Von der Leyen: Avrupa, Rus, Türk veya Çin Etkisine Bırakılmamalı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB'nin genişlemesinin jeopolitik bir zorunluluk olduğunu ve Avrupa kıtasının Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini açıkça ifade etti. Hamburg'ta Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, Avrupa'nın kıtayı tamamlaması gerektiğini vurgulayarak, "Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz." dedi.
Enerji ve Güvenlik Modelinde Köklü Değişim
Von der Leyen, Avrupa'nın uzun süredir Rusya'dan ucuz enerji, Çin'den ucuz iş gücü ve ABD'den güvenlik desteğine dayalı bir model izlediğini, ancak bu dönemin artık sona erdiğini belirtti. Kendimizi tamamen yeniden konumlandırmalıyız. Daha bağımsız olmalıyız. ifadelerini kullanan AB Komisyonu Başkanı, AB'nin kendi güvenliğini ve ekonomik gücünü yeniden inşa etmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.
Dış Politikada Oybirliği İlkesi Tartışması
AB içindeki karar alma süreçlerine de değinen von der Leyen, özellikle dış politikada oybirliği ilkesinin değiştirilmesi gerektiğini savundu. Dışişleri Bakanları Konseyi'nde çoğunluk oylamasına geçilmesi çağrısında bulunarak, Avrupa'nın daha hızlı ve etkili karar alabilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu değişikliğin, AB'nin küresel arenada daha etkin bir rol oynamasına yardımcı olacağına inanıyor.
Enerji Politikalarında Nükleerin Rolü
Enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan von der Leyen, yenilenebilir kaynakların yanı sıra nükleer enerjinin de gerekli olduğunu belirtti. "Nükleer enerjiden vazgeçmek bir hataydı." diyen AB lideri, enerji çeşitliliğinin Avrupa'nın bağımsızlığı için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Dijital Dünyada Çocukların Korunması
Öte yandan, dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik ortak bir Avrupa yaklaşımına ihtiyaç olduğunu ifade eden von der Leyen, sosyal medya ve çevrim içi platformlara karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Bu konuda AB genelinde uyumlu politikalar geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Von der Leyen'in bu açıklamaları, AB'nin gelecekteki stratejileri ve küresel etkisi hakkında önemli ipuçları sunarken, Avrupa'nın jeopolitik konumunu güçlendirme çabalarını da gözler önüne seriyor.



