El Nino'nun Ölümcül Etkisi: Uzmanlar Dünyayı Uyarıyor
Singapur'daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi ve Hong Kong Şehir Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışma, iklim değişikliğiyle birlikte daha şiddetli hale gelen El Nino hava olayının küresel ölçekte ölümleri artıracağını ortaya koydu. Çalışmanın sonuçları, prestijli bilim dergisi Nature'da yayımlandı ve uzmanlar, gerekli önlemler alınmazsa sıcaklığa bağlı hastalıklar ve ölümlerin "yeni normal" olarak değerlendirileceği konusunda acil uyarılarda bulunuyor.
Pasifik'ten Gelen Tehdit: Sıcaklık Artışı ve İstikrarsızlık
Pasifik Okyanusu'nda meydana gelen El Nino hava olayı, öncelikle okyanuslara kıyısı olan bölgelerde, ardından tüm dünyada sıcaklık artışına neden olurken, yağış düzenlerinde de ciddi istikrarsızlıklara yol açıyor. Bu durum, tarımdan sağlığa kadar birçok sektörü doğrudan etkiliyor ve insan yaşamını tehdit ediyor.
Araştırmanın Çarpıcı Bulguları: Ölüm Oranları ve Ekonomik Kayıplar
Çalışmada, El Nino'nun ölüm oranları, yaşam beklentisi üzerindeki etkileri ve buna bağlı ekonomik kayıplar detaylı bir şekilde incelendi. Pasifik kıyısındaki 10 ülke ve bölgede 1960-2022 dönemini kapsayan analizler, El Nino etkisinin tamamen ortadan kalktığı zamanlarda ortalama ölüm oranlarında yüzde 2,1'lik bir azalma görüldüğünü gösterdi. Ancak, araştırmacılar El Nino'nun ölüm oranlarındaki azalma hızını sürekli olarak yavaşlattığını, bu durumun ölüm oranlarında artışa ve yaşam beklentisinde azalmaya yol açtığını tespit etti.
Etkinin yaşa göre değiştiği vurgulanırken, en belirgin etkinin 30 yaş altı nüfusta görüldüğü saptandı. Bir standart sapma düzeyindeki El Nino, bu yaş grubunda ölüm oranlarındaki düşüşü 5 yıl sonra 3 puan yavaşlatıyor. Bu durumun, gençlerin aşırı sıcaklık ve hava kirliliğine daha fazla maruz kalmasından kaynaklandığı değerlendirildi.
Tarihsel El Nino Olaylarının Yıkıcı Sonuçları
Araştırmada, son 60 yılın en güçlü iki El Nino olayı olan 1982-1983 ve 1997-1998 dönemlerinin yaşam beklentisi üzerindeki etkileri derinlemesine incelendi. ABD örneğinden yapılan değerlendirmede, 1997-1998 El Nino olayının ölüm oranlarındaki düşüşü yavaşlatarak yaşam beklentisindeki artışı azalttığı görüldü. Bu etkinin, doğumda yaşam beklentisinde 0,44 yıl kayba yol açtığı, ardışık La Nina etkileri hesaba katılmadığında ise bu kaybın 0,86 yıla ulaşacağı hesaplandı.
Pasifik'e kıyısı olan ülkelerde, söz konusu El Nino olayları sırasında, normal koşullarda beklenen yaşam süresi artışının sırasıyla 0,54 yıl ve 0,37 yıl daha düşük gerçekleştiği tahmin ediliyor. Tarihsel karşılaştırmalar, yaşam beklentisi kaybının parasal karşılığının zaman içinde belirgin biçimde arttığını gösterdi. 1982-1983 El Nino olayının yol açtığı toplam yaşam beklentisinin mali değer kaybı 2,6 trilyon dolar, 1997-1998 olayının ise 4,7 trilyon dolar olduğu tahmin edildi.
Geleceğe Yönelik Karanlık Senaryolar ve Uzman Görüşleri
Çalışmada kullanılan geleceğe yönelik iklim senaryoları, El Nino genliğinde yüzde 14 ile 23 arasında bir artışa ve tüm senaryolarda daha güçlü El Nino etkilerine işaret ediyor. Sera gazı emisyonlarının orta düzeyde arttığı senaryoya göre, 2020-2099 döneminde, doğumda ortalama kümülatif yaşam beklentisi kaybının 2,8 yıl olacağı öngörülürken, bu kaybın en olumlu senaryoda 1 yıl, en olumsuz senaryoda 3,1 yıl olması bekleniyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurnaz, Pasifik Okyanusu'ndaki sıcaklık değişimlerinin dünyanın ortalama sıcaklığını doğrudan etkilediğini ve bunun tarım ile sağlık başta olmak üzere birçok sektörde ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
"İklim değişikliğinin olmadığı bir senaryoda El Nino'nun küresel ortalama sıcaklıkları ortalamanın 0,1 ila 0,2 derece üzerine taşıyabileceğini, ancak mevcut ısınma eğilimine El Nino'nun eklenmesiyle ağustos ve eylül aylarında rekor sıcaklıkların görülebileceğini" ifade eden Kurnaz, El Nino'nun insan sağlığını da ciddi oranda tehdit ettiğini belirtti.
