Bloomberg HT'de yayınlanan 'Aslı Şafak'la İşin Aslı' programına konuk olan eski manken Ebru Şallı, 2020 yılında lenfoma nedeniyle kaybettiği oğlu Pars'ın ardından yaşadığı zorlu süreci anlattı. Şallı, acının hâlâ ilk günkü gibi içinde olduğunu ifade ederek, 'Ben yaşadığım acının farkındayım. O acının içinden geçtim, geçmeye de devam ediyorum. Kelimeler zaten yetersiz' dedi.
Toplumun yas sürecine bakışını eleştirdi
Toplumun yas sürecine bakışını da eleştiren ünlü isim, insanların acıyı sadece gözyaşıyla özdeşleştirmemesi gerektiğini belirtti. Şallı, 'Ben şimdi stüdyoda kendimi yerlere atsam, ağlasam sızlasam ne olur? Tamam, evde yaptığım oluyor. İnsanlar bunu görmek istiyorsa tamam. Ama bunu yaşayan tek anne ben değilim. O yüzden tüm kadınlara örnek olmak istiyorum' ifadelerini kullandı.
Ayakta durmanın önemi
Kadınların yaşadığı acıya rağmen hayata tutunmasının önemli olduğunu söyleyen Şallı, 'O annenin psikolojisi giderse ne eşine, ne ailesine, ne çocuğuna bakamaz. Kendi de bir süre sonra ölür gider zaten. Yaşasa da ölür. Dolayısıyla ayakta durmak gerekiyor. Ben güçlüyüm, ayaktayım diye ahkâm kesmiyorum. Sadece iyi olmak için elimden geleni yapıyorum' dedi.
Yalnızlık hissi
Eski eşi Harun Tan ile aynı acıyı paylaşmalarına rağmen yas süreçlerinin farklı ilerlediğini söyleyen Şallı, Aslı Şafak'ın 'Yalnız kaldığını hissettin mi?' sorusuna dikkat çeken bir yanıt verdi: 'Evet, bu acıyı yaşarken yalnız kaldığımı hissettim. Kimse sana burada eşlik edemez esasında. Hayatta herkes yalnız zaten.'
Yalnızlığa aşık oldu
Son dönemde huzuru yalnızlıkta bulduğunu belirten Şallı, 'Yalnızlığa aşık oldum. İki yıldır yalnız yaşıyorum. Şu anda 'Aşık mısın?' diye sorsan evet aşığım. Huzura aşığım. Bu kadar huzurlu olduğum bir dönem olmadı' dedi.
Ebru Şallı ve Harun Tan, 2002 ile 2013 yılları arasında evli kalmışlardır. Bu evlilikten Pars'ın yanı sıra Beren adında bir oğulları daha dünyaya gelmiştir.



