Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 29 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesi, "Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti" konusuyla yayımlandı. Kurban Bayramı'nın üçüncü gününe denk gelen bu önemli hutbe, Türkiye genelindeki camilerde cemaatle paylaşılacak.
Hutbenin Konusu ve Önemi
Hutbede, İslam'ın fetih ruhunun sadece toprak kazanmak olmadığı, aynı zamanda gönülleri fethetmek ve adaleti yaymak olduğu vurgulanıyor. Aziz milletimizin, İslam ile şereflendikten sonra hak ve hakikati hakim kılmak için mücadele ettiği, bu uğurda gemileri karadan yürüterek İstanbul'u fethettiği hatırlatılıyor.
Fetih Ruhunun Anlamı
Fetih ruhunun, kuru bir cihangirlik davası olmadığı, Kur'an'ın rahmet mesajlarını ve Peygamber Efendimiz'in güzel ahlakını tüm insanlığa ulaştırma çabası olduğu ifade ediliyor. Bu ruhun, iyiliği emredip kötülükten alıkoyma gayreti olduğu belirtiliyor.
Vakıf Medeniyeti
Şanlı ecdadımızın, fetih ruhunu kalıcı kılmak için gittiği her yerde vakıflar kurduğu, camiler, medreseler, hastaneler, kütüphaneler, aşevleri, köprüler ve çeşmeler inşa ederek iyiliği kurumsallaştırdığı anlatılıyor. Bu vakıfların, din, dil, renk ayrımı yapmadan herkese hizmet götürdüğü vurgulanıyor.
Vakıfların Önemi ve Sorumluluklarımız
Hutbede, vakıfların vakfedenlerin topluma bıraktığı emanetler olduğu, bu nedenle vakıf medeniyetini ihya etmenin, ecdadın mirasını korumanın ve yeni vakıflar bırakmanın önemine dikkat çekiliyor. Hutbe, şehitlere ve gazilere dua ile sona eriyor.
Hutbede ayrıca, Peygamber Efendimiz'in "Kim güzel bir işe öncülük ederse, hem kendi yaptığının sevabını hem de kendisinden sonra o işi yapanların sevaplarını alır" hadisi hatırlatılıyor.



