İsrail 27 Ekim'de Kritik Seçime Gidiyor: Arap Partiler Kilit Rolde
İsrail 27 Ekim'de Kritik Seçime Gidiyor: Arap Partiler Kilit Rolde

İsrail, 27 Ekim'de yapılacak genel seçim öncesinde tarihinin en kutuplaşmış ortamında. Son anketlere göre, hiçbir siyasi blok, Arap partilerin desteği olmadan 120 üyeli Knesset'te çoğunluk için gereken 61 sandalyeye ulaşamıyor. Bu tablo, ülkede uzun süreli bir siyasi çıkmaza işaret ediyor.

Anketlerdeki Son Durum

Son yapılan anketlere göre, Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi 24 sandalyeyle ilk sırada. Onu, eski İsrail Savunma Kuvvetleri Komutanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi 23 sandalyeyle takip ediyor. Netanyahu'dan önceki başbakan Naftali Bennett'in partisi 13 sandalyeyle üçüncü sırada. Demokratlar 10, Yisrael Beiteinu ise 10 sandalye kazanma potansiyeline sahip.

Netanyahu karşıtı Yahudi partileri ankette 56 sandalyeye ulaşırken, Netanyahu koalisyonu 53 sandalyede kaldı. Arap partilerin toplamda 11 sandalye kazanması bekleniyor. Ancak çoğu Siyonist parti, Arap partilerle koalisyon kurmayı reddediyor. Bu durum, iki bloğun da tek başına hükümet kuramayacağını gösteriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Siyasi Krizin Kökleri

Bu siyasi açmazın kökleri, 2022 yılına dayanıyor. Netanyahu, yolsuzluk davasının gölgesinde, aşırı sağcı ve anti-demokratik unsurlarla bir koalisyon kurdu. Koalisyon, başlangıcından itibaren yargı reformu adı altında denge ve denetleme sistemini zayıflatmaya çalıştı. Bu girişim, İsrail tarihindeki en büyük protesto hareketlerinden birini tetikledi; yüz binlerce İsrailli haftalarca sokaklara döküldü.

Bu kritik dönemde, Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısıyla başlayan süreç, İsrail'i Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran ile çatışmalara sürükledi. Gazze'de on binlerce sivil hayatını kaybetti, bölge nüfusunun büyük çoğunluğu defalarca yerinden edildi ve hükümetin askeri hedeflerine ulaşılamadı.

Güvenlik ve Uluslararası İzolasyon

İran füzeleri ilk kez İsrail kasaba ve şehirlerini vurdu, sivilleri öldürdü. Hizbullah'ın saldırıları, kuzey İsrail'den on binlerce sakinin tahliyesine neden oldu. Netanyahu'nun, 7 Ekim saldırısı ve sonrasındaki başarısızlıkları araştırmak için tam yetkili bir devlet soruşturma komisyonu kurmayı reddetmesi, toplumda açık bir yara olarak kalmaya devam ediyor.

İsrail, bu dört yıllık süreçte benzeri görülmemiş bir uluslararası yalnızlaşma yaşadı. Özellikle Batı ülkelerinin halkları, hükümetlerinin çok önünde bir İsrail karşıtlığı sergiliyor. Netanyahu'nun İran'la savaşı sürdürme kumarı da ters tepti; İran hâlâ sağlam durumda ve İsrail'in ABD ile ilişkileri en kötü seviyede.

Seçim Barajı ve Toplumsal Gerilimler

En az on partinin yüzde 3,25'lik seçim barajını aşması bekleniyor. Bu, oldukça parçalanmış bir siyasi ortamı garanti ediyor. Seçim kampanyasını şekillendirecek en tartışmalı konulardan biri, ultra-Ortodoks erkeklerin zorunlu askerlik hizmetinden muafiyetini sağlamlaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı. Ekim 2023'ten bu yana zorunlu askerlik hizmetini tamamlamış veya yüzlerce gün yedek askerlik yapmış İsrailliler için bu muafiyetler kabul edilemez bir kırmızı çizgi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Knesset'in feshi ile yeni hükümetin kurulması arasındaki dönem özellikle istikrarsız olabilir. Bu senaryoda Netanyahu, askeri harekât başlatma yetkisi de dahil olmak üzere tam yürütme yetkisini elinde bulundurarak geçici hükümetin başında kalacak. Yaşlanan ve siyasi olarak zayıflayan Netanyahu'nun, bir veya daha fazla cephede gerilimi tırmandırarak yeniden ulusal acil durum ilan edebileceği endişesi de muhalif İsrailliler tarafından dile getiriliyor. İsrail, yıllarca süren felç ve derinleşen bölünmenin ardından acil bir siyasi yenilenmeye ihtiyaç duyuyor, ancak önümüzdeki ayların ülkenin tarihindeki en zehirli ve acı seçim kampanyalarından birine tanık olması bekleniyor.