Ahmet Yakupoğlu'nun Hezarfen Sanatı Kazlıçeşme'de Sergileniyor
Ahmet Yakupoğlu'nun Hezarfen Sanatı Sergisi

Ahmet Yakupoğlu'nun Çok Yönlü Sanatı Kazlıçeşme'de

Zeytinburnu Belediyesi Kazlıçeşme Sanat, önemli bir kültür-sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. 'Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu, Kütahya'dan İstanbul'a, Görsel Sanatlardan Musikîye' başlıklı sergi, 17 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak.

Sanatçının İlk Kez Sergilenen Eserleri

Küratörlüğünü Erkan Doğanay'ın üstlendiği sergi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Özel Ahmet Yakupoğlu Müzesi'nin katkılarıyla hazırlandı. 'Suyun Ressamı' olarak anılan Ahmet Yakupoğlu'nun resim, minyatür ve musiki alanındaki eserlerini bir araya getiren sergide, sanatçının birçok çalışması ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, sergiyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Ahmet Yakupoğlu, 1945 yılında Güzel Sanatlar Feyhaman Duran Atölyesi'nden mezun olduktan sonra Kütahya'ya döndü. Süheyl Ünver'e bağlandı. Çok sayıda resmi var. Birçok şehri belgesel gibi kaydetti. Aynı zamanda neyzen. Tüm sanatseverleri hezarfen bir sanatçının, ressamın sergisini görmeye davet ediyoruz."

İstanbul ve Anadolu'nun Görsel Belleği

Sanat tarihine çok yönlü kimliğiyle özgün bir imza bırakan Ahmet Yakupoğlu, özellikle İstanbul'un Üsküdar'ını, Boğaziçi'ni ve Anadolu yakası kıyılarını, Üsküdarlı Hoca Ali Rıza Bey'in izinden giderek büyük bir sadakat, dikkat ve sevgiyle ele almış.

Uzmanlar, Yakupoğlu'nun açık havada, doğrudan gözleme dayalı ve anlık izlenimleri esas alan bu yaklaşımının yalnızca manzara üretimine indirgenemeyeceğini vurguluyor: "Aynı zamanda İstanbul'un hızla dönüşen ve kaybolmaya yüz tutan estetik, mimari ve kültürel değerlerinin resim aracılığıyla kayıt altına alınması anlamına gelir."

Kültürel Mirasa Katkı

Bu köklü manzara geleneğini Anadolu'ya da taşıyan Yakupoğlu, başta Kütahya olmak üzere pek çok Anadolu kentini aynı estetik hassasiyetle resmetmiş; şehirleri, sokakları, evleri ve tabiatı görsel bir bellek unsuru hâline getirerek kültürel mirasın sürekliliğine katkı sunmuş.

Sergi, yaklaşık üç bin eseri olduğu düşünülen sanatçının retrospektifinden özenle seçilmiş bir koleksiyonu içeriyor. Ahmet Yakupoğlu, Türk sanat tarihinde yalnızca bir ressam olarak değil; aynı zamanda bir minyatür sanatçısı, musikişinas, neyzen, çalgı yapımcısı ve restorasyon gibi alanlarda çok sayıda üretim yapan çok yönlü bir kültür insanı kimliğiyle özel bir yer teşkil ediyor.

Ahmet Yakupoğlu Kimdir?

1920'de Kütahya'da doğan Ahmet Yakupoğlu, ortaöğrenimini burada tamamladıktan sonra Süheyl Ünver'in yönlendirmesiyle Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi'nde Feyhaman Duran atölyesinde resim eğitimi alarak 1945'te mezun oldu. Tezhip, minyatür ve klasik Türk musikisiyle de ilgilenen Yakupoğlu, neyzen Halil Dikmen'in ney talebesi oldu.

Paris'te sergi açabilecek düzeyde bir ressam olmasına rağmen Kütahya'ya dönerek şehrin tabiatını, tarihî dokusunu ve mimarisini resimlerinde belgeledi; "suların ressamı" olarak anıldı. Türk musikisi çalışmalarına öncülük etti, pek çok öğrenci yetiştirdi, rebabı yeniden canlandırdı.

Kütahya Müzesi'nin kuruluşuna katkı sundu, Çinili Cami'nin proje ve inşasında aktif rol aldı, yoğun ağaçlandırma ve restorasyon çalışmalarına katıldı. Binlerce esere imza atan sanatçı, eserlerinin önemli bir bölümünü Dumlupınar Üniversitesi'ne bağışladı. Tevazusu ve kültür hizmetleriyle tanınan Yakupoğlu, 2 Ekim 2016'da Kütahya'da vefat etti.

Bu sergi, Yakupoğlu'nun sanatını disiplinler arası bir bütünlük içinde ele almayı ve onun estetik dünyasını farklı yönleriyle görünür kılmayı amaçlıyor. Sanatseverler, hezarfen sanatçının izlerini 17 Mayıs'a kadar Kazlıçeşme Sanat'ta takip edebilir.