Diyanet Cuma Hutbesinde Akran Zorbalığına Dikkat Çekti: Sevgi ve Saygı Vurgusu
Diyanet Cuma Hutbesi: Akran Zorbalığı Uyarısı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bu hafta cuma namazında okunacak olan hutbeyi resmi olarak kamuoyuyla paylaştı. "Akran ilişkileri" başlığı altında hazırlanan hutbe metninde, İslam dinine ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dini değerleri, kavramları ve inançları istismar eden kişiler olduğuna özellikle vurgu yapıldı.

23 OCAK CUMA HUTBESİ: AKRAN İLİŞKİLERİ

Muhterem Müslümanlar!

İnsanlar arasında kurulan iletişimin temel özü, sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler ancak sevgiyle yumuşar, saygıyla ise gerçek huzura kavuşur. Dostluk bağları sevgi temelinde kurulur, saygı çerçevesinde ise devam ettirilir. Aile içinde güven ortamı, toplumda ise muhabbet iklimi, sevgi ve saygı ile tesis edilir.

Sevgi ve Saygının Eksikliğinin Sonuçları

Sevgi ve saygının olmadığı ortamlarda; huzursuzluk, baskı ve dışlanma gibi olumsuz durumlar kaçınılmaz hale gelir. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşebilir. Sabır ve tahammül duyguları zayıflar, öfke kontrol edilemez bir hal alır. Merhamet yerini şiddete, muhabbet ise yerini nefrete bırakır.

Aziz Müminler!

Yaşadığımız modern çağın en önemli sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan yoksun kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya varan boyutlara ulaşmış durumdadır.

Gençler Arasında Yaygınlaşan Yanlış Anlayışlar

Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu yanlış anlayış, gençlerimiz arasında giderek daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema filmleri, dizi filmler, oyunlar ve dijital mecralar ise bu tür olayların daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır.

Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.”[1]

Kıymetli Gençler!

Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı çok daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için temel gaye olmalıdır.

Zorbalık ve Şiddetin Gerçek Yüzü

Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”[2] Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir. Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.

Değerli Anne Babalar! Kıymetli Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız! Aziz Kardeşlerim!

Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter”[3] hadis-i şerifi apaçık ortadayken bu kötü gidişata duyarsız kalamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız.

Toplumsal Sorumluluk ve Birlikte Hareket Çağrısı

Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz.

İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz.

Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitirmek istiyorum: “O akıl sahipleri; Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.”[4]

[1] Müslim, Birr, 32.

[2] İbn Hanbel, II, 400.

[3] Ebû Davud, Zekât, 45.

[4] Ra’d, 13/21.