İstanbul'da Hava Kirliliği Mart Ayında Yüzde 24 Azaldı
İstanbul'da Hava Kirliliği Yüzde 24 Azaldı

İstanbul'da Hava Kirliliğinde Önemli Düşüş: Mart Ayında Yüzde 24 İyileşme Kaydedildi

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, İstanbul'da hava kirliliğinde kayda değer bir iyileşme olduğunu ortaya koydu. Çalışmaya göre, 2026 yılı mart ayında partikül madde (PM10) kaynaklı hava kirliliği, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 24 azaldı.

İstasyon Verileri ve Karşılaştırmalı Analiz

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros liderliğinde yürütülen çalışmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan veriler incelendi. Buna göre:

  • 2026 mart ayında İstanbul genelinde partikül madde konsantrasyonu ortalaması metreküp başına 30,6 mikrogram olarak ölçüldü.
  • 2025 mart ayında bu değer metreküp başına 40,3 mikrogram seviyesindeydi.
  • Kentteki 24 istasyondan 19'unda kirlilik oranı düşerken, 5 istasyonda artış gözlemlendi.

En Temiz ve En Kirli İstasyonlar

Mart 2026'da hava kirliliğinin en yüksek ölçüldüğü istasyonlar şu şekilde sıralandı:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  1. Sultangazi 3: Metreküp başına 59,5 mikrogram
  2. Kağıthane: Metreküp başına 54 mikrogram
  3. Sultangazi 2: Metreküp başına 46,9 mikrogram

Buna karşılık, havanın en temiz olduğu istasyonlar ise:

  1. Sultangazi 1: Metreküp başına 9,2 mikrogram (2025'e göre yüzde 81 azalma)
  2. Büyükada: Metreküp başına 16,9 mikrogram
  3. Kumköy ve Ümraniye 1: Metreküp başına 18,1 mikrogram

En fazla iyileşme gösteren istasyonlar arasında Ümraniye 1 (yüzde 48) ve Beşiktaş (yüzde 47) da yer aldı. Ancak Arnavutköy'de yüzde 74, Sancaktepe'de ise yüzde 46 artış kaydedildi.

Uzman Görüşü ve Meteorolojik Etkenler

Prof. Dr. Hüseyin Toros, yaptığı değerlendirmede, 2026 yılı mart ayının meteorolojik açıdan daha hareketli ve yağışlı geçtiğini vurguladı. Toros, "Geçen yıl İstanbul'daki farklı istasyonlardaki parçacık madde yoğunluğu aylık ortalama 40,3 mikrogramdı. 2026 yılında bu değerin 30,6'ya düştüğünü, havamızın kalitesinin arttığını görüyoruz. Bu iki yılın verileri karşılaştırıldığında mart ayında yüzde 24'lük bir iyileşme var, bu da daha kaliteli hava soluduğumuz anlamına geliyor" dedi.

Toros ayrıca, İstanbul'da havanın en temiz olduğu saatlerin 16.00 ile 19.00 arası, en kirli olduğu saatlerin ise 09.00 ile 11.00 arası olduğunu belirtti. Sabah saatlerindeki trafik yoğunluğunun kirliliği artırdığını, öğleden sonra ise hava hareketlerinin kirleticileri dağıttığını açıkladı.

Sağlık ve Toplumsal Etkileri

Hava kalitesindeki iyileşmenin insan sağlığı üzerinde doğrudan olumlu etkileri bulunuyor. Prof. Dr. Toros, bir kişinin günde ortalama 10-15 kilogram hava soluduğunu, havadaki parçacıkların solunum yoluyla akciğerlere, kalp-damar sistemine ve beyne ulaşabildiğini hatırlattı. Hava kalitesinin artmasının, sağlık giderlerinin azalmasına ve iş gücü verimliliğinin artmasına katkı sağladığını ifade etti.

Toros, sürdürülebilir bir iyileşme için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayarak, araç kullanımından yakıt kalitesine, sanayi tesislerinden çevre temizliğine kadar birçok alanda ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması