İsrail basınından çarpıcı analiz: Türkiye 'yeni İran' olarak sunuluyor
İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin, siyasi hesapları uğruna Türkiye'yi hedef haline getirdiğini ve Ankara'yı kamuoyuna 'yeni İran' olarak sunduğunu bildirdi. Ynet haber sitesinde yayımlanan analizde, Tel Aviv yönetiminin Türkiye'ye yönelik sert söylemlerinin güvenlik kaygılarından çok iç siyasi çıkarlarla bağlantılı olduğu vurgulandı.
Somut tehdit yok, siyasi yönlendirme var
Haberde, Ankara'nın İsrail'e yönelik sert açıklamaları, Hamas'la ilişkileri ve Suriye'deki etkisinin güvenlik başlıkları oluşturduğu kabul edilirken, Türkiye'nin İsrail'i yok etmeyi hedeflediğine dair somut bir işaret bulunmadığı ifade edildi. Buna rağmen İsrail'de Türkiye'nin 'yeni İran' olarak gösterilmeye çalışıldığı ve bu söylemin kamuoyunda giderek daha fazla öne çıkarıldığı belirtildi.
Netanyahu yönetimi sürekli yeni düşman arıyor
Ynet'teki analizde, İsrail yönetiminin sürekli yeni tehditler ve yeni düşmanlar aradığı kaydedildi. Geçmişte Mısır hakkında ortaya atılan benzer tehdit söylemleri hatırlatılarak, bugün de Türkiye konusunda kamuoyunun benzer şekilde yönlendirildiği belirtildi. Analizde, Türkiye ile yaşanan gerilimin mevcut güvenlik tablosundaki köklü bir değişimden değil, siyasi liderliğin tercihleri ve çıkarlarından kaynaklandığı bildirildi.
Siyasi hesaplar savaşa yol açabilir
Analizde en dikkat çeken nokta, Tel Aviv yönetiminin siyasi çıkarları uğruna Ankara'yı 'yeni İran' olarak göstermesinin ve İsrail kamuoyunu bu yönde yanıltmasının zamanla Türkiye ile savaşa yol açabileceği değerlendirmesi yapıldı. Analize göre, siyasi söylemlerle sürekli tırmandırılan kriz ortamı, başlangıçta kaçınılabilir olan bir çatışmayı ilerleyen süreçte gerçek bir savaşa dönüştürebilir.
Güvenlik söylemi iç siyasette araçsallaştırılıyor
Ynet'teki analizde ayrıca İsrail'de güvenlik söyleminin iç siyasette giderek daha fazla araçsallaştırıldığı belirtildi. Sürekli yeni düşmanların öne çıkarılmasının toplumu savaş psikolojisi içinde tuttuğu, diplomatik çözüm arayışlarının geri plana itildiği ifade edildi. Özellikle seçim süreçlerinde güvenlik gündeminin öne çıkarılmasının daha sert askeri kararları beraberinde getirebileceği, bu yaklaşımın yalnızca Gazze'de değil, Türkiye gibi bölgesel aktörlerle ilişkilerde de yeni krizlerin önünü açabileceği uyarısında bulunuldu.
Savaş kaçınılmaz değil, ancak risk büyüyor
Haberde son olarak, Türkiye ile yaşanan gerilimin mevcut koşullarda kaçınılmaz olmadığı, ancak Netanyahu hükümetinin siyasi söylemleri kontrolsüz biçimde tırmandırması halinde bunun iki ülkeyi savaşa sürükleyebileceği yorumu yapıldı. Ynet, bu durumun bölgesel istikrar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.



