Almanya'da Doğal Gaz Depolama Kapasitesi Yüzde 32,9'a Geriledi
Almanya'da Doğal Gaz Depolama Kapasitesi Geriledi

Almanya'da etkili olan soğuk hava koşulları, doğal gaz tüketiminde önemli bir artışa yol açtı. Bu artış, ülkenin doğal gaz depolama tesislerindeki kapasite oranını 1 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yüzde 32,9 seviyesine geriletti. Söz konusu oran, geçtiğimiz yılın aynı döneminde yüzde 56,4 olarak kaydedilmişti.

Muhalefetten Hükümete "Yetersiz Hazırlık" Eleştirisi

Muhalefette bulunan Yeşiller Partisi'nin enerji politikası sözcüsü Michael Kellner, ARD televizyonuna yaptığı açıklamada hükümeti "yetersiz hazırlık" nedeniyle eleştirdi. Kellner, "Bu kışı titreyerek geçiriyoruz." ifadesini kullanarak, mevcut durumun vatandaşlar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Hükümet Yetkililerinden "Endişeye Gerek Yok" Açıklaması

Ekonomi ve Enerji Bakanı Katherina Reiche ise rezervlerdeki düşüş konusunda yaptığı açıklamada, "Durumu günlük olarak takip ediyoruz, endişelenecek bir durum yok." dedi. Reiche, Almanya'nın yurt dışından sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal etme kapasitesine işaret ederek, ülkenin kışı sorunsuz bir şekilde atlatacağından emin olduğunu vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşının Enerji Tedariğine Etkisi

Almanya, 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna savaşının ardından Rusya'dan doğal gaz ithalatını kesmek zorunda kaldı. Bu durum, ülkenin sürdürülebilir enerji tedariki konusunda önemli zorluklar yaşamasına neden oldu. Savaş öncesinde Rusya, Almanya'nın doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 55'ini ve ham petrol ihtiyacının yüzde 35'ini karşılıyordu.

LNG İthalatında ABD'nin Önemi Artıyor

Rusya'dan gelen enerji kaynaklarının kesilmesinin ardından Almanya, alternatif tedarik kanallarına yöneldi. 2022'den bu yana, ülkenin LNG ithalatının büyük bir bölümü Amerika Birleşik Devletleri'nden gerçekleştiriliyor. Bu hamle, enerji güvenliğini sağlamak adına atılan önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Son gelişmeler, Almanya'nın enerji politikaları ve kış aylarındaki tedarik stratejileri konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hem muhalefetin eleştirileri hem de hükümetin güvence veren açıklamaları, konunun kamuoyu gündemindeki yerini koruyacağını gösteriyor.