UNESCO Uyarısı: Konuşulan Dillerin Yüzde 40'ı Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Dünya Dillerinin Yüzde 40'ı Tehdit Altında

Dünya Dillerinin Yüzde 40'ı Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

UNESCO'nun güncel tahminlerine göre, dünya üzerinde konuşulan dillerin neredeyse yarısı ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Kültürel çeşitliliğin en temel unsurlarından olan diller, hızla küreselleşen dünyada varlıklarını sürdürmekte zorlanıyor.

UNESCO'nun Çarpıcı Verileri

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) araştırmaları, dünyada tespit edilen 8 bin 324 dilin 7 bininin hâlâ aktif olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Ancak bu dillerin yüzde 40'ının, yani yaklaşık 2 bin 800 dilin, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

Kültürel mirasın korunması açısından büyük önem taşıyan bu durum, uluslararası toplumu harekete geçmeye zorluyor. Dillerin kaybolması, yalnızca iletişim araçlarının yitirilmesi değil, aynı zamanda binlerce yıllık kültürel birikimin ve kimliklerin silinmesi anlamına geliyor.

BM'nin Yerli Diller Girişimi ve Teknolojik Umut

Bu kritik soruna çözüm bulmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM), 2022-2032 dönemini kapsayan "Uluslararası Yerli Diller" girişimini hayata geçirdi. On yıllık bu kapsamlı program, yerli dillerin korunması, canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması için çeşitli stratejiler geliştirmeyi hedefliyor.

UNESCO bu yılki Uluslararası Anadili Günü için "çok dilli eğitimde gençlerin sesleri" temasını belirleyerek, genç nesillerin dil koruma çabalarındaki rolünü vurguladı. Aynı zamanda, teknolojik gelişmelerin dil koruma mücadelesinde oynayabileceği pozitif role dikkat çekildi.

Dijital Çağda Dil Korumanın Yeni Yolları

Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, teknoloji dil koruma çalışmaları için yeni imkanlar sunuyor:

  • Yerli lehçeleri öğreten mobil uygulamalar ve dijital platformlar
  • Kaynakları sınırlı dilleri çevirebilen yapay zeka destekli araçlar
  • Dijital arşivleme sistemleriyle dil materyallerinin kalıcı korunması
  • Sosyal medya ve çevrimiçi topluluklar aracılığıyla dil kullanımının yaygınlaştırılması

Yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri, az konuşulan dillerin kayıt altına alınması, analiz edilmesi ve öğretilmesi konusunda önemli avantajlar sağlıyor. Bu teknolojiler, geleneksel koruma yöntemlerini tamamlayıcı bir rol üstlenerek, dil çeşitliliğinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunuyor.

UNESCO yetkilileri, teknolojik gelişmelerin dil koruma çalışmalarında umut verici bir potansiyel taşıdığını, ancak bunun yerel toplulukların aktif katılımı ve uluslararası işbirliği ile desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Dünya kültürel mirasının korunması, ancak çok yönlü ve sürdürülebilir yaklaşımlarla mümkün olabilecek.