Atatürk Kültür Merkezi'nde sahnelenen Fındıkkıran balesi, Türkiye'de biletleri en hızlı tükenen sahne yapımları arasında öne çıkıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Baş Koreografı Ayşem Sunal Savaşkurt ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, bu olağanüstü ilginin sebeplerini ve sahne arkasındaki 200'ü aşkın kişinin görünmeyen emeğini detaylı bir şekilde ele aldık.
Fındıkkıran Balesinin Büyüsü ve Tarihsel Kökenleri
Alman yazar E.T.A. Hoffmann'ın 1816 yılında kaleme aldığı Fındıkkıran ve Fareler Kralı adlı öykü, Fransız yazar Alexandre Dumas tarafından 1844'te masal havasına dönüştürülmüştür. Bu esere en önemli dokunuş ise dünyaca ünlü besteci Çaykovski'den gelmiştir. Günümüzde, bu klasik eser Atatürk Kültür Merkezi'nde sahnelenerek seyircilerden büyük ilgi görmektedir.
Ayşem Sunal Savaşkurt ile AKM Deneyimi ve Fındıkkıran
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Baş Koreografı Ayşem Sunal Savaşkurt, AKM'de çalışmanın hissiyatını şu sözlerle ifade ediyor: "2021'de AKM'ye taşındık ama ben 2015'ten beri bu görevdeyim. AKM'de olduğum için çok mutluyum, öncelikle bu sahneye kavuştuğumuz için... İnanılmaz bir teknoloji... Şu anda Avrupa'da en büyük teknolojiye sahip olan sahne AKM sahnesi diye biliyorum."
Ayşem Hanım, Fındıkkıran balesinde 500-600 temsil yaptığını belirterek, yurt dışındaki deneyimlerini paylaşıyor. Belçika Kraliyet Balesi'nde 16 yıl dans eden sanatçı, bu süreçte yoğun bir turne hayatı yaşadığını ifade ediyor.
Türkiye'de Baleye İlgi ve Temsil Sayıları
Ayşem Sunal Savaşkurt, Türkiye'de baleye ilginin yeterli düzeyde olduğunu ancak daha fazlasının arzulandığını vurguluyor: "Şu anda Fındıkkıran'a bilet bulamıyoruz ama Romeo ve Juliet de öyle. Şubat sonu mart başı altı tane Romeo ve Juliet'imiz de var, onlar da tükendi. Aslında bütün eserlerimizin biletleri bitiyor."
Sanatçı, seyircinin daha fazla temsil talep ettiğini ve bale topluluklarının da bu yönde çaba gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca, prova sürelerinin temsil sayılarına dönüştürülmesinin hem sanatçılar hem de seyirciler açısından daha verimli olacağını dile getiriyor.
Sahne Arkası: Taksim Meydanı'nın Altındaki Fabrika
Fındıkkıran balesinin arkasında, 200-250 kişilik dev bir ekip yer alıyor. Ayşem Hanım, bu ekibin çalışmalarını şöyle anlatıyor: "Biz 45 bale sanatçısıyız ama bu eser çıkma aşamasında emek veren çok fazla, atölyelerimizde dekorları hazırlandı, kostüm atölyelerinde kostümler dikildi, şapka-çiçek atölyemiz var. Bütün taçlarımız ve başlıklarımız orada hazırlandı."
AKM'nin -6. katında bulunan atölyelerde, dekor ve kostümler titizlikle hazırlanıyor. Bu süreç, Taksim Meydanı'nın altında adeta harıl harıl çalışan bir fabrika gibi işliyor.
Ayşem Hanım'dan Önemli Notlar ve Tavsiyeler
Ayşem Sunal Savaşkurt, sahne sonrası yaşanan duygusal süreci şu sözlerle aktarıyor: "Romeo ve Juliet veya Giselle gibi bir eser yaptığınız zaman ben mesela 1-2 saat hiçbir şey yiyemiyorum, içimizde boşluk gibi bir şey oluyor. Sizi 2000 kişi 1500 kişi alkışlıyor. Çok mutlusunuz, adrenalin etkisindesiniz sonra otele veya eve gidiyorsunuz. Böyle bir yalnızlık, yorgunluk hissi geliyor."
Genç balerinlere tavsiyelerde bulunan Ayşem Hanım, ikinci bir meslek düşünmenin önemine dikkat çekiyor: "Aktif dans etmeyi bıraktığınız zaman önünüzde bir başka kariyere adım olacak. Bu öğretmenliğe adım olabilir, koreograf olabilir, repetitör olabilir, idarecilik olabilir."
Ailelere yönelik uyarılarda da bulunan sanatçı, destekleyici olmanın ve baskı yapmamanın altını çiziyor. Ayrıca, usta-çırak ilişkisinin baledeki kritik rolünü vurgulayarak, tecrübenin bu meslekteki değerini anlatıyor.