Hilal Kaplan, 10 Temmuz 2026 tarihli yazısında NATO Zirvesi'nin Türkiye için yeni bir jeopolitik dönemin eşiği olduğunu belirtti. Zirvede elde edilen kazanımlar, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 programına dönüş sinyali ve Suriye politikasının uluslararası meşruiyet kazanması olarak sıralanıyor.
CAATSA Yaptırımlarının Kaldırılması
ABD, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle uyguladığı CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını açıkladı. Kaplan'a göre bu, ittifak içi hiyerarşik ilişkinin sonlandığının ilanıdır. Trump'ın Ankara'da yaptığı açıklama, Türkiye'nin bağımsız karar alma hakkını Batı'nın onayına tabi olmadan sürdürebileceğini tescil ettirdi.
F-35 Programına Dönüş
F-35 programından çıkarılma, Türkiye'ye 'Siz bizden değilsiniz' mesajıydı. Şimdi kapının aralanması, hem teknolojik hem sembolik anlamı ağır bir geri adım olarak değerlendiriliyor. Bu yeniden kabul, NATO'nun mecbur kaldığı bir adım olarak yorumlanıyor.
Suriye'de Meşruiyet Kazanımı
Zirvenin en sessiz ama en derin kazanımı Suriye cephesinde yaşandı. Ahmed eş-Şara'nın Ankara'daki temaslar çerçevesinde sahne alması ve Trump'ın onu 'Suriye'yi birleştiren lider' olarak tanımlaması, Türkiye'nin Suriye politikasının uluslararası meşruiyet kazanması anlamına geliyor. On yılı aşkın süredir Suriye'de varlık gösteren Türkiye, artık sorunun parçası değil çözümün mimarı olarak anılıyor.
İsrail ve Yunanistan ile İlişkiler
Times of Israel'in 'Türkiye yükselirken İsrail geriliyor' başlığı durumu özetliyor. Gazze'nin yarattığı meşruiyet kriziyle Batı ittifakı içindeki 'özel ortak' statüsünü yitiren İsrail'in boşluğunu, hem ittifak üyeliğini koruyan hem de Müslüman dünyayla bağını geliştiren Türkiye dolduruyor. Yunanistan ise F-35 platformundaki üstünlüğünü kaybederken, Türkiye Mavi Vatan mücadelesinde kazanımlarını artırıyor.
Stratejik Bütünlük
Kaplan, tüm bu gelişmelerin birbirinden bağımsız diplomatik rastlantılar olmadığını, tutarlı bir stratejinin aynı anda birden fazla cephede meyvesini vermesi olduğunu vurguluyor. CAATSA'dan F-35'e, Suriye'den Şam'ın uluslararası sisteme entegrasyonuna uzanan hat, bu stratejinin ürünü olarak görülüyor.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin Önemi
Yazıda ayrıca Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin gerekliliği, süvarili karşılamalar ve mehteranlı selamlamaların tarihi gelenekleri yaşatmadaki ihtişamı vurgulanıyor. Külliyesi Kütüphanesi'nin yabancı medya üzerindeki etkisi, geç kalmış bir hak teslimi olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonunun dünya ve muhalifler tarafından anlaşıldığı ifade ediliyor.



