Haşmet Babaoğlu, haftanın notlarında insanlık, siyaset ve sevgi üzerine çarpıcı gözlemlerde bulunuyor. Yazısına, Siyonist hapishanede 18 aydır tutulan Gazzeli çocuk doktoru Hüsam Ebu Safiya'nın sağlık durumunun kritik hale gelmesiyle başlıyor. Artık kendisinden bilgi alınamadığını belirten Babaoğlu, İnsan Hakları İçin Doktorlar kuruluşunun verilerine göre benzer koşullarda tutulan 14 Filistinli hekim daha olduğunu hatırlatıyor.
Trump'ın Gerçekçi Sözleri
Babaoğlu, Trump'ın bazı cümlelerinin dünyanın mevcut durumunu iyi yansıttığını ifade ediyor. Örneğin, ABD Milli Takımı oyuncusu Balogun'un kırmızı kartını tek telefonla iptal ettirdiğini ve bunu "Balogun bizim en iyi oyuncumuz" diyerek açıkladığını aktarıyor. Trump'ın ayrıca "Kırmızı kart cezasının ne anlama geldiğini bilmiyordum, sonra haksızlık olarak değerlendirdim" dediğini de ekliyor. Babaoğlu, bu sözlerin gerisini tartışmaya gerek bırakmadığını vurguluyor.
Sofra Eleştirisindeki Kibir
Yazar, geçen gün dostlarıyla paylaştığı bir düşünceyi aktarıyor: En iyi niyetli halimizle bile sofra, mutfak, tat eleştirisine geçtiğimizde tavrımızın küstahlaştığını ve üzerimize üstenci bir hava geldiğini belirtiyor. Bilgi, haklılık ve iyi niyetin bir anda buharlaştığını söyleyen Babaoğlu, bu kibirli edanın nedenleri üzerinde durmanın anlamlı olacağını düşünüyor. "İnce (sofistike) yiyip içmekte 'insanca ve adil' olmayan bir yan mı var?" diye soruyor.
Kimlik Sorgulamaları
Geçen gün birbirine "Sen kimsin?" diye çıkışma üzerine yazdığını hatırlatan Babaoğlu, bir de kendimize sorduğumuz "Sen kimsin?" sorusuna değiniyor. Geceleri zihnimizi ele geçiren bu soruyla, tüm sosyal etiketleri bir kenara bırakıp öz kimliğimizi sorguluyor. "Seni sevenler ve seni sevdiğini sandıkların olmasa... Sevdiklerin olmasa esas... Sana düşmanca davranıp ayaklarını yere sağlam basmanı sağlayanlar olmasa... Sen kimsin?" diye yazıyor. Ayrıca, maddenin ötesinde bir "mana" olmasaydı ne olacağını sorguluyor, ancak bu konuyu bir süreliğine yazmayacağını belirtiyor.
Sevme ve Sevilme Meselesi
Babaoğlu, "Sevme ve sevilme meselesi" başlığı altında cinsiyet farklılıklarına dikkat çekiyor: "Erkek sevip sevmediğinden emin değildir. Kadınsa sevilip sevilmediğinden emin değildir. Çoğu zaman mesele budur."
Hayatı Tıka Basa Doldurma Hastalığı
Son olarak, şu hayatı ille de tıka basa doldurma hastalığına değinen yazar, tıka basa tatil, tıka basa eğlence, tıka basa başarı gibi kavramların yanlış olduğunu söylüyor. "Hayat hep eksiktir... Dolmaz. Tamamlanmaz. Bu işi ölüm yapar." diyerek yazısını noktalıyor.



