Fatma Girik, Vefatının Dördüncü Yılında Duygu Dolu Bir Anma Programıyla Hatırlandı
Türk sinemasının unutulmaz yıldızı Fatma Girik, aramızdan ayrılışının dördüncü yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla Beyoğlu Sineması'nda gerçekleştirilen özel bir programla anıldı. 24 Ocak 2022'de 78 yaşında hayata veda eden sanatçı için düzenlenen etkinlik, sinema dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi.
Yakın Dostlarından Duygusal Anılar
Barış Saydam'ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşiye Fatma Girik'in yakın dostları Ediz Hun, Hülya Koçyiğit, Bircan Usallı Silan, Ümit Efekan, Halil Ergün ve Nur Sürer katıldı. Konuşmacılar, merhume sanatçıyla ilgili hem hüzünlü hem de gülümseten anılarını samimi bir şekilde paylaştılar.
Bircan Usallı Silan, menajeri ve yakın dostu olduğu Fatma Girik için şu sözleri sarf etti: "Fatma Girik, benim bu hayatta tanıdığım en büyük sevgi arsızıydı. Sevilmeyi de sevmeyi de deli gibi severdi ve bu onun için çok kıymetliydi. Tanıdığım en sahici insanlardan biriydi. Onun sihri bence içinde hiç büyütmediği küçük kız çocuğuydu. Gözleri de yüreği de aynı anda sevebilir, aynı anda küfredebilirdi."
Hülya Koçyiğit'ten Samimi İtiraflar
Hülya Koçyiğit ise duygusal konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Biz aynı dönemin çocuklarıydık. Aynı setlerde büyüdük, aynı hayallerle kameranın karşısına geçtik. Birlikte güldük, birlikte yorulduk, birlikte alkışlandık. Fatma sadece iyi bir oyuncu değildi. O, hayatın içinden, halkın kalbinden gelen bir kadındı. Güçlüydü, cesurdu, dobra ve temizdi. İnandığını söylemekten hiç korkmazdı. Kalbi neyse dili de oydu. Yanında kendinizi güvende hissederdiniz."
Ediz Hun'un Anıları ve Övgüleri
Ediz Hun da Fatma Girik'e dair duygularını şöyle dile getirdi: "Benim için çok değerli bir dost ve sanatçıdır. Çok iyi bir dosttu, büyük bir Atatürkçüydü, mükemmel bir insandı. Hayatını kaybedenlerin arkasından kötü konuşulmaz ama Fatma'nın arkasından göğsümüzü gere gere iyi konuşuyoruz. Günlerce devam etsek Fatma'yı anlatmakla bitiremeyiz. Sette onu görseydiniz hayran olurdunuz."
Diğer Konuşmacıların Paylaşımları
Halil Ergün, Fatma Girik ile çektikleri iki filmden bahsederek sanatçının mütevazı kişiliğini vurguladı: "Fatma Girik, heyecan vericidir. Sokağın, halkın insanıdır; halk çocuğudur. Sinemaya başladığında evinden sete yürüyerek geliyordu. Beyoğlu'nda bir ayakkabı beğenmiş, epey pahalıymış. Aylarca o ayakkabı için para biriktirmiş ama daha yeni var olmaya çalıştığı zamanlarda, filme katkı yapmak için o biriktirdiği ayakkabı parasını bile filme vermiş biridir."
Nur Sürer ise yakın dostu için şunları söyledi: "1985 yılında birlikte çalıştık. Sigara içmiyordu ama rol icabı sigara sarmaya başladı. Ben beceremiyorum, o şakır şakır sardı. Sigara içmediği halde film icabı bir buçuk ay sigara içti. Role hazırlanışı inanılmazdı. Fato ölünceye dek elini omzumda hissettim. Kötü zamanlarımda, parasız günlerimde elini hiç esirgemedi benden."
Ümit Efekan'ın Hastane Anısı
Ümit Efekan, Fatma Girik ile hastanede yaşadığı bir anıyı şöyle paylaştı: "Hastanede bana dedi ki: 'Senden bir şey rica ediyorum. Sen Fatma Girik için bir şey yazsan ne yazarsın? Yarın yazdığını getir bana.' Ben de yazdım ve ona okudum. Onu kayıp olarak değil, emanet olarak hatırlıyoruz. Bazı insanlar ölmez; bir milletin hafızasında yaşamaya devam eder."
Kalıcı Bir Miras
Gece boyunca yapılan konuşmalar ve salonu dolduran kalabalık, Fatma Girik'in yalnızca sinemadaki başarılarıyla değil; dostluğu, cömertliği, cesareti ve insanlığıyla da hafızalarda derin izler bıraktığını bir kez daha gözler önüne serdi. Türk sinemasının bu efsane ismi, vefatının dördüncü yılında da sevenleri tarafından saygı, sevgi ve özlemle anılmaya devam ediyor.