Kurnaz, "0,2 derece, aşırı sıcaklıklara en az 1 derece olarak yansır. Mesela aşırı sıcaklık geçtiğimiz sene Türkiye'de 50 derece ölçülmüştü. El Nino olan bir senede bunun 51 derece olması beklenir. Yani bu 5-10 derece değil ama sıcaklığın 1 derece bile yukarı çıkması insanlarda yaşamla ölüm arasında fark yaratabilir. Bu nedenle ölümlerin ciddi oranda artabileceği bir durum söz konusu. Sıcaklık artışı ve deniz suyu sıcaklıklarında artış nedeniyle birkaç sene önce Libya'da gördük ki 13 bin kişi öldü." şeklinde konuştu.
Yüksek Sıcaklıkların Sağlık Üzerindeki Doğrudan Etkileri
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Tarık Mecit, yüksek hava sıcaklıklarının insan sağlığı üzerindeki etkisinin merkezinde vücudun ısı dengesinin korunmasının bulunduğunu kaydetti. Sıcaklık arttıkça deri damarlarının genişlediğini ve terlemenin arttığını, bunun kalp-damar sistemine ek yük bindirerek sıvı ve elektrolit kaybını hızlandırdığını anlatan Mecit, "kent ısı adası" etkisiyle ısı dalgalarının yalnızca meteorolojik bir olay olarak değil, sağlık sistemi yükü, iş gücü ve üretkenlik kaybı anlamına gelen bir "halk sağlığı alarmı" olarak ele alınması gerektiğini bildirdi.
Risk Grupları ve Alınması Gereken Önlemler
Dr. Tarık Mecit, yüksek sıcaklıklara karşı risk grupları sıralanırken iki temel ölçütün esas alınması gerektiğine dikkati çekti: fizyolojik rezerv ve maruziyet süresi. Isı stresine dayanıklılığın yalnızca yaşla ilişkilendirilemeyeceğini belirten Mecit, dayanıklılığın kalp ve damar kapasitesi, sıvı-elektrolit dengesi, metabolik kontrol, kullanılan ilaçlar ve çevresel koşullar gibi tüm etmenlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Risk grupları şu şekilde sıralandı:
- 65 yaş üzeri bireyler, özellikle düşkün, yalnız yaşayan ve kronik hastalığı olan yaşlılar.
- Bebekler ve küçük çocuklar.
- Gebeler, kalp üzerindeki çalışma yükünün değişkenliği ve sıvı gereksinimi nedeniyle.
- Tarım, inşaat, güvenlik ve kuryelik gibi açık alanda çalışanlar.
Mecit, genç ve sağlıklı bireylerde dahi ısı bitkinliği, ısı çarpması, aritmi ve akut böbrek hasarı görülebileceğini hatırlattı.
"Yeni Normal" Uyarısı ve Önlenebilir Ölümler
Sıcaklığa bağlı hastalıkların gelecek yıllarda artabileceği uyarısında bulunan Dr. Tarık Mecit, "Gerekli önlemler alınmazsa sıcaklığa bağlı hastalıklar ve ölümler yeni normal olarak değerlendirilecektir." dedi. Isı dalgalarının hem daha sık hem daha şiddetli hale geldiğini, gece sıcaklığının düşmediği dönemlerin arttığını ve vücudun toparlanma fırsatı bulamadığını ifade eden Mecit, şu kritik uyarıyı yaptı:
"Eğer serinleme altyapısı, iş güvenliği uygulamaları ve birinci basamak izlemi aynı hızda güçlendirilmezse, mortalite artışı geçici bir dalgalanma değil, kalıcı bir eğilim haline gelebilir. Isı kaynaklı ölümlerin önemli bir kısmı önlenebilir ölümdür."
Mecit, sıcaklığa maruziyeti azaltmak için şu tavsiyelerde bulundu:
- Sıvı alımının susamayı beklemeden yapılması.
- Yoğun terlemede elektrolit dengesinin gözetilmesi.
- Özellikle yaşlılar, diüretik kullananlar ile açık alanda çalışanların yakından izlenmesi.
Bu kapsamlı araştırma ve uzman uyarıları, iklim değişikliği ve El Nino'nun birleşik etkisinin sadece çevresel bir sorun değil, doğrudan insan yaşamını ve küresel ekonomiyi tehdit eden acil bir halk sağlığı krizi olduğunu gözler önüne seriyor.