İstanbul'un Sel Risk Haritası Yapay Zeka ile Belirlendi: En Riskli İlçeler Açıklandı
İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte son yıllarda artış gösteren sel felaketleri, yoğun yapılaşma ve kent içi drenaj sorunlarıyla birleşerek İstanbul için ciddi tehditler oluşturuyor. Betonlaşmanın hız kazanması, yağışların hızla taşkınlara dönüşmesine zemin hazırlarken, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) işbirliğiyle gerçekleştirilen önemli bir çalışma, kentin sel risk haritasını ortaya koydu.
Türkiye'de İlk Kez Yapay Zeka ile Sel Risk Analizi
"İstanbul'un ilçe bazlı sel risk haritalandırması" başlıklı çalışma, Türkiye'de ilk kez yapay zeka tabanlı bir karar destek algoritması kullanılarak gerçekleştirildi. Proje kapsamında tehlike, maruziyet ve kırılganlık unsurları birlikte değerlendirilerek İstanbul'un ilçe ölçeğindeki sel riskleri detaylı şekilde analiz edildi.
Çalışmanın yürütücüsü Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, iklim değişikliği ve yoğun kentleşme baskısı nedeniyle şiddetli yağışlara bağlı sel olaylarının arttığını belirterek, bu nedenle çalışmayı Türkiye'nin en yoğun nüfuslu kenti İstanbul'da gerçekleştirdiklerini ifade etti.
En Riskli ve En Az Riskli İlçeler Belli Oldu
Araştırma sonuçlarına göre, İstanbul'da sel riskinin en yüksek olduğu ilçeler şu şekilde sıralanıyor:
- Fatih (0,7750 risk puanı)
- Gaziosmanpaşa (0,7505 risk puanı)
- Bağcılar (0,7340 risk puanı)
- Güngören (0,7305 risk puanı)
- Beyoğlu (0,7211 risk puanı)
Sel riskinin en düşük olduğu ilçeler ise Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy olarak belirlendi. Bu ilçelerde risk puanları 0,1376 ile 0,2212 arasında değişiklik gösteriyor.
Avrupa Yakası'nda Risk Daha Yüksek
Doç. Dr. Ekmekcioğlu, Avrupa Yakası'nda sel riskinin genel olarak daha fazla olduğunu aktarırken, Silivri, Çatalca ve Sarıyer'in bazı bölgeleri ile Anadolu Yakası'nda Şile'de riskin görece daha az olduğunu kaydetti.
"Riskin en önemli unsurunun insan varlığı, dolayısıyla nüfus ve yapılaşma olduğunu görüyoruz" diyen Ekmekcioğlu, şu önemli tespitleri paylaştı:
- İstanbul'un merkez kuşağında nüfus yoğunluğunun fazla olduğu Esenler, Güngören, Bağcılar gibi bölgelerde sel riski daha yüksek
- Geçmişte meydana gelmiş kronik sel baskınları bu tespitleri doğruluyor
- Anadolu Yakası'nda Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy gibi ilçelerde sel riski yüksek, ancak Avrupa Yakası'ndaki ilçelerle kıyaslandığında biraz daha düşük
Yapay Zeka ile %90-95 Doğruluk Oranı
Çalışmanın en özgün yanını yapay zeka kullanımı olarak nitelendiren Ekmekcioğlu, "Geçmiş sel olaylarından öğrenen ve bu olayları tetikleyici unsurları barındıran bir yapay zeka algoritmasıyla tehlike modellemesini gerçekleştirdik" dedi.
Tehlike modellemesinde sel risklerini bölgenin topografya, eğim, drenaj ağı ile hidrolojik, meteorolojik ve jeomorfolojik özelliklerini geçmiş sel olaylarıyla ilişkilendirerek yapay zekayla yaklaşık %90 ila %95 doğrulukla tahmin ettiklerini belirten Ekmekcioğlu, bu algoritmanın tüm risk değerlendirme sürecini beslediğini vurguladı.
Doğa Temelli Çözümler Öneriliyor
Doç. Dr. Ekmekcioğlu, İstanbul gibi yoğun kentleşmiş bir şehirde sel riskini azaltmak için doğa temelli çözümleri önerdi:
- Yağmur suyu hasadı sistemleri
- Yağmur bahçeleri oluşturulması
- Geçirimli zemin uygulamaları
- Çatılarda yağmur suyunun biriktirilmesi ve geri kazanımı
"Çatılarda yağmur suyunun tutulması ve yağışın akışa dönüşmesinin geciktirilmesi, İstanbul'da sel tehlikesiyle baş etme noktasında hayata geçirilmesi gereken önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor" diyen Ekmekcioğlu, bu önlemlerin sel riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ifade etti.
İstanbul'un %10'u Yüksek Tehlike Altında
Yapılan tehlike analizlerine göre, İstanbul'un yüzey alanı bakımından yaklaşık %10'luk bir kısmı yüksek sel tehlikesi altında bulunuyor. %10'luk bir kısım orta tehlike, %80'lik kısım ise düşük ve çok düşük tehlike kategorilerinde yer alıyor.
Ekmekcioğlu, "Dikkat edilmesi gereken nokta, yüksek tehlike altında olarak ifade ettiğimiz %10'luk yüzey alanının çok ciddi bir nüfus yoğunluğunu barındırması. Bu bölgelerde nüfus yoğunluğunun etkisiyle sel riski artıyor" uyarısında bulundu.
Çalışma, İstanbul'un sel risk yönetimi için önemli veriler sunarken, yerel yönetimlere ve planlamacılara yol gösterici bir kaynak olma özelliği taşıyor. İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde, bu tür bilimsel çalışmaların kent güvenliği açısından hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.



