Adıyaman'da Bayrak Saygısı ve Sanatçıya Vefa Buluşması
Adıyaman'ın Nusaybin ilçesinde şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen hain saldırı, bölge halkında büyük bir öfke ve tepkiye neden oldu. Provokatif nitelikteki bu alçakça girişim, kadın erkek, yaşlı genç demeden tüm milletin nefretini kazandı. Toplumun beklentisi, bu kirli oyunun arkasında kim varsa en kısa sürede teşhir edilmesi, hesap sorulması ve cezalandırılması yönünde.
Kâhtalı Mıçe'nin Adı Kültür Merkezinde Yaşatılıyor
Kâhta ilçesinin Cami Mahallesi'nde bulunan bir park, halkın imza toplaması sonucu Kâhtalı Mıçe Parkı olarak anılmaya başlandı. Belediye Meclisi'nin aldığı kararla burası, Kâhtalı Mıçe Kültür Merkezi adını aldı. Ne yazık ki sanatçı, adının kültür merkezine verildiğini öğrendikten bir hafta sonra vefat etti. Allah'tan rahmet diliyoruz.
Adıyaman'ın dağını taşını, TOKİ ve Emlak Konut evlerini, ilçelerini ve deprem sonrası yapılan 15 bin köy evini dolaşan ekip, dinlenmek üzere Kâhta'ya geldi. Kâhta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, misafirlere çiğ köfte yoğuracağını söyledi. Başkan Hallaç, Kâhtalı Mıçe'nin akrabası olup, sanatçının halası kendisinin babaannesidir. Diğer bir ifadeyle Mıçe, başkanın dayısının oğludur. Çiğ köfte ikramına teşekkür edilirken, asıl Kâhtalı Mıçe'nin türkülerini dinleme arzusu dile getirildi.
Mıçe'nin Gözyaşları ve Türkü Sevinci
Kâhtalı Mıçe'nin en çok sevdiği ve söylerken duygulandığı türkü, yeğeni Ali Aslan'dan dinlendi: "Harmanımı yeller almış, Bostanımı seller almış, Bir yâr sevdim eller almış, Benim benden haberim yok." Merhum sanatçı bu türküyü yanaklarına akan gözyaşlarıyla seslendirirdi.
Diğer yeğen Mahir Aslan ise amcasının dilinden düşürmediği "Sakine" türküsünü paylaştı. Rahmetlinin bu türküyü çok sevdiğini belirten Mahir Aslan, şu dizeleri aktardı: "Çıkam Nemrut dağına, Kurbanım yanağına, Gel beraber bakalım, Güneşin doğuşuna. Le... Le... Le... Sakine. Niye gittin tütüne, Gel beraber kaçalım, Bak gidiyor makine."
Gelin Havası ve Müziğin Kuşaklararası Etkisi
Mahir ile Ali'nin, yani Kâhtalı Mıçe'nin iki yeğeninin öğrenci sayısı oldukça fazla. En küçük öğrencileri 5 yaşında olup, en büyüğü ise 77 yaşındadır. Öğrencilerden kimi bağlama, kimi piyano, kimi de keman çalmayı öğreniyor. Adıyaman halkının saza ve söze olan sevgisi, "Git güle güle gelin olasın, Adıyaman iline yuva kurasın" gibi gelin havalarında kendini gösteriyor.
Kürtçe Konuşan Kaymakam ve Vefalı Kâhta
Kâhta Kaymakamı Muhammed Üsame Soysal, bölge halkıyla iletişimi güçlendirmek adına Kürtçe öğrenmiş durumda. Kendisi Kürt olmamasına rağmen, çat pat da olsa bu dili konuşabiliyor. Kaymakam Soysal, şehit yakınlarını ve çocuklarını Çanakkale gezisine, gazileri ise Kıbrıs gezisine göndererek vefa örneği sergiliyor.
Kâhta, Adıyaman'ın en büyük ilçesi olup, merkeze sadece 30 kilometre mesafededir. Pek çok Adıyamanlının burada eşi, dostu ve akrabası bulunuyor. Asrın depreminde fazla hasar almayan Kâhta, ağır hasarlı Adıyaman'ın sığınağı oldu. İlçenin ekonomik yapısı da Adıyaman ve diğer ilçelerden farklılık gösteriyor.
Besni'de Kardeşlik ve Dayanışma Ruhu
76 bin nüfuslu Besni ilçesi, milliyetçi damarın güçlü olduğu bir yerleşim yeri. İlçede Gaziantepli nüfus yoğunken, Gaziantep'te de Besnili sayısı 50 bini buluyor. Besni'de hakim kültür, mutfak ve folklor Gaziantep ağırlıklıdır. Kaymakam Muhammed Üsame Soysal, sokakta, okulda ve fabrikada halkın arasında dolaşarak onların görüşlerini alıyor. "Terörsüz Türkiye" konusunda sorulan soruya, bölgede yaklaşık 40 kişiden duyulan yanıt şu oluyor: "Devletimin yanındayım... Yaşasın kardeşlik."
Sanata ve Sanatçıya Duyulan Saygı
Asıl adı Mustafa Aslan olan sanatçı, soyadını değiştirerek Mustafa Kâhtalı adını almış, şöhretiyle birlikte Kâhtalı Mıçe olarak anılmaya başlanmıştır. Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, sanatçının yeğenleri Ali ve Mahir'in müzik öğretmeni olduğunu, seslerinin güzel olduğunu ve saz, keman, gitar, piyano çalabildiklerini belirtti. Amcalarının şarkılarını onlardan dinlemenin önemine vurgu yaptı.
Türkü dinlemeden önce, Kâhtalı Mıçe'nin kabri ziyaret edilerek Fatihalar gönderildi. Başkan Hallaç, yeğenler Ali ve Mahir, gazeteci İbrahim Aslan ve diğer Kâhtalı arkadaşlarla birlikte mezarlığa gidildi. Tertemiz tutulan mezarlık, Kâhtalıların sanata ve sanatçıya olan saygısını gözler önüne seriyor. Kâhtalı Mıçe'nin adı ve anısı, ziyaretçi akınına uğrayan bu mekânda yaşatılıyor.
Türkiye Modeli: Yardımlaşma ve Dayanışma
Adıyaman merkez ve ilçelerde emekli, dar gelirli ve işsiz sayısı fazla olsa da, "Feryat... Yandım, öldüm, bittim! Açım... Eve ekmek götüremiyorum" diyen kimseye rastlanmıyor. Yapılan araştırmalar, Adıyaman'da, Doğu Anadolu'da, Güneydoğu'da ve tüm Anadolu coğrafyasında Türkiye'ye özgü bir yardımlaşma modelinin varlığını ortaya koyuyor.
İstanbul'da 220 bin Adıyamanlı yaşarken, Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli ve İzmir gibi batı illerinde de önemli bir Adıyamanlı nüfus bulunuyor. Batı'ya göç edenler, doğdukları toprakları unutmuyor ve memleketlerindeki garip, öksüz, yetim ve fakir fukaranın yardımına koşuyor. Örneğin Besnili Âdemoğlu Holding sahibi Ali ve İbrahim Âdemoğlu kardeşler, Türkiye ve yurtdışındaki yatırımlarının yanı sıra Adıyaman'da fakülte, okul, taziye evi, cami ve öğrenci yurdu gibi hayır işlerine imza atıyor.
Adıyaman modeli, aslında bir Türkiye modelidir. İnsanlarımız, komşusu açken uyuyamıyor. Siyaset dünyası ve akademi, bu örnek dayanışma modelini mutlaka araştırmalı ve topluma yaygınlaştırmalıdır.