Hürmüz Boğazı'nda Ticaret Krizi: Savaş Sonrası Normalleşme Aylar Sürebilir
Hürmüz Boğazı'nda Ticaret Krizi: Normalleşme Aylar Sürebilir

Hürmüz Boğazı'nda Ticaret Felci: Savaşın Ardından Normalleşme Uzak Görünüyor

ABD ve İsrail'in İran ile 28 Şubat'ta başlayan savaşının ardından, küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı'nda ciddi bir trafik düşüşü yaşandı. Stratejik boğaz, ateşkese giden süreçte hem bir baskı unsuru hem de önemli bir pazarlık kozu haline geldi. İran, savaş döneminde boğazı tamamen kapatmamakla birlikte, geçişlere diplomatik müzakereler veya ödemeler karşılığında izin vererek "seçilen gemiler" için belirlediği bir koridor üzerinden sınırlı bir trafik akışı sağladı.

Trafikte Çarpıcı Düşüş: Yüzde 95 Azalma

MarineTraffic verilerine göre, savaş öncesi 1-27 Şubat'ta günlük ortalama 129 gemi geçiş yaparken, bu sayı savaşın başlamasıyla birlikte yüzde 95 oranında sert bir düşüş gösterdi. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, boğazdan 5 Nisan'da sadece 14, 6 Nisan'da 6 ve 7 Nisan'da ise 11 gemi geçiş yapabildi. Birçok gemi, yüklü veya boş halde, özellikle Basra Körfezi'nde sıkışıp kalmış durumda.

ABD ve İran arasında, eski Başkan Trump'ın boğazın tamamen açılması şartıyla sağlanan iki haftalık geçici ateşkes kararının ardından, gözler bölgede bekleyen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerlerine çevrildi. Veri analitik şirketinden alınan bilgilere göre, 1 Mart ile 7 Nisan arasında 87 milyon varil ham petrol ve temiz/kirli petrol ürünü taşıyan 70 tanker Basra Körfezi'nden geçiş yaptı. Bu miktarın büyük bölümünü İran bağlantılı kargolar oluştururken, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak bağlantılı gemi geçişleri oldukça sınırlı kaldı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Petrol ve LNG Stokları: Bölgede Büyük Birikim

7 Nisan itibarıyla Basra Körfezi sularında yaklaşık 187 tankerde toplam 172 milyon varil ham petrol ve rafine ürün bulunuyor. Bu miktarın 132,2 milyon varilini ham petrol ve kondensat oluştururken, temiz ve kirli petrol ürünleri 19,8'er milyon varil seviyesinde. Buna göre, bölgede denizde tankerlerde yüklü toplam petrolün yaklaşık dörtte üçü ham petrolden oluşuyor. Körfezdeki sularda bekleyen ham petrolün yaklaşık yüzde 40'ı Suudi Arabistan'a, yüzde 30'u Irak'a, yüzde 19'u BAE'ye, yüzde 16'sı Kuveyt'e ve yüzde 13'ü ise İran'a ait.

LNG ticareti de benzer bir darboğaz yaşıyor. Küresel LNG ticaretinin yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda, savaşın başlamasıyla LNG gemisi geçişleri neredeyse durma noktasına geldi. Bu dönemde sadece Umman'a giden Sohar LNG tankeri 2 Nisan'da geçiş yapabildi. Katar LNG'si taşıyan 2 LNG tankeri ise 6 Nisan'da boğazdan geçmeye çalışmasına rağmen girişe yakın bir noktadan geri dönmek zorunda kaldı. LNG piyasaları, geçici ateşkes sürecinde boğazdan LNG gemisi geçişlerinin nasıl devam edeceğini yakından izliyor.

Orta Doğu körfezinde yaklaşık 15 LNG tankerinin bulunduğu ve bunların 14'ünün yüklü olduğu tahmin ediliyor. Bu tankerlerin 13'ü Katar'ın Ras Laffan LNG tesisinden, 1'i ise BAE'de ADNOC Gaz'ın tesisinden sipariş yükleyen tankerlerden oluşuyor. Hürmüz Boğazı'nın Umman Körfezi tarafında ise ADNOC, Qatar Energy ve Petronet'in işlettiği 34 LNG tankerinin boş halde beklediği belirtiliyor.

Analistler Uyarıyor: Normalleşme Aylar Sürebilir

S&P Global Energy analistleri James Bambino ve Zhuwei Wang, ateşkes sonrası paylaştıkları notta, ateşkesin petrol fiyatları için kısa vadede düşüş sağlayacağını ancak durumun "normalleşmeden hala uzak" olduğunu vurguladı. Analistler, piyasanın savaş öncesi koşullara hızlı bir dönüş olacağını varsaymaması gerektiği yönünde tavsiyede bulundu.

Hürmüz Boğazı hemen açılsa dahi ticaret akışının normalleşmesinin "aylarca sürebileceğini" belirten analistler, dünyada halihazırda başlayan talep daralmasının ateşkese rağmen sürmesinin beklendiğini ifade etti. Asıl kritik sorunun "boğazın açılışı sonrası ne olacağı" olduğuna işaret eden analistler, Hürmüz Boğazı'nın "yeniden tamamen açılmasına" ilişkin birçok belirsizlik bulunduğunu kaydetti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

S&P Global Energy analisti Eric Yep'e göre ise, iki haftalık ateşkes ve müzakere süreci, gaz ve LNG piyasaları açısından yüksek oynaklık barındırmaya devam edecek. Bu süreçte şirketlerin güvenli geçişten emin olmasıyla, boğazda bulunan yüklü tankerlerin hızla bölgeden çıkması bekleniyor. Ancak, LNG üretiminin yeniden artması ve yakıt kıtlığı ile kısıtlamalardan etkilenen Asya ülkelerinde piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi için, çatışmaların daha kalıcı biçimde sona ermesi gerekiyor.