Heritage İstanbul Fuarı, IRCICA'nın Geleneksel Sanat Çalışmalarını Aydınlatacak
Bu yıl 1-4 Nisan tarihleri arasında dokuzuncu kez kapılarını açacak olan Kültürel Miras Fuarı Heritage İstanbul, sadece restorasyon, kazı ve müzecilik alanlarındaki yenilikleri sergilemekle kalmayacak, aynı zamanda zengin bir konferans serisine de ev sahipliği yapacak. Etkinlik kapsamında, 1 Nisan'da İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, "IRCICA'nın Geleneksel Sanatlara Desteği" başlıklı önemli bir konuşma gerçekleştirecek. Program öncesinde Kılıç ile bir araya gelerek, IRCICA'nın öne çıkan faaliyetlerini ve geleneksel sanatlara yönelik çabalarını detaylı bir şekilde ele aldık.
İslam Dünyasının UNESCO'su: IRCICA'nın 40 Yıllık Mirası
Kırk yıl önce Türkiye'nin ev sahipliğinde, İslam İşbirliği Teşkilatı'na bağlı olarak İstanbul'da kurulan IRCICA'nın, adeta İslam dünyasının UNESCO'su olarak kabul edilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, kurumun kırk yıldır sayısız kültür, sanat ve tarih çalışmaları yürüttüğünü veya bu çalışmalara destek olduğunu vurguladı. Bu faaliyetler arasında en dikkat çekenlerden birinin, her üç yılda bir düzenlenen ve geçtiğimiz yıl 13.'sü gerçekleştirilen "Geleneksel Hüsnühat Yarışması" olduğunu belirten Kılıç, şunları kaydetti: "İnşallah 2028'de 14.'sü planlanıyor. 13.'sünü meşhur Hattat Abdülaziz Rıfai anısına düzenlemiştik ve bu konuda özel bir kitap yayınladık. IRCICA, dünyanın dört bir yanında hat sanatına gönül vermiş kişiler için bir buluşma noktası haline geldi. Şimdi Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Fas gibi ülkeler de bu sanata sahip çıkarak kendi etkinliklerini ve yarışmalarını organize etmeye başladı."
Geleneksel Sanatların Küresel Yayılımı ve Albayrak'ın Katkısı
Yarışmaların yanı sıra, IRCICA'nın çevrimiçi platformlarda hat ve tezhip gibi geleneksel sanat dersleri sunduğunu aktaran Kılıç, Kanada'dan Avustralya'ya kadar geniş bir coğrafyadan bu derslere katılım olduğunun altını çizdi. Hüsnühat sanatında hem tarihsel süreçte hem de günümüzde Türk hattatların çok seçkin bir konuma sahip olduğunu dile getiren Kılıç, "Bu bağlamda Albayrak Holding'i de anmadan geçemeyiz. Kuruluş, son dönemde hat sanatımızın canlandırılması için hem sergiler açıyor hem de bu eserleri takvim yapraklarına basarak, bu sanatın evlerde sergilenmesine ve takdir edilmesine olanak sağlıyor" şeklinde konuştu.
Kitap Çalışmaları ve Arşivleme Faaliyetleri
IRCICA'nın yayıncılık alanındaki çabalarına da değinen Kılıç, geleneksel sanatlarla ilgili pek çok kitabın yanı sıra, ünlü hattatların meşk kitaplarını da yayınladıklarını belirtti. "Şu ana kadar 9 adet meşk kitabı bastık. Ayrıca, Ali Alparslan Hoca başta olmak üzere, artık aramızda olmayan geleneksel sanatların son dönem önemli temsilcilerinin verdiği konferansları restore edip, podcast formatında web sitemizde yayınladık. Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Sanatlar Fakültesi'nde ders veren hocaların levhaları, üniversitenin arşivinde bulunuyordu. Prof. Dr. Uğur Derman Hocamızın çabalarıyla, Güzel Sanatlar Fakültesi arşivindeki hat levhalarını kitaplaştırdık" diye ekledi.
Hat Sanatında Süreklilik ve Manevi Derinlik
Batı'nın resim sanatında zirveye ulaştığı gibi, Türk kültürünün de hat sanatında en üst seviyede olduğunu vurgulayan Mahmut Erol Kılıç, "Bizde bulunan bazı kompozisyonlar, başka kültürlerde mevcut değildir. Cami duvarlarına, kubbelere, taşa, mermere ve çeşmelere işlenen hat sanatı, aynı zamanda mimariye yansıyarak anıtsal eserlerde hayat bulmaktadır. Ülkemizde bazı ilim geleneklerinin zinciri kopmuştur, ancak Allah'a şükür hat sanatında bu silsile devam etmektedir. Usta, kalfa, çırak ilişkisiyle yetişen ve dünyaca ünlü hattatlarımız bulunuyor. Geleneksel sanatlar sadece görsel bir malzeme değildir; sanatçı, eserini oluştururken ruhunu olgunlaştırır ve insan-ı kâmil olma yolunda ilerler. Bu nedenle, Şeyh Hamdullah gibi meşhur hattatların çoğu aynı zamanda manevi önderlerdir" ifadelerini kullandı.
İslam Ülkelerindeki Mimari Eserlerin Kayıt Altına Alınması
Son olarak, IRCICA olarak İslam ülkelerindeki, özellikle tahrip olmuş mimari eserleri kayıt altına aldıklarını belirten Kılıç, "Mimari bölümümüz, bu eserlerin tamamını belgeleyen çalışmalar yaparak kapsamlı bir veri bankası oluşturdu. Endonezya'dan Moritanya'ya kadar İslam ülkelerinde hangi eserlerin bulunduğunu koruma altına alan projemiz halen devam etmektedir" diyerek, kurumun kültürel mirası koruma konusundaki kararlılığını vurguladı.



