Nebi Miş'in analizine göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki savaşı sürdürme stratejisi, nükleer programdan daha önemli bir öncelik haline geldi. 13 Temmuz 2026 itibarıyla varılan ateşkes sürdürülemezken, İran boğaz üzerindeki fiili kontrolünü kalıcı siyasi, ekonomik ve stratejik statüye dönüştürmeyi hedefliyor.
Savaşın Yeni Odağı: Hürmüz Boğazı
Savaş öncesi ABD'nin şartları İran'ın nükleer hedefini sonlandırmak, füze kapasitesini ve vekil güçlerini azaltmaktı. Ancak savaş sırasında İran açısından Hürmüz Boğazı, nükleer programdan daha önemli stratejik kaldıraç haline geldi. İran, savaşta elde ettiği stratejik etkinin tanınmasını istiyor.
Haziran ayında varılan ateşkes mutabakatı, Hürmüz'ün açılmasını, nükleer program ve yaptırımlar konusunda 60 günlük müzakere sürecini öngörüyordu. Ancak Ali Hamaney'in cenaze töreni süresi hariç ateşkes işletilemedi; çatışma yoğunluğu azalsa da karşılıklı saldırılar devam etti.
İran'ın Yeni Hedefi: Boğazın Kontrollü Yönetimi
İran, gemilerin geçişinin kendi belirlediği güzergâhta ve güvenlik düzenlemelerine göre yapılmasını istiyor. Devrim Muhafızları, ABD'nin boğazın güneyinden alternatif geçiş güzergâhı oluşturmasını yetki alanına müdahale olarak görüyor. İran, Hürmüz'de kontrol elde ederek Körfez ülkeleri üzerinde hegemonya kurmayı amaçlıyor.
Son saldırılarından bir gün önce, ateşkes için müzakere masasında olan ve savaşın başından itibaren İran'ı kollayan Umman'a füze atması, bu hedefin en bariz göstergesidir. İran, ateşkesi bozarak savaşı tamamen Hürmüz üzerinde odaklamak ve müzakerelerin içeriğini yeniden belirlemek istiyor.
İç Siyasette Sertlik Yanlıları Belirleyici
Ateşkes ve müzakerelerin mahiyeti ile ilgili İran içinde sertlik yanlısı, kontrol dışı, maksimalist taleplerde ısrar eden çevreler bulunuyor. Devrim Muhafızları içinde bile ayrışma olduğu biliniyor. İranlı müzakereciler geniş çaplı ABD saldırılarından kaçınmak ve ekonomik kazanımları korumak isterken, sertlik yanlıları savaşa devam ederek içerde gücü kontrol altında tutmayı hedefliyor.
Hürmüz'ün kontrolü konusunda her iki taraf da ortak düşünüyor; ancak taktiksel ayrışma, amaca müzakere ya da savaşın devamı ile ulaşma konusunda yaşanıyor.
Bölgesel Normalleşme Çabaları Baltalanıyor
Geçtiğimiz hafta Körfez ülkeleri başta olmak üzere birçok ülke Hamaney'in cenaze törenine katılarak yeni bir normalleşme süreci başlatma eğilimindeydi. Ancak İran'ın cenaze törenine katılan ülkeleri yeniden hedef alması bu süreci baltaladı. Uzun vadede Hürmüz'de savaşı devam ettirerek kontrol sağlama girişimi, İran'ın aleyhine olacak; savaş sırasında elde ettiği kısmi meşruiyeti ve uluslararası düzene dönme şansını zayıflatıyor.



