COP31 İklim Zirvesi Kasım Ayında Antalya'da Gerçekleşecek
Bu yıl 31'incisi düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31), Kasım ayında Antalya'da yapılacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, hafta sonunda Antalya Diplomasi Forumu'nda Reuters ajansına yaptığı açıklamalarda, iklim kriziyle mücadelede kritik konulara değindi.
1 Trilyon Dolar İklim Finansmanı En Acil İhtiyaç
Bakan Kurum, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliği ile etkin bir şekilde mücadele edebilmesi için ihtiyaç duyduğu 1 trilyon dolarlık kaynağın temin edilmesinin, cevap bekleyen en önemli ve acil sorun olduğunu ifade etti. Savaşlar ve küresel krizlerin dünya gündemini belirlediği bu dönemde, iklim değişikliği politikaları hakkında kamuoyu farkındalığının artırılmasının da hayati önem taşıdığını vurguladı.
"Artık Uygulama Zamanı, Aksiyon Üretmeliyiz"
Mehmet Özhaseki, "Bugüne kadar tüm Taraflar Konferansları'nda (COP) önemli kararlar alındı. Bu kararları yürüteceğiz ancak asıl olan, bu kararları pratiğe dökmemizdir. Dünyanın bizden beklentisi artık uygulamaya geçmek ve somut aksiyonlar üretmektir" dedi. Aynı zamanda COP31'in başkanlık görevini de yürütecek olan Bakan, Türkiye'nin vaatlerden ziyade uygulamanın ön planda olduğu bir konferans yönetmek istediğini belirtti.
Ulusal Katkı Beyanları (NDC'ler) ve Finansman İhtiyacı
Ülkelerin ekonomilerini sıfır emisyon hedefine taşımak için izleyecekleri politikaları belirleyen Ulusal Katkı Beyanlarına (NDC) atıfta bulunan Kurum, "Ülkelerin vermiş olduğu sıfır emisyon NDC'lerini hayata geçirecek adımlar atalım. Kısmen bu beyanları vermeyen ülkeler de var" şeklinde konuştu. COP31'e kadar tüm ülkelerin NDC'lerini sunmasını arzuladıklarını ifade eden Bakan, gelişmekte olan ülkelerin bu beyanları hazırlamaları için yaklaşık 150 milyon dolarlık bir finansmana ihtiyaç duyulduğunu açıkladı ve bu konuda bir kampanya yürüteceklerini söyledi.
Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma ve Geçiş Süreci
Geçen yılki iklim konferansının en çok eleştirilen yönlerinden biri, fosil yakıt kullanımının terk edilmesine yönelik somut bir dilin ortaya konulamaması olmuştu. Bakan Kurum, Türkiye'nin enerji ihtiyaçlarını karşılamak ve ithalata bağımlılığını azaltmak için fosil yakıt kullanmak zorunda olduğunu, ancak yenilenebilir enerji kaynaklarından üretimin arttığını ve uzun vadeli planlamaların yapıldığını kaydetti.
"Bir geçiş süreci tanıyarak tüm dünyada fosil yakıtlardan uzaklaşmayı küresel gündeme taşımak zorundayız" diyen Kurum, "Biz de COP31'de, COP30'da kısmen alınan o geçiş süreciyle ilgili kararları yürütüyor olacağız" ifadelerini kullandı. Bu sürecin, dengeli ve adil bir şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.



