Şehit Esma Biltaci'nin Annesi Sergi Açılışında Duygusal Konuşma Yaptı
Esma Biltaci'nin Annesi Sergide Duygularını Paylaştı

Şehit Esma Biltaci'nin Annesi Sergi Açılışında Duygusal Konuşma Yaptı

Rachel Corrie ve Esma Biltaci'nin fotoğraflarının sergilendiği etkinliğin açılışı, duygu dolu anlara sahne oldu. Serginin yanı sıra düzenlenen söyleşide, çalışmayı kaleme alan yazar Hamza Er ile Şehit Esma Biltaci'nin annesi Sena Abdülcevad konuşmacı olarak yer aldı. Abdülcevad, düzenlenen etkinlikten dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, kızının arkasında güçlü ve anlamlı bir hikaye bıraktığını vurguladı.

"Kendisine Biçilen Rolü Yerine Getirdi"

Abdülcevad, "Kendisine biçilen bu güzel rolü yerine getirip ait olduğu yere gitti" ifadelerini kullanarak, kızının şehadetini yüceltti. Kur'an-ı Kerim'deki "Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz..." ayetine atıfta bulunan Abdülcevad, "Bu kitap, zikrettiğim ayetin somut bir kanıtıdır. Hamza Bey'in çalışması, farklı yollardan gelen iki insanın aynı yolculukta buluşabildiğini bizlere göstermektedir. Onlarla birlikte bir kez daha anladık ki şehitler asla ölmez. Onlar ölü gibi görünse de bunun böyle olmadığını Allah bizlere bildiriyor. Buraya gelen sizler onların hikayelerini dinliyorsunuz ve bu, onların rızıklandırıldığının açık bir işaretidir" dedi.

Haksızlığa Karşı Hak Mücadelesi

Abdülcevad, kitabın haksızlığa karşı hakkı savunmanın önemini herkese bir kez daha hatırlattığını belirterek, "Onlar, batılın karşısında bir araya gelmişlerdi. Esma da Rachel de son derece güçlü karakterlerdi ve kendilerini zor durumda olan mazlumlar için feda etmişlerdi. İslam, her zaman mazlumun yanında durur. Bu iki farklı figürün bir araya gelmesi, İslam'ın bu temel hakikatinin net bir ifadesidir" şeklinde konuştu.

Bir Annenin Gurur Dolu Sözleri

Bir anne olarak kızıyla gurur duyduğunu dile getiren Abdülcevad, "Biz anne babası olarak Esma'ya küçük tohumlar ekmiştik. O, yaş olarak genç ama karakter olarak çok büyüktü. Sohbet ederken hep onun bu olgun halini görür, buna şahitlik ederdik. Görenler onu, 'ekinleri yapılmış verimli bir tarla' olarak değerlendirirlerdi. Şimdi daha iyi anlıyorum ki Allah onun kalbinin büyüklüğünü zaten biliyordu ve onu şehadete hazırlıyordu. O da kendisine biçilen bu güzel rolü yerine getirip ait olduğu yere gitti" ifadelerini kullandı.

Son Anlara Dair Hatıralar

Sena Abdülcevad, kızının son anlarına dair şunları anlattı: "Biz Rabia Meydanı'na yakın bir yerdeydik ve o beni dinlemeyerek oraya gitmek istiyordu. Rabia Meydanı, 15 Temmuz'da yaşananlar gibi, hatta ondan daha karmaşık bir haldeydi, her tarafta kargaşa hakimdi. Esma bana, hastaneyi gidip oradakilere yardım etmek istediğini söyleyince ona itiraz ettim ama o beni dinlemedi. Abdest aldı ve bana, 'Annecim beni merak etme' dedi. Bu onunla son konuşmamdı. Sonra kalbinden vurulduğu haberi geldi. O, herkese bir ders vermek istiyordu ve sanki bütün hayatını o an için yaşamıştı. Onun şehadeti bizlere ve geride kalanlara çok şey öğretti."

Yazar Hamza Er'den Anlamlı Mesajlar

Yazar Hamza Er ise Esma Biltaci'nin arkasında çok önemli bir miras bıraktığının altını çizerek, "Sena Abdülcevad'ın, kızı Esma ve Rachel'in arkasından bıraktıklarına dair bizim bu küçük katkımıza karşı duyduğu saygı ve muhabbet benim için çok değerli. Annesinin burada olması ve söyledikleri bizler için çok kuvvetli bir tanıklık sunuyor" dedi.

Çalışmanın "İki genç kızın ödediği bedele karşı ben ne yapabilirim?" sorusuyla şekillendiğini söyleyen Er, "Şu anda dünyamızda çok fazla bilgi var ama ne yazık ki bunlar artık bizler için bir bilinç ya da farkındalık üretmiyor. Bazen küçük bir tanıklık, sayısız kitaptan daha çok etkili olabiliyor. İbrahim Nasrallah'ın ifade ettiği gibi, 'Yazmadığın hikayeler, karanlık güçlerin mülkü haline gelebilir.' Zalimler ve kötüler topraklarımızı işgal ettiler. Belki yorulduk, yara aldık ama onlara karşı direnmeye devam etmeliyiz. Bu hikayeleri anlatmak, direnmenin en önemli hallerinden biridir" görüşlerini paylaştı.

Er, "Siz Dünyayı Affeder miydiniz? – Rachel Corrie ile Esma Biltaci'nin Hikayesi" kitabının iki önemli figür için bir "vefa borcu" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "Bizim için asıl çaresizlik, sessiz durmaktır. Biz onlara o kadar çok şey borçluyuz ki benim yazdığım kitap onların anısının yanında çok küçük bir anlama sahiptir. Biz Rachel'in annesi Cindy Corrie'ye, Esma'nın anne babasına, Mısır halkına ve onlar gibi olan diğer şehitlerimize çok şey borçluyuz. Biliyoruz ki vicdanın sesi, annelerin ağıtı ve isyanın çığlığı ortaktır, aynıdır. Onlar vicdanın sesini bizlere haykırdılar. Bu çalışma bir karşılaştırma, farkları ortaya koyma değil, benzerliği gösterme, ortak değerlerin altını çizme ve bir vicdan köprüsü kurma çabasıdır."