Diyanet 81 İlde Okunacak Cuma Hutbesini Duyurdu
Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye genelindeki 81 ilde yer alan tüm camilerde okunacak olan Cuma Hutbesi'ni resmi olarak yayımladı. Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu haftaki hutbenin ana teması "Cuma ve Ümmet Bilinci" olarak belirlendi. 3 Nisan 2026 tarihli Cuma gününde müminlerle buluşacak olan hutbenin tam metni ve detayları kamuoyu ile paylaşıldı.
Cuma ve Ümmet Bilinci Hutbesinin İçeriği
Muhterem Müslümanlar! Bugün, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in işaret buyurduğu üzere, "Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün" olan Cuma günüdür. Bu mübarek gün, tüm müminlerin haftalık olarak bir araya geldiği, birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarının güçlendiği son derece özel ve değerli bir zaman dilimidir.
Aziz Müminler! Cuma günü yerine getirmemiz gereken en önemli sorumluluklardan biri, hiç şüphesiz Cuma namazını eda etmektir. Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır" buyurmaktadır. Bu ilahi çağrı, yalnızca bedenlerin belirli bir mekânda toplanması için değil; aynı zamanda ruhların kaynaşması, kalplerin aynı hakikat etrafında kenetlenmesi ve bütünleşmesi içindir. Bu çağrı, omuzların birbirine değdiği gibi, gönüllerin de birbirine dokunmasını sağlamak içindir.
Ümmet Bilincinin Önemi Vurgulandı
Değerli Müminler! Cuma namazına yapılan bu kutsal çağrı, Müslümanlara; ayrılıkları bir kenara bırakarak vahdeti kuşanmayı, tefrikadan uzaklaşıp birbirlerine sıkı sıkıya tutunmayı, yani gerçek anlamda ümmet olmayı öğretmek amacı taşımaktadır. Bu çağrı, aynı zamanda, sohbet ve hutbeyi başlarının üzerinde bir kuş varmış da kıpırdayınca uçup gidecekmiş gibi büyük bir dikkat ve huşu ile dinleyen sahâbe-i kirâmın örnek hayatına da işaret etmektedir. Ve yine bu çağrı; İslam'ın hak ve hakikatlerini, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in rahmet yüklü mesajlarını dünyanın dört bir yanına ulaştırmak sorumluluğumuzu hatırlatmak içindir.
Kıymetli Müslümanlar! Cuma günü Allah'ın divanına durmak için bedenine, elbisesine ve kokusuna özen gösteren müminler; sosyal hayatın içinde de söz ve davranışlarına aynı özeni göstermeli, asla birbirlerine sırt çevirmemelidir. Birbirlerinin dertlerine derman, sıkıntılarına çare olmalı; kısır çekişmelere girmekten kaçınmalı ve sığ anlayışlara mahkûm olmamalıdır. Cuma namazını eda etmek üzere cami ve mescitlerde bir araya gelen ve aynı kıbleye yönelen ümmet-i Muhammed; cami dışındaki hayatlarında da saflarını sıkı tutmalı, karşılaştıkları zorluklar karşısında beraberce sabır göstermelidir. Düşmanlarına karşı yekvücut olmalı; camisine, mescidine, kıblesine ve yurduna sahip çıkmalıdır.
Günümüz Koşullarında Ümmet Bilinci
Aziz Müslümanlar! Savaşların ve acıların yaşandığı, insanlığın barışa hasret kaldığı, zalimlerin Mescid-i Aksâ'da secde etmeyi engellediği bugünün dünyasında bizlere düşen en önemli görev; Cuma ve ümmet bilincini her daim diri ve canlı tutmaktır. Zihinlerimizi ve gönüllerimizi aynı inançta, aynı duyguda ve aynı idealde buluşturmaktır. Cuma gününü; kardeşlik ahdimizi yenilememize, bir vücudun azaları gibi kenetlenmemize, dirliğimize ve dayanışmamıza vesile kılmaktır. Birlikte rahmetin, ayrılıkta ise azabın olduğu gerçeğini asla unutmamaktır.
Cumamız mübarek olsun. Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in şu hadis-i şerifiyle noktalıyoruz: "Kim güzelce abdest alıp Cumaya gelir, hutbeyi can kulağıyla dinlerse, o Cuma ile gelecek Cuma arasındaki günahları affolunur..."



