Suriye'de terör örgütü YPG/SDG'den kurtarılan bölgelerdeki petrol ve doğal gaz kaynakları, sahadaki askeri ve siyasi değişimlerin aynı zamanda yüksek hacimli bir enerji denklemine karşılık geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Haseke'nin güneyi, Kamışlı-Malikiye hattı ve Deyrizor'un kuzeyinde yoğunlaşan petrol ve doğal gaz sahaları, milyarlarca varillik potansiyeli işaret ederek bölgenin enerji haritasını yeniden tanımlıyor.
TESPAM Haritaları Enerji Denkleminin Önemini Vurguluyor
Türkiye Enerji Stratejileri Politikaları ve Araştırma Merkezi (TESPAM) tarafından hazırlanan detaylı haritalar, bölgede değişen enerji denkleminin stratejik önemini net bir şekilde gözler önüne seriyor. YPG'den alınan alanlarda tespit edilen zengin rezervler, yalnızca yerel kontrol mekanizmalarını değil, aynı zamanda Suriye'nin gelecekteki enerji gelirleri ve yeniden yapılanma sürecinin de anahtar unsurları arasında yer alıyor.
Haseke Güneyinde 1,3 Milyar Varillik Stratejik Havza
Haseke şehrinin güneyinde bulunan petrol ve gaz sahalarında, YPG'nin elinden kurtarılan tam 13 ayrı sahada yaklaşık 1,3 milyar varillik rezerv bulunuyor. Şeyh Süleyman, Şeyh Mansur, El Hol, Tişrin, Goune, Gebe ve Cübessah gibi önemli sahalar, tek tek incelendiğinde orta ölçekli görünseler de birlikte değerlendirildiklerinde bölgenin stratejik bir enerji havzası olduğunu kanıtlıyor.
Özellikle Tişrin sahasında tahmini 400 milyon varili aşan rezerv miktarı, Haseke güneyinin neden uzun süredir şiddetli çatışmalara ve nüfuz mücadelesine sahne olduğunu net bir biçimde açıklıyor. Bu rezervler, bölgenin ekonomik ve siyasi istikrarı için hayati bir rol oynuyor.
Deyrizor Kuzeyinde YPG'nin Gücü Zayıflıyor
Deyrizor'un kuzeyinde ise Margada, Ebu Kasap, Derro, Raşid, Atilla, İsbah, El Tabiye ve Cafra gibi 12 ayrı sahada toplam 1,1 milyar varillik rezerv dikkat çekiyor. İsbah ve El Tabiye sahalarında tahmin edilen yüksek rezervler, Fırat havzasının enerji açısından hâlâ Suriye'nin bel kemiği konumunda olduğunu gösteriyor.
Deyrizor kuzeyindeki bu önemli kazanım, YPG'nin doğu Suriye'deki ekonomik manevra alanını önemli ölçüde daraltırken, petrol gelirlerinin kontrolü üzerinden kurduğu yerel nüfuzun da ciddi şekilde zayıflamasına yol açıyor. Bu durum, bölgedeki güç dengelerini derinden etkiliyor.
Kamışlı-Malikiye Hattında 4,4 Milyar Varillik Potansiyel
Kamışlı ile Malikiye arasındaki hatta yoğunlaşan petrol ve gaz sahaları da büyük ilgi görüyor. Bu bölgede YPG'nin elinde kalan sahaların toplam rezervi 4,4 milyar varil seviyesinde hesaplanırken, örgütten alınan alanlarda Yusufiye, Kirbah, Nakur, Ebu Gazel ve El Barde gibi sahalar öne çıkıyor.
YPG'den çıkarılan bu sahaların rezerv büyüklükleri tek tek 20-35 milyon varil bandında seyretse de, Kamışlı-Malikiye hattı Suriye'nin en yüksek potansiyelli petrol kuşaklarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu durum, bölgenin gelecekteki enerji üretimi için taşıdığı önemi vurguluyor.
Banyas'a İlk Petrol Sevkiyatı Gerçekleştirildi
YPG'den kurtarılan bölgelerde petrol çıkarma faaliyetleri resmen başladı. Suriye Arap Haber Ajansı'nın (SANA) aktardığı habere göre; Suriye Petrol Şirketi Kurumsal İletişim Müdürü Safvan Şeyh Ahmed, çıkarılan petrolün Humus ve Banyas rafinerilerine sevkiyatının yapıldığını açıkladı.
Ahmed, petrol kuyularının kurtarıldığı zamanki çalışma durumuna getirilmesinin temel hedef olduğunu vurgularken, gelecek 4 ay içinde günlük petrol üretiminin 100 bin varil olmasının beklendiğini ifade etti. Ayrıca, Deyrizor kırsalındaki petrol sahalarından çıkarılan ham petrolü taşıyan 20 tankerin, Banyas kentindeki Suriye Petrol Şirketi tesislerine başarıyla ulaştığı bildirildi.
Bu gelişmeler, Suriye'nin enerji altyapısının yeniden canlandırılması ve bölgesel ekonomik istikrarın sağlanması açısından kritik adımlar olarak değerlendiriliyor.