2026 Erzincan Ramazan İmsakiyesi Açıklandı: İlk Vakitler Netleşti
Erzincan'da 2026 Ramazan ayına sayılı günler kala, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi imsakiye takvimi yayınlandı. İmsak vaktiyle birlikte oruç ibadetinin başlayacağı, akşam iftar vaktiyle de günlük orucun sona ereceği vakitler artık belli oldu. Erzincanlı müminler, sabahın erken saatlerinde sahura kalkacak, gün boyu sürecek oruçlarını ise akşam ezanıyla birlikte açacaklar.
Erzincan'da İlk Sahur ve İftar Saatleri
Diyanet Erzincan İmsakiyesi verilerine göre, 19 Şubat 2026 Perşembe günü ilk sahur vakti saat 05.40'ta sona erecek. Aynı günün akşamında ise ilk iftar saati 18.09 olarak belirlendi. Teravih namazı, yatsı ezanının 19.27'de okunmasının ardından kılınacak. 20 Şubat tarihinde sahur için imsak vakti ise 05.38 olarak açıklandı.
2026 Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı Tarihleri
Diyanet Dini Günler takviminde yer alan bilgilere göre, 2026 yılında Kadir Gecesi 16 Mart 2026 tarihinde idrak edilecek. Ramazan Bayramı ise 20 Mart 2026 Cuma günü başlayacak. Bayram takvimi şu şekilde oluşuyor:
- Arefe Günü: 19 Mart 2026 Perşembe
- Ramazan Bayramı 1. Gün: 20 Mart 2026 Cuma
- Ramazan Bayramı 2. Gün: 21 Mart 2026 Cumartesi
- Ramazan Bayramı 3. Gün: 22 Mart 2026 Pazar
Erzincan İlçelerine Özel İmsakiye Bilgileri
Erzincan'ın farklı ilçelerinde iftar ve sahur vakitleri birbirinden farklılık gösterebiliyor. Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü ilçeleri için özel namaz vakitlerini öğrenmek isteyen vatandaşlar, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın güncel verilerine başvurabilirler. Bu sayede her ilçenin kendine özgü imsakiye bilgilerine kolayca ulaşmak mümkün olacak.
Sahurun Önemi ve Dini Dayanakları
Diyanet İşleri Başkanlığı, sahur yemeğinin oruç ibadetindeki kritik rolünü vurguluyor. Sahur, imsak vaktinden önce gece yenilen yemek olarak tanımlanıyor. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bizzat sahura kalktığı ve ümmetine de bu konuda tavsiyelerde bulunduğu hadis kaynaklarında yer alıyor. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), sahur yemeğinde bereket olduğunu ifade etmiş ve bunun Müslümanların orucu ile Ehl-i kitabın orucu arasındaki önemli farklardan biri olduğunu belirtmiştir.
Fakihler, sahura kalkmanın ve sahuru geciktirmenin sünnet olduğunu bildiriyor. Âlimler, sahurun oruca dayanma gücü verdiğini, maddî ve manevî bereketlere vesile olacağını aktarıyor. Çünkü kişi sahura kalkmakla seher vaktini uyanık geçirerek bu vakitte dua ve istiğfar edebiliyor. Bu şekilde manevî lezzetlerle başlanan orucun daha canlı ve şevkli tutulacağı ifade ediliyor. Bu nedenle, sahur ihmal edilmemesi gereken bir ibadet parçası olarak görülüyor.



