Fethiye-Göcek'te Deniz Koruma Devrimi: Demir Atıp Yerleşme Dönemi Sona Eriyor
Fethiye-Göcek'te Deniz Koruma Devrimi Başladı

Fethiye-Göcek'te Tarihi Adım: Denizde Sezonluk İşgal Dönemi Sona Erdi

Türkiye Çevre Ajansı, Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde hayata geçirdiği DERİA Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemi ile deniz ekosistemini korumak için devrim niteliğinde bir adım attı. Bu sistemle birlikte, teknelerin rastgele demir atarak deniz tabanını tahrip etmesi ve koyları sezonluk olarak işgal etmesi artık mümkün olmayacak.

Kontrollü Bağlama ve Zaman Sınırlaması Getirildi

Sistem kapsamında, 17 farklı koyda toplam 926 mapa ve 906 tonoz kurularak 886 teknenin kontrollü şekilde bağlanması sağlanıyor. En kritik düzenleme ise zaman sınırlaması: bir tekne aynı koyda en fazla 3 gün, tüm Göcek bölgesinde ise toplamda en fazla 11 gün kalabilecek. Bu sayede "ilk gelen yerleşir" düzeni tamamen ortadan kalkıyor.

Koruma Modeli ve Aktif Denetim Mekanizmaları

DERİA sistemi sadece bir bağlama düzeni değil, kapsamlı bir koruma modeli olarak tasarlandı. Bölgede artık şu aktif hizmetler bulunuyor:

  • Atık alım tekneleri
  • Deniz yüzeyi temizleme ekipleriDeniz dibi tarama ve temizlik çalışmaları

Bu mekanizmalar, deniz çayırlarının korunması, dip yapısının tahrip edilmemesi ve atık yükünün kontrol altına alınması için sürekli çalışacak.

Bodrum Koyları Sıradaki Hedef

Sistemin başarısı, benzer sorunlar yaşayan diğer bölgeler için de umut verici. Özellikle Bodrum koyları, yıllardır aynı baskıyı taşıyor. Bazı tekneler yaz başında gelip demir atıyor, sezon boyunca hiç hareket etmeden kalıyor ve deniz ekosistemine geri dönüşü olmayan zararlar veriyor.

Deniz turizminin hareketle güzelleştiğini vurgulayan uzmanlar, demir atıp yaşam kurmanın denizcilik değil, kıyı işgali olduğunun altını çiziyor. Göcek'te başlatılan bu zihniyet değişiminin, Bodrum'un cennet koylarına da örnek olması bekleniyor.

Dalaman Koyları da Sistem Kapsamında

Yeni koruma yaklaşımı, Dalaman koylarını da içerecek şekilde genişletildi. Bu da meselenin artık yerel bir şikayet olmaktan çıkıp, bölgesel bir koruma stratejisine dönüştüğünü gösteriyor. Denizlerimizin sürdürülebilir kullanımı için atılan bu adım, gelecek nesillere daha temiz ve sağlıklı bir çevre bırakma hedefini taşıyor.