Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, TÜSİAD Yüksek İstişare Toplantısı'nda önemli değerlendirmelerde bulundu. Birol, ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın enerji piyasaları açısından kritik olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel enerji güvenliği anlayışını kalıcı olarak değiştirdiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'nın Önemi
Birol, dünya petrol, doğalgaz ve gübre ticaretinin önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekerek, anlaşmanın piyasalar üzerindeki olası olumsuz etkileri sınırladığını ifade etti. “ABD ile İran arasındaki anlaşma beni çok mutlu etti. Dünya petrol ve doğalgazının ve gübresinin çok büyük bölümü Hürmüz’den geçiyor” dedi. Petrol fiyatlarının daha sert yükselmesini önleyen iki temel unsur bulunduğunu belirten Birol, “28 Şubat’tan önce petrol fazlalığı vardı, mevcut petrol stokları kullanıldı. Bu iki neden fiyatların daha da yukarı gitmesini önledi” diye konuştu.
Yaz Aylarında Enerji Talebi
Yaz aylarında enerji talebinin artacağına işaret eden Birol, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının küresel piyasalar açısından hayati önem taşıdığını söyledi. “Temmuz ve ağustosta seyahat sezonunun başlaması ile petrol talebi artar. Eğer Hürmüz açılmasaydı kırmızı çizgi aşılırdı” ifadelerini kullanan Birol, sorunun kalıcı çözümünün boğazın koşulsuz şekilde açık tutulmasına bağlı olduğunu kaydetti. “Sorunun çözülmesi Hürmüz Boğazı’nın koşulsuz açılmasına bağlı. 60 günün sonunda müzakereler basık sonuçlanacak, bu önemli bir konu” değerlendirmesinde bulundu.
Enerji Tedarik Zincirinde Kalıcı Değişim
Yaşanan gelişmelerin enerji ticaretinde kalıcı etkiler bırakacağını vurgulayan Birol, ülkelerin tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmeye başladığını söyledi. “Vazo kırıldı, bundan sonra o vazoyu eski haline getirmeye imkan yok” diyen Birol, tüm aktörlerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapanabileceği riskini dikkate aldığını belirtti. “Bütün aktörler biliyor ki Hürmüz Boğazı kapandı, bir kez daha kapanabilir. Ülkeler iş yaptıkları ülkeleri gözden geçirmeye başladı” dedi.
Enerji Koridorları Değişiyor
Küresel enerji arzında önemli dönüşümlerin başladığını ifade eden Birol, geleneksel enerji koridorlarının güvenilirliğinin sorgulandığını söyledi. “Ciddi değişimler olacak, olmaya da başladı. Bunlar ticaret yollarını da değiştirecek” diyen Birol, geçmişte dünyanın iki büyük enerji koridoruna sahip olduğunu hatırlattı. “Dünyada iki büyük enerji koridoru vardı. Biri Rusya’dan Avrupa’ya giden boru hatları, diğeri Hürmüz Boğazı. Şu anda ikisi de yok. Güven sorunu oluştu” ifadelerini kullanan Birol, ülkelerin artık tek bir tedarik kaynağına bağımlı kalmak istemediğini vurguladı. “Bundan sonra ülkeler tek bir yere bağlanmak istemiyor. Pahalı olsa bile gelecekte sorun olmayacak ülkelerden alıyor” dedi.
Yenilenebilir Enerji ve Nükleer Hız Kazanacak
Enerji güvenliği kaygılarının yeni yatırımları tetiklediğini belirten Birol, Körfez ülkelerinin de alternatif güzergâhlara yöneldiğini söyledi. “BAE ve Suudi Arabistan Hürmüz Boğazı'nı bypass edecek boru hatları yapıyor” diyen Birol, bazı ülkelerin enerji arz güvenliği için farklı kaynakları değerlendirmeye başladığını kaydetti. “Bazı ülkeler petrolün yerine kömür gibi kaynakları düşünmeye başladı. En büyük reaksiyonun elektrifikasyon olacağını düşünüyorum. Yenilenebilir enerji ve nükleer ciddi ivme kazanacak” değerlendirmesinde bulundu.
Elektrik Talebi Enerjiden Üç Kat Daha Hızlı Büyüyor
Küresel enerji dönüşümünün merkezinde elektriğin yer aldığını belirten Birol, elektrik talebindeki artışın genel enerji talebinin çok üzerinde seyrettiğini söyledi. “Dünya enerji talebi büyüyor ama elektrik üç kat büyüdü” diyen Birol, bunun üç temel nedeni olduğunu anlattı. “Birincisi elektrikli otomobil, ikincisi yapay zeka ve veri merkezi yatırımları. Üçüncüsü klima sayısının hızlı artması” dedi. Gelişmekte olan ülkelerde gelir seviyelerinin yükselmesiyle klima kullanımının hızla arttığını belirten Birol, “Japonya ve ABD’de evlerde klima vardır. Jamaika’da yüzde 5. İnsanların refahı artınca hemen klima alıyor” ifadelerini kullandı.
Dünya Enerji Haritası Değişecek
Fatih Birol, enerji güvenliği, tedarik zincirleri ve elektrifikasyon alanlarında yaşanan gelişmelerin önümüzdeki yıllarda küresel enerji sistemini yeniden şekillendireceğini belirterek, “Önümüzdeki 2-3 yılda dünya enerji haritası ciddi şekilde değişecek” dedi.



