Devrim Erbil'in İçsel Yolculuğu Sinemaya Uyarlanıyor
SM Sanat'tan yapılan açıklamaya göre, yönetmenliğini ve senaristliğini Durmuş Akbulut'un üstlendiği yeni film, Türk resim sanatının önemli isimlerinden Devrim Erbil'in hayatını beyaz perdeye taşıyor. Yapım, sanatçının yaşam öyküsünü sıradan bir biyografik anlatıdan öte, duygusal derinliği olan ve anılarla zenginleştirilmiş özgün bir sinema diliyle ele alıyor.
Türk Sinema Tarihinde Bir İlk Gerçekleşiyor
Uygulayıcı yapımcılığını SM Sanat'ın, yapımcılığını ise Picus Film'in üstlendiği bu önemli proje, Türk sinema tarihinde bir ressamın dünyasını kurmaca temelli olarak işleyen ilk uzun metrajlı film olma özelliğini taşıyor. Film, Erbil'in çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerinden izler barındıran yarı biyografik bir anlatı sunuyor.
Hikaye, sanatçının atölyesine gelen beklenmedik bir telefonla başlayıp, çocukluğunun geçtiği Balıkesir'e uzanan derin bir içsel yolculuğa odaklanıyor. Çekimleri Balıkesir, İstanbul, Bodrum ve Kıyıköy gibi önemli lokasyonlarda gerçekleştirilen filmde, Erbil'in resimlerinde sıklıkla kullandığı kuşbakışı perspektifi ve ritmik çizgiler, sinematografik bir yaklaşımla seyirciye yansıtılıyor.
Gösterim ve Dağıtım Planları Belli Oldu
Filmin galası İstanbul'da yapılacak özel bir etkinlikle gerçekleştirilecek. Ardından, sanatçının hayatında büyük önem taşıyan Balıkesir ve Bodrum'da düzenlenecek özel gösterimlerle izleyiciyle buluşacak. Yapımın vizyon ve festival sürecinin yaklaşık iki yıllık bir takvimde ilerlemesi planlanıyor. Bu sürecin sonunda film, televizyon kanalları ve dijital platformlarda gösterime sunulacak.
Uluslararası alanda da etki yaratması hedeflenen projenin yabancı dağıtım firmalarıyla görüşmeleri devam ediyor. Bu sayede Türk sinemasının bu önemli eserinin global izleyici kitlesine ulaşması amaçlanıyor.
"Türk Sineması İçin Bir Milat Niteliğinde"
SM Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Oğuz, yaptığı açıklamada filmin önemine dikkat çekti. Oğuz, bu eserin sadece bir biyografi çalışması olmadığını, Türk sinema tarihinde bir ressamın dünyasına kurmaca diliyle yaklaşan ilk uzun metrajlı yapım olması nedeniyle bir milat niteliği taşıdığını vurguladı.
Oğuz sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'nin kültürel belleğinde derin izler bırakan usta isimlerin mirasını, çağdaş anlatılarla yeni nesillere aktarmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu filmle, resmin durağan estetiğini sinemanın dinamizmiyle harmanlayarak izleyiciye alışılmışın dışında, çok katmanlı bir deneyim sunmayı hedefledik."
Devrim Erbil'in sanat anlayışının sinemaya yansıtılmasının, ülkenin kültür sanat ekosistemine sürdürülebilir bir değer katacağını belirten Oğuz, "Erbil'in çizgilerindeki ritmi ve doğa tutkusunu beyaz perdeye taşımak, vizyonumuzun en somut ve heyecan verici adımlarından biri. İnanıyoruz ki bu yapım, sanatın farklı disiplinlerinin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü bir dil oluşturabileceğini bir kez daha kanıtlayacak" ifadelerini kullandı.