Celal Karatüre'nin İlahisi Toplumu İkiye Böldü: Hipersonik Şöhret Vakası
Dünyanın tüm uzman sosyologları bir araya gelse ve hatta bu durum için özel bir sempozyum düzenlese, yine de Celal Karatüre olgusunu tam olarak açıklamakta zorlanabilir. Mütevazı, mütedeyyin ve muhafazakar bir ilahi sanatçısı, tek bir ezgi ile sadece 10 gün içinde 80 milyonluk bir ülkeyi adeta avucunun içine aldı. "Kâbe'de hacılar hu der Allah" melodisi, herkesin zihnine bir kanca gibi yerleşti ve toplumda derin bir etki yarattı.
Toplumsal Bölünme ve Tepkiler
Çocuklar bu ilahiyi büyük bir coşkuyla benimseyerek okullarda söylemeye başlarken, seküler muhalefet ise bu duruma karşı büyük bir tepki gösterdi. Koca ülke, bir ilahi üzerinden ikiye bölünmüş durumda. Celal Karatüre'nin sesi, Külliye'de yankılanırken, Cumhurbaşkanı grup konuşmasında kürsüden sanatçıyı takdir etti. Ana haber bültenleri, gazete manşetleri ve tartışma programları, neredeyse başka hiçbir konuyu konuşmaz oldu.
Dijital çağda her şeyin hızlandığı bilinse de, bu olgu "hipersonik şöhret" olarak adlandırılmayı hak ediyor. Cat Stevens'ın Yusuf İslam'a dönüşüp dünyaya ilahi dinletmek için 25 yıla ihtiyaç duyduğu düşünülürse, bu vakanın ne kadar sıra dışı olduğu daha iyi anlaşılabilir. Acaba toplum olarak yaşadıklarımızdan yorulup, yeniden topluca Allah yoluna dönme ihtiyacı mı hissettik? Yoksa müzikteki kaos ve karmaşadan bıkıp, "saf" olanı mı özledik? Bu sorular, bilimsel bir incelemeyi zorunlu kılıyor.
Özgür Aras'ın Afrika'daki Hayır İşleri
İletişimci ve menajer Özgür Aras, Ramazan ayının ruhuna uygun olarak önemli bir hayır işine imza attı. Ramazan'ın ilk günü Darüsselam'a giden Aras, ardından Mwanza, Nzega, İtobo ve Tabora gibi bölgeleri ziyaret etti. Afrika'da açlık ve susuzlukla mücadele eden projelere destek verirken, hayatını kaybeden yakın dostları Ajlan Büyükburç, Türker İnanoğlu, Erkan Özarman, Kerim Tekin ve Defne Joy Foster gibi isimlere de su kuyusu açtırdı.
Afrika'nın çeşitli bölgelerinde saha faaliyetlerine katılan Aras, yetimhaneleri ziyaret etti, Hayıreli Derneği'nin Mwanza'daki mutfağında yemek yaptı ve dağıtımlara destek verdi. Ayrıca, kız çocuklarına kıyafet yardımında bulunarak, "Ben dostlarımın adını bir çocuğun duasında yaşatmaya niyet ettim" diyerek örnek bir davranış sergiledi. Bu hareket, pek çok kişiye "Helal olsun" dedirtti.
İstiklal Marşı'nın Bestesi Tartışması
Değerli okur Memduh Öksüz, İstiklal Marşı'nın bestesi konusunu yeniden gündeme taşıdı. "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak..." gibi dizelerin anlaşılmaz bir şekilde bestelendiği iddia ediliyor. Andımız yamasıyla da anlamın oturtulamadığı, yeni nesillere aktarılamadığı vurgulanıyor.
İstiklal Marşı'nın bir şuur, bilinç, mücadele, azim, kararlılık, uyanış, silkiniş ve meydan okuma olduğu belirtilirken, devletin marşı yeniden besteletmesi gerektiği savunuluyor. Bu sayede, uluslararası arenada "Turkey (hindi)" gülünçlüğünden kurtulup, "TÜRKİYE" kimliğine daha uygun bir temsil sağlanabileceği ifade ediliyor.
Diğer Gündem Başlıkları
Milyoner yarışmacısı, "Çizgi film kahramanı ve en sevdiği yiyecek eşleşmeleri" sorusuna "Bugs Bunny ve havuç" yerine "Red Kit ve Diyarbakır karpuzu" cevabını vererek alay konusu oldu. Spor dünyasında ise, Kante'nin 40 yıllık Fenerli gibi oynadığı, topu alıp beklediği, kendi etrafında döndüğü ve pas hatası yaptığı şakayla karışık eleştiriliyor.
Ali Aktulga, Rüya Gibi dizisindeki "Bir cenaze namazında, bir de çorbacıda boş yer sorulmaz. Boş bulduğun yere oturacaksın." repliğini not etmiş, bu söz toplumsal davranışlara dair ilginç bir perspektif sunuyor.



