Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 24 Temmuz 2026 tarihli ve 'İslam medeniyeti' konulu Cuma hutbesi yayınlandı. Her hafta büyük bir katılımla kılınan Cuma namazı için bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen hutbe konusu 'İslam medeniyeti' oldu. 81 ildeki tüm camilerde okunacak hutbenin tam metni haberimizde yer almaktadır.
Hutbenin Temel Mesajları
Hutbede, Yüce Allah'ın Hûd suresindeki 'Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik...' ayetiyle başlanarak, insanın yeryüzünün emanetçisi olduğu ve hayatı imar etme sorumluluğu vurgulandı. Medeniyetin, maddi eserlerle birlikte manevi değerleri de yaşatan bir anlayış olduğu ifade edildi.
Kur'an ve sünnet rehberliğinde kurulan İslam medeniyetinin, ilmi ibadetle, çalışmayı dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla birleştirerek yükseldiği belirtildi. Tarih boyunca inşa edilen camiler, vakıflar ve kütüphanelerin bu medeniyet tasavvurunun simgeleri olduğu kaydedildi.
Medeniyetin Gayesi ve Temel İlkeleri
İslam medeniyetinin temel gayesinin kalpleri kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inançta buluşturmak olduğu vurgulandı. Nahl suresindeki 'Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder...' ayeti hatırlatılarak, iyiliğin unutulduğu ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir gelecek kuramayacağı ifade edildi.
Camilerin kardeşliği pekiştirdiği, okulların bilgiyle erdemi öğrettiği, iş yerlerinin dürüstlük ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olması gerektiği belirtildi. Her bireyin bulunduğu yerde iyiliği temsil etmesi halinde medeniyetin güç kazanacağı kaydedildi.
Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi Vurgusu
Hutbede, İstanbul'un fethinin nişanesi Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden cemaatiyle buluştuğu gün olduğu hatırlatıldı. Ayasofya'dan yankılanan ezan-ı Muhammedî'nin, milletin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanı olduğu ifade edildi. Camilerin, maziyle istikbal arasında köprü kuran manevi kaleler olduğu vurgulandı.
Hutbe, Tevbe suresindeki 'Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve yalnızca Allah'tan korkan kimseler imar edebilir...' ayetiyle sonlandırıldı.



