İsrail, Gazze ve Batı Şeria'da üç yıldır sürdürdüğü soykırım ve etnik temizlik saldırılarının ardından Doğu Kudüs'te de Ermeni Hristiyan toplumunu hedef alıyor. Netanyahu hükümetinin 1915 olaylarını bahane ederek Türkiye'yi karalama girişiminin yanı sıra, işgalci gücün Doğu Kudüs'te Müslümanların yanı sıra Hristiyanlara, özellikle Ermenilere yönelik etnik temizlik kampanyası yürüttüğü belirlendi.
Ermeni Patrikhanesi'ne Astronomik Vergi Borcu
Kudüs Ermeni Patrikhanesi, işgalci Kudüs Belediyesi'nin 1994 yılına kadar uzandığı iddia edilen ve hukuken kanıtlanmadığını belirttiği 'Arnona' adlı belediye vergisi borçlarını gerekçe göstererek patrikhaneye ait taşınmazlara el koymaya hazırlandığını açıkladı. Patrikhane'ye göre belediye, borçlar ödenmediği takdirde tarihi mülkleri haczederek açık artırmayla satışa çıkarmayı planlıyor. Patrikhane mahkemeye başvurdu ve haciz işlemleri dava sonuçlanana kadar geçici olarak durduruldu. Ancak mahkemenin belediye lehine karar vermesi halinde yüzlerce yıllık Ermeni mülklerinin satışı gündeme gelebilir. Patrikhane, borç miktarını 'astronomik ve hukuka aykırı' olarak nitelendirirken, hesaplamaların hukuki temelinin açıklanmadığını vurguladı. Açıklamada, alacak iddialarının önemli bölümünün bizzat Kudüs Belediyesi tarafından kiralanan taşınmazlarla ilgili olduğu belirtildi. Patrikhane, 'Bildiğimiz kadarıyla Ermeni Patrikhanesi, Arnona borçları gerekçe gösterilerek bu tür geri dönüşü olmayan uygulamalara maruz bırakılan tek Hristiyan topluluğudur' dedi.
Ermeni Varlığı Tehdit Altında
Patrikhane, mülklere el konulmasının sadece ekonomik bir mesele olmadığını, Ermeni toplumunun Kudüs'teki tarihi varlığını sona erdirebilecek sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Böyle bir kararın diğer Hristiyan kurumları için de emsal oluşturabileceği ve Kudüs'teki Hristiyan varlığını ciddi biçimde tehdit edeceği ifade ediliyor. Ermeni toplumu ayrıca, Ermeni Mahallesi'ndeki geniş bir araziyi kapsayan tartışmalı kira sözleşmesiyle de sarsıldı. Patrikhaneye bağlı bir din adamının, toplumun bilgisi dışında araziyi onlarca yıllığına özel bir şirkete kiraladığı ortaya çıktı. Patrikhane sözleşmeyi iptal ettiğini açıklasa da şirket itiraz etti ve süreç hukuki ihtilafa dönüştü. 'İnek Bahçesi' olarak bilinen bu arazinin lüks otel projesine dönüştürülmek istendiği belirtiliyor. Bölge sakinleri ve sivil toplum temsilcileri, girişimin Ermeni Mahallesi'nin demografik yapısını değiştireceğini ve tarihi dokuyu tahrip edeceğini savunuyor. 'Save the ArQ' girişimi aylardır bölgede nöbet tutarken, aktivistler özel güvenlik görevlileri ve yerleşimci gruplarla gerginliklerin arttığını ifade ediyor.
Hristiyanlara Yönelik Nefret Suçları Artıyor
İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Ermeniler, Filistinlilerle aynı hukuki statüye sahip ve İsrail vatandaşı değiller; 'daimi ikamet' statüsünde fiilen vatansız yaşıyorlar. Ermeni Mahallesi'ne gelenlerin büyük bölümünü Ermenistan'dan gelen genç erkek öğrenciler oluşturuyor, ancak din adamlarına göre öğrencilerin önemli bir kısmı eğitimlerini tamamlamadan ayrılıyor. Bunun nedenlerinden biri Hristiyanlara yönelik saldırıların son yıllarda belirgin şekilde artması. Ermeni Manastırı'nın Yahudi Mahallesi'ne yakın olması ve Ağlama Duvarı'na giden güzergâh üzerinde bulunması nedeniyle toplum kendini daha savunmasız hissediyor.
İsrail merkezli Dini Özgürlük Veri Merkezi'nin (RFDC) 2025 Nisan-Haziran dönemini kapsayan raporunda, Hristiyanlara yönelik 50 nefret suçu kaydedildi. Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki nefret suçlarının yüzde 50'si Ermeni Mahallesi'nde meydana geldi ve saldırılar hem din adamlarını hem de sivilleri hedef aldı. Raporda, son yıllarda Hristiyan din adamlarına yönelik tükürme, hakaret, fiziksel saldırı ve kilise duvarlarına nefret içerikli yazılar yazılması gibi olaylarda artış yaşandığı belirtildi. Ermeni din adamlarının ibadet için giderken sözlü tacize uğradığı, kilise mülklerinin baskılarla hedef alındığı kaydediliyor. Aşırı milliyetçi Yahudi istilacıların Ermeni din adamlarına tükürdüğü ve duvarlara 'Hristiyanlara ölüm' yazdığı bildirildi.
Ermenistan ve Azerbaycan'dan Tepkiler
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, İsrail hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin kararına yanıt verme ihtiyacı görmediğini belirterek, 'Bu meselenin bir silah olarak kullanılması sürecine dahil olmamanın Ermenistan'ın çıkarlarına olduğuna inanıyoruz' dedi. Öte yandan, ana muhalefetteki Güçlü Ermenistan partisi lideri Samvel Karapetyan, Paşinyan'ı görevden almak için 'gizli bir planları olduğunu' savundu. Karapetyan, 'Meclisin ilk toplantısında birçok kişiyi göreceksiniz. Paşinyan'ı görevden almak için gizli planımız var, bunu şimdi açık etmeyeceğim. Bunu kolaylıkla yapacağız' ifadelerini kullandı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in sözde 'Ermeni soykırımı' adımına sert tepki gösterdi. Açıklamada, kararın tarihi gerçekleri çarpıttığı, bölgede kalıcı barış ve uzlaşma çabalarına zarar verdiği belirtilerek, '1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılması, karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel dayanaklardan yoksun siyasi kararlara dönüştürülmesi kabul edilemez. Bu tür adımlar uzlaşma ve karşılıklı anlayışa hizmet etmez, aksine mevcut çelişkileri daha da derinleştirir ve bölgede kalıcı barış ve uzlaşma çabalarını engeller. İsrail hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyoruz' denildi.



