Fitre Sadakası ve Oruç Fidyesi Verme Kuralları
Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilen bir dini yardımdır. Hem fitre sadakası hem de oruç fidyesini vermekle mükellef olan kişilerin, bu yardımlardan doğrudan veya dolaylı olarak faydalanmaması temel bir esastır. Aynı kural zekat için de geçerlidir ve bu nedenle bir kimse zekatını, fitre sadakasını veya fidyesini kendi usul ve für'una veremez.
Usul ve Fürû Kimleri Kapsar?
Usul, bir kişinin annesi, babası, dedesi ve ninelerini içerirken; fürû ise çocukları, torunları ve onların çocuklarını kapsamaktadır. Ayrıca, eşler de birbirlerine zekat, fitre veya fidye veremezler. Bu kurallar, dini yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamak amacıyla belirlenmiştir.
Kayınvalide ve Kayınpedere Fitre Verilebilir Mi?
Fakir olan kayınvalide ve kayınpedere zekat ve fitre verilebilir. Çünkü bu kişilerle zekatı veren arasında usul ve fürû ilişkisi bulunmamaktadır. Ayrıca, zekat veren şahıs bu kişilere bakmakla yükümlü de değildir. Bu durum, İbn Âbidîn'in Reddü'l-muhtâr eserinde (2/353-354) açıkça belirtilmiştir.
Fitre Kime Verilmez?
Hanefi mezhebine göre, aşağıda listelenen kişilere fitre verilmesi caiz değildir:
- Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,
- Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara,
- Eşine,
- Zengine, yani asli ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye,
- Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğinânî, el-Hidâye, II, 223-228).
Şâfiî mezhebine ve Ebu Yusuf'a göre ise fitre, Müslüman olmayan kişilere de verilemez. Bu görüş, Mâverdî'nin el-Hâvî eserinde (III, 387; X, 519) ve Merğinânî'nin el-Hidâye'sinde (II, 223) desteklenmektedir.
Diğer Akrabalara Fitre Verilebilir Mi?
Kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları gibi akrabalar, zengin değillerse kendilerine zekat, fitre ve fidye verilebilir. Aynı şekilde, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi diğer akrabalar da bu kapsamdadır. Zeylaî'nin Tebyîn eserinde (I, 301) belirtildiği üzere, bu kişilerle usul ve fürû ilişkisi olmadığı sürece, dini yardımların verilmesi uygun görülmektedir.
Bu kurallar, fitre sadakasının ve diğer dini yardımların doğru kişilere ulaştırılmasını sağlamak için önemli bir rehber niteliğindedir. Her mezhebin kendi içtihatlarına göre bazı farklılıklar olabilse de, temel prensip yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasıdır.