ABD, Kritik Mineraller İçin Afrika'da Stratejik Hamlelerini Artırıyor
Washington'da düzenlenen Critical Minerals Ministerial toplantısı, küresel mineral arz güvenliğinde yeni bir dönemi işaret ediyor. 2-4 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen buluşmada, Nadir Toprak Elementleri (NTE) başta olmak üzere kritik minerallerin işleme kapasitesi ve Çin'e olan bağımlılığın azaltılması masaya yatırıldı.
Çin'in Hakimiyeti ve ABD'nin Tarihsel Bağımlılığı
Bilindiği üzere ABD, 1973'ten bu yana artan mineral ihtiyacını karşılamak için ithalata giderek daha fazla bağımlı hale gelmiş durumda. Günümüzde ise yapay zekâ entegreli sistemler, savunma sanayii ve elektrikli araç bataryaları gibi alanlarda NTE'lere yönelik talep tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Çin, bu alanda üretimin yüzde 70'ini ve işleme kapasitesinin yüzde 90'ını kontrol ediyor. Bu durum, ABD ve Batılı müttefikleri için ciddi bir stratejik risk oluşturuyor.
Afrika: Yeni Sömürge Kıtası mı?
Tarihsel olarak Afrika, doğal kaynakları üzerinde kontrol sağlamak isteyen güçlerin uzun bir sömürü geçmişiyle karşı karşıya kaldı. 1970'lerdeki millileştirme hamleleri büyük ölçüde başarısız olurken, 1990'larda özelleştirme dalgası yaşandı. Bugün ise lityum, kobalt ve koltan gibi elementler, teknoloji ürünlerinde vazgeçilmez hale geldi.
Ancak birçok Afrika ülkesi, bu değerli mineralleri çıkarmak için gerekli finansman ve altyapıdan yoksun. Washington'daki toplantıya davet edilen Afrika ülkeleriyle, özellikle Gine ve Fas ile ikili kritik mineral anlaşmaları imzalandı. Bu hamle, ABD'nin kıtadaki kaynaklara doğrudan erişimini güçlendirme çabasının somut bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Project Vault: Stratejik Rezerv Projesi
Toplantıda açıklanan Project Vault, ABD'nin kritik mineraller için ortak bir ticaret bloğu oluşturma fikrini içeriyor. Bu proje kapsamında:
- Yaklaşık 12 milyar dolarlık fonla stratejik rezerv oluşturulması
- Piyasa dalgalanmalarına karşı tampon görevi görmesi
- Çin'in fiyat ve tedarik hakimiyetine alternatif sunulması
hedefleniyor. Proje, yapay zekâ sistemleri, savunma sanayii ve elektrikli araçlar gibi sektörlerdeki ham madde risklerini azaltmayı amaçlıyor.
Çin'den Tepki ve İnsan Hakları Endişeleri
Çin hükümeti, ABD'nin bu girişimini eleştirerek "ayrık bloklar" oluşturmanın uluslararası ticaret düzenini zedeleyeceğini savunuyor. Öte yandan, Project Vault'un yeterli yasal düzenlemeler ve insan hakları denetim mekanizmaları olmadan hayata geçirilmesi, küresel ölçekte insan hakları ihlallerine yol açabileceği endişelerini doğuruyor.
Sonuç olarak, artan jeopolitik rekabet ortamında ABD'nin kritik mineraller alanındaki hamleleri, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda ulusal güvenlik paradigması çerçevesinde değerlendiriliyor. Çin'in mevcut üstünlüğüne yönelik bu meydan okuma, küresel tedarik zincirlerinde yeni dengeleri beraberinde getirebilir.