Venezuela'nın başkenti Caracas'ta meydana gelen şiddetli saldırılar, ülkenin siyasi gündemini sarsarken, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun bu olaylar öncesindeki son diplomatik temasları dikkat çekti. Yerel basında yer alan haberlere göre, Maduro, saldırılardan yaklaşık 12 saat önce Çin'den gelen üst düzey bir heyetle bir araya geldi.
Miraflores Sarayı'nda Kritik Toplantı
04 Ocak Pazar günü gerçekleşen görüşme, başkentteki Miraflores Sarayı'nda yapıldı. Toplantıya, Çin'in özel temsilcisi Çiu Şiaoçi başkanlık etti. Venezuela tarafından ise Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Dışişleri Bakanı Yvan Gil ve Çin'in Caracas Büyükelçisi Lan Hu hazır bulundu.
İki ülke arasındaki kapsamlı işbirliği masaya yatırıldı. Görüşmede, Venezuela ile Çin arasında imzalanan 600'den fazla ikili anlaşmanın durumu gözden geçirildi. Özellikle enerji, ticaret ve altyapı gibi stratejik alanlardaki devam eden yakın işbirliği değerlendirildi.
Saldırılar ve ABD İddiaları
Bu diplomatik buluşmanın hemen ardından, Caracas'ta patlama sesleri duyuldu. Venezuela hükümeti yaptığı açıklamada, saldırılardan ABD'yi sorumlu tuttu. Açıklamada ayrıca, Devlet Başkanı Maduro'nun, ülke genelinde "dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum" ilan eden bir kararnameyi imzaladığı belirtildi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump farklı iddialarda bulundu. Trump, Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını öne sürdü. Bu iddialar, Venezuela yetkilileri tarafından yalanlandı.
Son Görüşmenin Anlamı
Analistler, Caracas saldırıları öncesinde gerçekleşen bu görüşmenin önemine dikkat çekiyor. Görüşme, Maduro'nun saldırılar öncesindeki son resmi diplomatik teması olarak kayıtlara geçti. Venezuela'nın, uluslararası arenada özellikle Çin gibi stratejik ortaklarla ilişkilerini güçlendirme çabası içinde olduğu, bu buluşma ile bir kez daha görüldü. İki ülke arasındaki yüzlerce anlaşma, Venezuela ekonomisi ve altyapısı için hayati önem taşıyor.
Yaşanan gelişmeler, Venezuela'daki siyasi gerilimin uluslararası boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki güç dengeleri ve diplomatik hamleler, önümüzdeki günlerde de yakından takip edilecek.