezanın engellenmesi veya sesinin kısılmasına yönelik girişimlerin başarısız olduğunu hatırlatarak, konunun yeniden gündeme getirildiğini belirtti. Mevcut girişimin yasayla ezanı engelleme boyutuna ulaştığını ve bunun tehlikeli olduğunu söyledi.
İşgal Makamlarının Hakkı Yok
Sabri, uluslararası ve siyasi açıdan işgal makamlarının işgal altındaki topraklarda mevcut durumu değiştirme hakkının olmadığını vurguladı. "İşgal makamlarının, işgalden önce uygulanan yasalarla çelişen yasalar çıkarma hakkı bulunmamaktadır." dedi. Ezanın İslam'ın bir şiarı ve ibadeti olduğunu belirten Sabri, işgal makamlarının buna müdahale etme hakkının olmadığını, ezanın okunmasını engellemeye çalışmanın ibadet özgürlüğü ile çeliştiğini ifade etti.
Tarihi Hatırlatma
Kudüs semalarında ilk ezanın hicri 15 yılında (miladi 636) Halife Ömer bin Hattab döneminde Hz. Muhammed'in müezzini Bilal-i Habeşi tarafından okunduğunu hatırlatan Sabri, İslam dininin diğer semavi dinlerin ibadet ve ritüellerine müdahale etmediğini, aksine saygı gösterdiğini kaydetti.
"Asıl Gürültü Savaş Araçlarından Geliyor"
İsrail'in ezan sesini "gürültü" olarak nitelendirmesine tepki gösteren Sabri, "Asıl gürültü ve patırtı; uçaklardan, tanklardan, buldozerlerden ve bombalardan oluşan savaş araçlarından gelmektedir. Ezan sesinden rahatsız olduğunu iddia eden kimse varsa, buradan çekip gitmelidir." ifadelerini kullandı.
Yasa Tasarısının Detayları
Sabri, İsrail Bakanlar Yasama Komitesinin Kudüs ve 1948 topraklarındaki bölgelerde ezanın okunmasını kısıtlamayı öngören bir yasa tasarısını onayladığını kaydetti. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir liderliğindeki "Yahudi Gücü" partisi tarafından sunulan tasarı, camilerde ruhsat alınmadan ses sistemi kurulmasını veya çalıştırılmasını yasaklamayı hedefliyor. Tasarı, ruhsat verilmesi sürecinde ses düzeyi ve caminin yerleşim alanlarına yakınlığının dikkate alınmasını öngörüyor. Kurallara uyulmaması halinde polis, ezanın derhal durdurulmasını talep edebilecek; ihlalin sürmesi durumunda hoparlörlere el konulabilecek ve para cezası uygulanabilecek.
Yasa tasarısının yürürlüğe girmesi için İsrail Meclisinin onayı gerekiyor, ancak oylama tarihi henüz belirlenmedi.



