Ankara'da 2026 Ramazan İmsakiyesi Açıklandı: 8 Mart İftar Saati Belli Oldu
Ramazan ayının gelişiyle birlikte milyonlarca Müslüman, iftar ve sahur vakitlerini titizlikle takip ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı Ramazan imsakiyesi verilerine göre, başkent Ankara'da yaşayanlar için 8 Mart 2026 Pazar gününün oruç açma saati kesinleşti.
8 Mart 2026 Ankara İftar ve Sahur Saatleri
Diyanet'in resmi takvimine göre, Ankara'da 8 Mart 2026 Pazar günü iftar vakti akşam ezanıyla birlikte 18.54 olarak belirlenmiştir. Sahur vakti ise sabah 05.42'de sona erecek. İlçe bazında küçük farklılıklar görülebilse de, Ankara genelinde iftar saatleri en fazla 1-2 dakikalık değişiklik gösterebilmektedir.
Ramazan İmsakiyesi Neden Önemli?
Ramazan ayı boyunca Müslümanlar, oruç ibadetini imsak vaktiyle başlatıp iftar vaktiyle tamamlarlar. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl yayımlanan Ramazan imsakiyesi, sahur ve iftar saatlerinin doğru şekilde takip edilmesi için temel referans kaynağı olarak kabul edilmektedir. İmsakiye, coğrafi konum ve güneşin hareketlerine dayalı hesaplamalarla hazırlanarak vatandaşlara rehberlik etmektedir.
Ankara 2026 Ramazan İmsakiye Takvimi
Diyanet verilerine göre Ankara'da Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar saatleri her gün birkaç dakika değişiklik göstermektedir. İşte 2026 yılı için Ankara imsakiye takviminden öne çıkan bazı tarihler:
- 19 Şubat 2026: Sahur 06:06 – İftar 18:35
- 24 Şubat 2026: Sahur 06:00 – İftar 18:41
- 1 Mart 2026: Sahur 05:53 – İftar 18:47
- 8 Mart 2026: Sahur 05:42 – İftar 18:54
- 15 Mart 2026: Sahur 05:31 – İftar 19:02
- 19 Mart 2026: Sahur 05:24 – İftar 19:06
Takvim, günler ilerledikçe sahur vaktinin daha erken, iftar vaktinin ise daha geç saatlere kaydığını açıkça göstermektedir.
Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Mazeretler
İslâm dini, kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş ve bazı durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu genel ilke uyarınca, Ramazan orucunu belli şartlara bağlı olarak erteleme veya fidye verme konusunda ruhsatlar tanınmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de bu konuya işaret eden ayetler bulunmaktadır.
İslâm âlimleri, Ramazan orucunu tutmamayı mübah kılan mazeretleri şu şekilde sıralamışlardır:
- Yolculuk: Sefer mesafesi (en az doksan km) kadar bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir.
- Hastalık: Oruç tuttuğu zaman hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edenler, daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilir.
- Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç tutmayıp yerine fidye verirler.
- İleri derecede açlık veya susuzluk: Beden ve ruh sağlığının ciddi derecede zarar görmesi söz konusu olan kimse orucunu bozabilir.
- Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına zarar gelmesinden korkan kişi, orucunu tutmayabilir.
- Gebe ve emzikli olmak: Kendisinin veya çocuğunun zarar görmesinden endişe eden gebe veya emzikli kadınlar oruç tutmayabilirler.
Fakihler, oruç tutmama ruhsatını Kur'ân ve Sünnet'te zikredilen sebeplerle sınırlı tutmayı tercih etmişlerdir. Ruhsata gerekçe olan hal ortadan kalkınca, tutulamayan oruçların kaza edilmesi gerekmektedir. İyileşmesi mümkün olmayan hastalık veya aşırı yaşlılık gibi sürekli engeller bulunması halinde ise, tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi, bir fıtır sadakası miktarına denk gelmektedir.



